Sırrı Süreyya Önder neyi duman eder?

Önder'in aday olması yeni siyaset için bir umut değil, eski siyasetin elini kuvvetlendirecek bir hareket olacaktır.

Cüneyt Özdemir iki gün önce güzel bir yazı yazdı ve “Sırrı Süreyya Önder İstanbul’u duman eder” dedi. Katılıyorum, biraz farkla da olsa...
Sırrı Süreyya milletvekilim. Radikal’de 10 Haziran 2011’de yazdığım yazıda Önder’e oy vereceğimi anlatmıştım. Benim gibi binlerce kişinin vekâletinin altından yüz akıyla kalktı. 7 ay sonra yerel seçim var. Önder, HDK görev verirse İstanbul belediye başkan adayı olmak istiyor.
Bu yerel seçim, Türkiye tarihinin en önemli yerel seçimi olacak. 20 yıldır İstanbul’u yöneten, rant siyaseti ayyuka çıkmış, İstanbul’un göbeğindeki tek parkı AVM yapmaya kalkan hareket güvenoyu isteyecek. Yerel seçim, eski gömleğini giymiş Ak Parti otoriter siyasetinin ve belediyeciliğinin imtihanı olacak. İstanbul’u kazanırlarsa ders almadan aynı siyasetle devam edecekler. Önder ve arkadaşları açlık grevindeyken “Bunlar yalancı, aslında kebap götürüyorlar” siyasetini sürdürecekler.

İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun dediği gibi AK Parti artık liberalleri de içine alan geniş kesimlerin değil, biz ve onlar diye ayrılanların siyasetini örgütlüyor. Gezi eylemleri sırasında bunu kanıtladı.

Bir ihtimal
Sarıgül, CHP’nin olası adayları arasında seçimi kazanabilecek tek kişi. Adaylığını engelleyebilecek tek güç, dün Haluk Koç’un Sarıgül hakkındaki yorumunda gördüğümüz gibi, CHP ulusalcıları. Sarıgül’ün pragmatik sosyal demokratlığı, Andy-Ar tarafından da gösterildiği üzere Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı olarak anılması, Kürtler dahil her kesimin sevgisini kazanması AK Parti’yi tedirgin ediyor.
Bu nedenle karşısına onun kadar güçlü bir aday çıkarmak istiyorlar. Ama bulunamıyor. AK Parti için Gezi sürecinde çok yıpranmış ve AVM’yi savunmuş Kadir Topbaş’tan başka alternatif yok.

Önder’in aday olma olasılığı bu nedenle en çok AK Partilileri (ve CHP’nin ulusalcılarını) sevindiriyor. Umutları Önder’in Sarıgül oylarını düşürmesi. Önder’in pozitif kampanya yerine anti-CHP kampanyası yapacağını tahmin ediyorlar. 
Önder’in adaylığı konusunda genel algı Gezi’yi AK Parti belediyesinin AVM projesinden kurtarmak için mücadele eden bir siyasetçinin, İstanbul’u AK Parti’nin kazanması için uğraşacağı yönünde. Elbette Önder’in böyle bir amacı olmayacak. Ancak siyaset, amaçlanmış ve amaçlanmamış sonuçların toplamıdır. Kazanamayacağı için aldığı her oy, AK Parti adayının işine yarayacak.

Diğer sonuçlar
Aynı zamanda bu çaba, BDP’nin AK Parti’ye büyük bir jesti olarak görünecek. Seçim sonucunu bugünden kestirmek kolay değil, ancak Konsensus’un temmuz sonu araştırmasına göre Sarıgül, Topbaş’ın %1.3 önünde. Hata payını ekleyin, oylar eşit diyebiliriz.  Böyle kafa kafaya geçecek bir seçimde Sırrı Süreyya Önder’in olası adaylığı, AK Parti’nin işine yarıyor algısı yaratacak. Bunu görenler Önder’e oy vermeyecek, çantada keklik diye düşünülen Kürt oyları ve diğer sol -demokrat oylar BDP aleyhine bölünecek, bu da İstanbul’daki güçlerini kıracak.

Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’u kaybetmesi ulusalcıların CHP Genel Başkanı’nı devirmesi için start vermeleri demek. Kürt sorununun çözümü demokratikleşme olmadan mümkün olmadığı için CHP’yi ulusalcılığa itecek bir siyasi strateji önce demokratik barışa inananların duruşunu zayıflatacak. Bu nedenle Sırrı Süreyya Önder’in aday olması yeni siyaset için bir umut değil, eski siyasetin elini kuvvetlendirecek bir hareket olacaktır. Yazının başlığındaki soruyu bu perspektifle değerlendirmek gerekir.

NOT: İki hafta tatilde olacağım. 19 Ağustos’tan itibaren görüşmek üzere.