750 bin liralık hamburgeri kim yedi?

Yemek konusundaki en anlaşılmaz örneğin Bodrum'daki 50 liralık lahmacun olduğunu sanıyorsanız biraz daha araştırma yapmanızda fayda var.
750 bin liralık hamburgeri kim yedi?

Teknolojinin; özellikle de internetin sunduğu araç ve hizmetlere bakıp büyülenenler sayısız sunumda bahsi geçen Charles Duell’i unutmamalı. ABD Patent Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı 1899 yılında “Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey edildi” cümlesiyle tarihe geçer. Mucitlerin patent almak için önüne yığdığı dosyalarla akıl tutulması yaşayan Duell’in bu günleri tahmin etmesini beklemek haksızlık olurdu elbette.

Bugün benzer sebeplerle inanması zor gelse de insan ve makinelerin birbirine bağlanması sürecinde daha yolun başında bile değiliz. Çok kısa sürede çok büyük değişimlere şahit olacağımız kesin. Emarelerini şimdiden görmek mümkün.
Kökleri 1900’lü yıllarda otomotiv endüstrisine dayanan açık kaynak ruhunu düşünelim mesela. Şu an hayal edilmedik yaygınlığa ulaşan bu akımı hızlandıran ana etken internet. İnternetin bizzat kendisinin 1960’larda bir açık kaynak projesi olarak başladığını hatırlayınca garip de gelmiyor üstelik.

Cola’nın formülü
2001 yılından beri geliştirilen açık kaynaklı kola projesi bu akımın sınırlarına yönelik iyi bir başlangıç olabilir (bit.ly/18O2BnL). Dünya devlerine karşı formülü herkese açık, hiçbir patenti olmayan bir seçenekten söz ediyoruz. Şu an 1.1.3 sürümündeki ‘açık kola’ (OpenCola) formülüyle siz de pekâlâ kendi markanızı hayata geçirebilirsiniz.

Benzer bir girişim yine 2001’de hayata geçen ‘açık kaynaklı bira’ (freebeer.org). Logosundan şişesine kadar tasarlanmış Danimarka kökenli bu oluşum sayesinde Tayvan’dan Yeni Zelanda’ya birçok girişimci kendi birasını üretti.

Kitlenin gücü
Tamamen internet sayesinde ortaya çıkan başka bir akım daha var: Kitle-kaynak. Ya da daha bilindik adıyla crowdsourcing (bit.ly/161lD4x). Bu akımı girişimcilerin gönüllü destekçilerden topladığı sermayeyle hayallerini gerçeğe dönüştürmesi şeklinde özetleyebiliriz. Yüzlerce başarılı örneğine kickstarter.com adresinden bakabilir; hatta ümit verenlere destek olabilirsiniz.
Kitle-kaynak projelerinin en güncel (ve uçuk) örneği ise uçak!

Maker Plane adlı girişim yavaş ama istikrarla yaygınlaşan 3 boyutlu yazıcılarla herkesin kendi uçağını imal etmesini hedefliyor ( makerplane.org ). Planları tamamlanan ilk uçağın üretimi için 75 bin dolara ihtiyaç var. Ben bu yazıyı yazarken henüz 2 bin 148 dolar toplanabilmişti ( bit.ly/161mhif ). Bilimkurgunun müzmin klişesi uçan arabalarımız gerçeğe dönüşemedi. Ama belki hepimizin bir uçağı olur. 

Bilişim kategorisinde en heyecanlandığım kitle-kaynak girişimi Parallela (parallella.org). Sadece 5 watt enerji tüketerek 45 GHz hızında, 66 çekirdekli işlemciye sahip süperbilgisayarı 99 dolara satmak gibi inanması zor bir hayalden söz ediyoruz (bu yazıyı 2 çekirdek ve 3,2 GHz işlemcili bir bilgisayardan yazıyorum)

Proje sahibi Adapteva 15 yıldır işlemci üreten bir şirket. 2018 hedefi Parallela’da 1024 çekirdeğe ulaşmak. Başlangıç için ihtiyaç duydukları 750 bin doların çok daha fazlasını toplamayı başardılar (kck.st/161pTks). Hatta üretilen ilk seri sahiplerine yollandı. Halktan aldığı destekle hayalini gerçekleştiren Adapteva, şu günlerde Parallela’ya dair her şeyi açık kaynaklı olarak herkese açmaya hazırlanıyor.

En pahalı et
Heyecanlandığım bunca şey arasına güncel bir gelişmeyi sıkıştırmasam olmaz. Maastricht Üniversitesi’nde (Hollanda) bir grup bilimci, kesilmiş inek etinden aldıkları kök hücreden yapay et üretti. Ve bu sentetik etten yapılan hamburger pazartesi günü Londra’da adı açıklanmayan bir restoranda, yine adı açıklanmayan bir ‘talihli’ tarafından yendi. Hamburgerin içindeki köfte kadar eti üretmenin maliyeti (şimdilik) 750 bin lira. Ama tadımı yapan lezzetinin gayet yerinde olduğunu söyledi. Yeni hedef yağ dokusu ve damar ‘imal etmek’. Gidilen noktayı sanıyorum tahmin ediyorsunuz.

Yerimin darlığından paylaşamadığım böyle nice örneği takip ederken ‘hamile kadınlara sokak hakkı’ gibisinden tartışmalara denk gelince insanın içi bir başka acıyor. Bunlara bakınca yanlış konu ve insanlara enerji harcadığımız yeterince açık değil mi yoksa?

300GB kapasiteli diskler geliyor

 Japonya’nın iki teknoloji devi, Sony ve Panasonic 300GB kapasiteye sahip yeni bir disk formatı geliştirdiklerini duyurdu. İki yıl içinde piyasaya sürülmesi beklenen yeni standardın daha çok 4K gibi yüksek çözünürlüklü video içeriğinin kaydı için kullanılacağı öngörülüyor. Optik disklerin şu anki üst sınırını 50GB ile Blu-ray diskler oluşturuyor. Tek sorun giderek artan sayıda kullanıcının dizi ve filmleri online izlemeyi tercih etmesi ve yedekleme için yine internet tabanlı bulut hizmetlerini kullanması.