Mutabakat öyle değil böyle olur

Halkın % 81.5'i GDO'lardan endişeli. % 80'i ithalat yapan firmalara güvenmeyeceğini söylüyor. % 72.8'i yeterli denetim yapılmadığını düşünüyor.

Türkiye’de önemli sorunlar var. Çoğu kangren olmuş. Birlikte çözemediğimizden zorlaşmış. Anayasa gibi. Herkesin üzerinde anlaşabileceği asgari müşterekler sınırlı. Kürt sorunu gibi. İki parti bir araya geliyor, “Nasıl çözelim? Oturalım konuşalım” diyor, olmuyor, tavsıyor.
Bu ayrışma ve kutuplaşma günlerinde bir iyi haber gündeme bomba gibi düştü. Türkiyelilerin ezici bir çoğunlukla üzerinde anlaştıkları bir konu var: Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar.

Greenpeace bağımsız ve bu konuda çıkarı olmayan bir araştırma şirketi olan Gezici Araştırma’ya bir anket yaptırıyor. Anket şimdiye kadar Türkiye’de yapılmış en kapsamlı GDO çalışması.

Şirkete göre araştırma “Türkiye genelinde, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, 42 il ve 194 ilçede, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 2430’u kadın olmak üzere toplam 4860 kişiyle yüz yüze görüşme metoduyla yapılıyor.”

Mesele ne?
Sorunların çözümü, sorunun ne olduğu konusunda mutabakat olmadığında iyice gecikir. Bu konuda mutabakat var. Araştırmaya göre halkın % 82.3’ü GDO’ların ne olduğunu doğru biliyor. % 10.6’sı ise “Duymuştum ama çıkaramadım” diyor.

Halkın % 83.3’ü ise “GDO’lu ürün almam!” diyor. Özellikle büyük şirketler için büyük bir haber. Mesela bir ürününüz var ve içinde bir miktar da olsa GDO’lu gıda kullanıyorsunuz. Ezici bir çoğunluk bu üründen kaçıyor. Daha da önemlisi, bir kere GDO’lu gıdayı bir ürününüze bulaştırırsanız halkın % 60’ı başka ürünlerinizde GDO yoksa bile “O markanın ürününü almam” diyor.

Bunu fark eden gıda şirketleri ürünlerinde kesinlikle GDO bulunmadığını söyleyen ve bunun altını çizen kampanyalar yapmaya başladı. Yani gıda endüstrisi de meselenin ne kadar önemli olduğunu biliyor. Düşünün, bir gofret gördünüz, içinde GDO var. Çocuğa GDO’lu mu alırsınız, GDO’suz mu? GDO’lu gofreti üreten firmanın çikolatasını alır mısınız? Siz de firmalar da yanıtı artık biliyor.

Ama yine de büyük şirketler adlarını gizleyerek Türkiye Gıda ve İçecek Sanayisi Federasyonu üzerinden Biyogüvenlik Kurulu’na başvuruda bulunuyor. 29 adet GDO’lu gıdayı sofralarımıza taşımak için lobi yapıyor. Haftaya Biyogüvenlik Kurulu bu konuyu gündemine alacak. Greenpeace ve şirketler kendi araştırmalarında halkın GDO istemediğini biliyor. Ama şirketler yine de “Ya tutarsa” diye bir adım atıyorlar. Ama tutmayacak. Anket bunu gösteriyor.

Sonuç ne?
Halkın % 81.5’i GDO’lardan endişeleniyor. % 80’i GDO ithalatı yapan firmalara güvenmeyeceğini söylüyor. % 72.8’i Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yeterli GDO denetimi yapmadığını düşünüyor. % 85’i Sn. Mehdi Eker gibi düşünüyor ve GDO’lu yemle beslenen hayvanların ürünlerinden elde edilen gıdaların “GDO’lu gıdayla beslenmiştir” şeklinde etiketlenmesini istiyor. Tüketici için bu ne demek? Ben bu gıdayı almam demek. % 60 bakanlığın GDO etiketlemesine geçmesinin bakanlığın güvenirliğini arttıracağını düşünüyor.

Bir siyasetçi için daha yararlı bir bilgi olur mu? AK Parti kuruluşundan beri modern ve etkin bir siyasi parti olarak çalışıyor. Bir adım atmadan mutlaka anket yaptırıyor. Eğilimleri tartıyor. Ondan sonra adım atıyor. GDO konusunda ellerinde büyük bir fırsat var. Halkın büyük bir çoğunluğunu karşılarına alıp GDO konusunda yanlış adım atmamaları gerekiyor.