'Türkiye'nin sıcak yüzünü göstermeye geldik'

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Irak'taki ilk temasında başka bir Türk dış politikasının mümkün olduğuna dair vurgu yaptı.
'Türkiye'nin sıcak yüzünü göstermeye geldik'

CHP’nin Irak gezisi için dün sabah 11.00’de Esenboğa Havalimanı VIP salonunda buluştuk. Görevliler sakin ve profesyoneldi. 46 kişilik kafile için özel olarak hazırlanmış bilgi notları, önceden yapılan pasaport işlemleri, bavulların check-in’i vs. “Kesin bir sorun çıkar şimdi” beklentimizi boşa çıkardı.

Irak ziyareti için özel olarak hazırlanan dosya Faruk Loğoğlu ve Osman Korutürk gibi diplomatların ustalığını gösteriyordu. Sakin ve dikkatli bir dille yazılmış Irak siyasi tarihi, Irak içindeki grupların özellikleri ve Ak Parti dış politikasını eleştirmeden CHP’nin duruşunu anlatan dili herkesi etkiledi. Basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun mesajı netti. Türkiye’nin AK Parti’den ibaret olmadığını ve farklı bir dış politika vizyonuna sahip olduklarını anlattı. Irak ziyaretinin amacı, giderek yalnızlaşan Türkiye’nin Ortadoğu siyasetinde elini güçlendirmekti.
Yaklaşık iki saat sonra 45 derecelik Bağdat’a indik. Türkmen asıllı Devlet Bakanı Turhan Müftü’nün sıcak karşılaması ve VIP salonundaki fosforlu Irak Cumhuriyeti logosu ana damgasını vurdu. Basın toplantısında Kılıçdaroğlu başka bir Türk dış politikası siyasetinin mümkün olduğuna dair örtük bir vurgu yaptı ve bu nedenle “Türkiye’nin sıcak yüzünü Irak’a göstermeye geldik” dedi. Herkes sıcaktan bahsediyordu.
Alandan çıkmak yaklaşık 1 saat aldı. Eski ismi Saddam olan Bağdat Havalimanı’na özel araçlar giremiyor. Dışarıda beklemek zorundalar. Bizim korumalarla yaklaşık 17 araçlık konvoyumuza özel statü verilmiş. Halk dışarıda, taksiyle gelseler bile, yalnızca alana tahsis edilmiş taksilerle içeri girebiliyorlar.

Irak düşük yoğunluklu bir iç savaşta. 1 Nisan’dan itibaren günde ortalama 22 kişi öldürülüyor. Ortadoğu siyasetine ve özellikle Irak’a gayet hâkim Büyükelçi Yunus Demirer’e göre normalleşmiş şiddet sarmalı mahalleleri de ayırmış durumda. Eskisi gibi Şiiler ve Sünnilerin beraber yaşadığı yerler ortadan kalkmış. Genelde El Kaide’nin Şiileri hedef alan bombalamalarıyla kent sarsılıyor. Daha geçen gün 10 dakika içinde 15 bomba patlamış. Şii milisler de El Kaide kadar olmasa da uzun namlulu ve susturuculu tüfeklerle suikastlar düzenliyor.

ABD işgali sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Yeşil Bölge sakin. Kaldığımız otel El Raşit bombalamalar ve işgal sırasında CNN’de bolca izlediğimiz binada. Hâlâ da önemli bir hedef. Camlar kurşun geçirmez, zaten açılamıyor. Duvarlar kalınlaştırılmış. Lobi kışla girişi gibi.
Yeşil Bölge’nin girişlerini tanklar tutmuş durumda. Çevrede çok araba ya da insan görünmüyor. Bu izole bölge dünyaya göbekten bağlı ama Irak’tan tamamen kopuk. Alanda konuştuğum bir güvenlik görevlisine bunu söyledim. Önce Arapça aksanımdan dolayı beni Mısırlı sanıp şaşırdı. Ben konuştukça gülüyordu. Sonra o da şakasını patlattı. Sizin Davutoğlu da bizim Yeşil Bölge gibi dedi. O da dünyadan kopuk.
“Neden öyle diyorsun?” diye sordum. Hiç cevap vermedi. Güldü ve uzaklaştı. Türk yeşil ve diplomatik kırmızı pasaportlarının dahi artık vizeye tabi olduğu bir Irak’ta Türkiye’nin yalnızlaştığını hemen hissediyorsunuz. CHP’nin bu gezisi biraz da bunu hafifletmek ve çare aramak için.