Çankaya Köşkü'ne blog'cu çıkar mı?

Senenin son yazısı... Demek oluyor ki geleneksel Sanal Alem karnesi açıklanacak. Her sene sonunda olduğu gibi size neler sunabildiğimi inceleyebilmek için...

Senenin son yazısı... Demek oluyor ki geleneksel Sanal Alem karnesi açıklanacak. Her sene sonunda olduğu gibi size neler sunabildiğimi inceleyebilmek için yıl içinde yayımlanan sayfaları baştan sona okudum. Bu sene de iddia ediyorum ki Sanal Alem okurları bilişim dünyasındaki hiçbir trendi, hizmeti, yeniliği, yeni bir sayfa açan donanım, yazılım ve oyundan habersiz kalmadı. Sene boyunca sadece 52 defa buluşma şansımız varken hem de. Arşivler internette duruyor. Buyrun inceleyin.
Gelelim sonuçlara. Bu sefer önceki senenin rakamlarını da karşılaştırma için veriyorum:


Büyütmek için tıklayınız

Görünen o ki bu sene haberlere, sitelere (dolayısıyla hizmetlere) ve oyunlara ağırlık verilmiş. Kitap konusu ise toptan es geçilmiş. Oysa elimden nice güzel kitaplar geçti. Bunların kökeninde koca bir haftanın bilişim gündemini bir gazete sayfasına sığdırma endişesi yatıyor. Bir şeylerden feragat etmek gerekiyor. Artık taksiratı affola...
2004 sonundaki yazımda bir kişisel site yapma hedefi koymuşum. Terzi söküğünü sahiden dikemiyor. Halbuki kendime ait her şeyi içine tıkıştırdığım bir kişisel siteyi gerçekten istiyordum. Hoş; bir akşam oturup mserdark.com adresinde giriştim ama, olmadı işte. Ama en azından podcastrehberi.com sitesini hizmete soktum. Sıfırdan bir site kurmanın ıstıraplı keyfini çoktandır unutmuşum. Fazlasıyla hatırladım.
Radikal'in sitesindeki mücadeleyi işten bile saymıyorum artık. Gazetemizin bu seneki teknik altyapısını 'Doğan görünümlü Anadol' şeklinde özetleyebilirim. Öyle olsun istediğimizden, sizin sabrınızı sınadığımızdan değil; anlayın artık... Buna rağmen bizden kopmayan bütün ziyaretçilerimize tek tek teşekkür ederiz (ziyaretçi sayımız bu sene yüzde 20 arttı desem). Neyse ki iki hafta içinde o günleri hepten unutacağız. Üstelik 2006 yılında Radikal, web tabanlı yepyeni bir kültür hizmetiyle karşınızda olacak.
Bir aksilik olmazsa vuslat şubat ayında.
Çok uzun zamandır bir parazit gibi içimi kemirip duran kitap yazma konusu bu sene de yalan oldu. Kaç yayınevinden teklif geldi; hatta birisi için evde oturup taslağı bile çıkardım ama hayatını yazarak geçiren biri için kitap yazmak çatlayacak kadar doymuşken önüne konan yemek
gibi. Olmuyor, insanın eli gitmiyor.
Diyeceksiniz ki 'yani iş bitince bilgisayarın başından kalkıp kendini sokaklara mı vuruyorsun?'. Maalesef, hayır. Yeni bir iş çıkarıncaya kadar yine internette dolanıp duruyorum. Üstelik pek de uğraşmama gerek kalmıyor, hemen buluveriyorum!
2005'e girerkenki kehanetlerime bakıyorum. Cep telefonları birçok cihazı gereksiz kılacak demişim, öyle de oldu. Bugün özel durumlar dışında fotoğraflarımın tamamını cep telefonumla çekiyorum. Radyo ve podcast yayınlarını da onla dinliyorum.
E-postalarımı onla okuyup, randevularımı onda saklıyorum. iPod bir cep telefonu içine girecek demişim, Motorola ve Apple bir iş ortaklığıyla Rockr modelini duyurdu. Apple tarihinin en kötü ortak meyvesi olsa bile!
Microsoft köşeye sıkışacak demişim. Google rekabetinin yarattığı hasarı görüyorsunuz. Yenilikçi hizmetler bayrağını Apple aldı koşuyor, web'de
Google 10 kaplan gücünde, açık sistem kararlı adımlarla ilerliyor. Açık standart baskısı, Microsoft'un Office belge yapısını bile açmasını gerektirdi. Sene sonuna doğru firma içinde ücretsiz yazılım modelleri bile tartışılmaya başlandı.
Bill Gates'in senelerce dalga geçtiği 'ağ üstünde çalışan sistemler' modeli genişbant internet ile hayal olmaktan çıktı, çalışan örneklere kavuştu. Microsoft da çark ederek live.com sitesinde ağ merkezli uygulamalara başladı. Sadece Firefox'un bir sene içindeki ilerleyişini düşünün. At gözlüklerini, takım formalarını ve önyargıları sıyırıp atınca Microsoft'un elinde hâkimi olduğu masaüstü bilgisayar pazarı dışında rekabetçi bir avantaj kalmadı gibi görünüyor.
2005 kehanetlerimden bir diğeri blog'ların iyice güçleneceği olmuş.
Sanırım detaylandırmaya gerek yok.
Bu yıl blog yazarları ABD'de Beyaz Saray brifinglerine bile davet edilir oldu.
Elektronik kâğıtların gelişeceğinden bahsetmişim. Sene boyunca gelişimi birlikte gördük. 2006 yılında ticari örneklerini de görmeye başlayacağımızdan eminim.
Bu yıl yazılarıma yansıyan en büyük fiyaskoysa bukezkararliyim.com oldu. Koskoca Rafineri'nin küçücük azmi... Haftaya 2006 tahminlerle buradayım.