PKK Paris baskınında oklar Suriye'yi gösteriyor

PKK içinde birçok Muhaberat ajanı olduğundan, Suriye'nin PKK üzerinden PKK'ya bir operasyon yapması zor değil.

Önceki yazıda PKK’ya Paris’te düzenlenen saldırının arkasında PKK’nın ya da derin devletin parmağının olamayacağını yazmıştım. İki gelişme taşları yerine oturtmaya başladı. 1. Fransız polisi olayın kişisel bir hesaplaşma olmadığını kanıtladı. 2. Ezgi Başaran Radikal’de ‘Balıkçı’yla yaptığı söyleşide saldırının arkasında üç devletten biri olabileceğini gösterdi: İran, Irak, Suriye.

İran, nükleer gücünü geliştirmek için kendi dışında bir savunma hattı kuruyor. Uluslararası toplumla doğrudan karşı karşıya gelmemek için çevresinde bir sorun evreni yaratıyor. Lübnan, Suriye ve Irak’ta ne olursa olsun İran’la ilişkisi olduğunu kabul edebilirsiniz.

Ancak Kürtler söz konusu olduğunda İran klasik emperyal tavrına geri dönüyor. PJAK ve PKK güçleri doğru orantılı olduğundan barışçıl çözüm İran’ın da işine gelir. Bu nedenle Paris saldırısında dahli olması küçük olasılık.

Irak olasılığı da yüksek değil. Bir önemli nedenden dolayı. Daha kendi ülkesinde normal devlet fonksiyonlarını yerine getirmekte zorlanan Irak’ın böyle çetrefilli bir sınır ötesi terör operasyonuna bulaşması imkân dahilinde değil.

Ya Suriye?

Esad PYD’ye özerk bir alan bıraktı. PKK ile benzer tabana sahip PYD’nin silahlı kolu şu anda düzenli bir ordu da kurmuş durumda. Kürtlerin özerkliğine geçici de olsa destek veren Suriye’nin PKK’ya bir saldırı tertiplemiş olması ne kadar mümkün diye sorulabilir.

Bence mümkün. “Tavşana kaç tazıya tut” kirli devletlerin sık kullandıkları bir yöntemdir. Suriye’nin tercihi PKK’nın Türkiye’den toprak koparması değil, bu talepleri canlı tutup savaşı sürdürmesidir. Esad, Türkiye’yi hırpalayacak bir PKK’yı barış yapacak bir PKK’ya tercih eder.

Ancak böyle bir rasyonel nedeninin olması başka, bu eylemi Suriye’nin yapıp yapamayacağı başka bir şeydir. Peki Suriye yapabilir mi? Böyle bir kapasitesi var mı?

Türkiye basınında Suriye olduğundan farklı gösteriliyor. İki yıldır Esad’ın koalisyonundan yapısal olarak ayrılan olmadı.

Hâlâ gayet güçlü. Bizde iki yıldır ha gitti ha gidecek diye anlatılıyor. Üzerine Esad gücünü yitirse Lazkiye tarafına çekilmeye başlar. Buna dair de bir hazırlık yok.

Suudi Arabistan, Katar, ABD, Fransa, İngiltere ve Türkiye’nin desteklediği, silahlandırdığı, finanse ettiği muhalefetle Esad başa çıkabiliyor, finansal olarak zorlanmıyor, üzerine muhalefeti bölmeye başladı, muhalif gruplar yer yer birbirleriyle savaşmaya başladı. Yani Esad’ın devlet kapasitesi böyle bir operasyonu yapabilecek durumda.

Muhaberat deneyimli

Üzerine, Suriyelilerin Avrupa’da en rahat gittikleri yer Fransa. Eski sömürgeci zamanlardan kalma bir sosyal-tarihsel ilişki ağı devam ediyor. Diyasporaları kalabalık. Buna ek olarak daha önce PKK içinde birçok Muhaberat ajanı olduğundan, Suriye’nin PKK üzerinden PKK’ya bir operasyon yapması zor değil. Fiili olarak bir KGB devleti olan Rusya’nın Suriye’nin iplerini tuttuğunu da ekleyelim.

Böyle bir saldırının sonuçları açısından barış sürecini çok zorladığını, cenazeler sırasında bütün İmralı adımlarının ciddi bir imtihandan geçeceğini, bir de üzerine PKK’ya verilen “Savaşı bırakırsanız ve Avrupa’ya taşınırsanız hiçbir zaman güvende olmayacaksınız” mesajı düşünüldüğünde okların Suriye’yi gösterdiğini söylemek mümkün.