Daha akıllı bir alışveriş mümkün mü?

Alışverişe dair en anlamlı tavsiye 'Boşver, hiç ihtiyacın yok' olmalı. Ama bu kimsenin duymak istediği türden bir akıl değil.
Daha akıllı bir alışveriş mümkün mü?

Köpeğinizin kendi ihtiyaçlarını kendi sipariş ettiği bir alışveriş dünyası fazlaca akıllı olabilir. Biz şimdilik kendi dertlerimize odaklanalım.

Modern dünyanın şehirli sakinleri her gün ortalama 300 karar veriyor. Sabah kaçta kalkacağından ne giyeceğine, hangi yoldan işe gideceğinden ne yiyeceğine kadar uzun bir liste bu. Karar vermekte en zorlandığımız (ve binlerce şirketin kendi markasında karar kılmamız için çabaladığı) an ise alışveriş.
Türkiye’de 200’den fazla gofret, 300’den fazla sabun seçeneğimiz var. Liste hemen her ürün grubunda böylesi şaşırtıcı sayıda seçeneğe sahip. Ancak eminim bu gruplarda sayabileceğiniz marka/seçenek sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Yeni nesil pazarlamanın Nirvana’sı akla gelen ilk marka /model olmak. Fakat bu eskisi kadar kolay değil çünkü artık tüketicinin de elinde güçlü ve etkin silahlar var. İnternet başta teknoloji, kültür / sanat ürünleri ve otomotiv olmak üzere birçok ürün grubunda tüketicinin karar vermesinde en büyük faktör. Özellikle bu üç grupta tüketici yaptığı internet araştırmalarıyla neredeyse kesin kararını vermiş olarak satıcının karşısına geliyor. Hızla popülerleşmeye başlayan yazılım ve hizmetler ise satın alma sırasında kafası netleşmemiş tüketicilerin imdadına yetişiyor. Bunlara en iyi örneklerden biri IBM Araştırma-Geliştirme Departmanı’ndan çıktı. (bit.ly/NfVu8F

Ey kamera söyle bana...
Alışveriş Asistanı olarak adlandırılan bu uygulama akıllı cep telefonları üstünde çalışıyor. Sistemin mantığı ise gayet basit. Örneğin market alışverişinizde (ya da öncesinde) bu uygulamaya yağlı saçlara özel, kepeğe karşı etkili ve hesaplı bir şampuan aradığınızı belirtiyorsunuz. Ardından cep telefonunuzun kamerasını şampuanların bulunduğu raflara tutuyorsunuz. Alışveriş Asistanı raflardaki ürünlerin paket ve logolarından ne olduklarını algılıyor ve sizin kriterlerinizle uyumlu bir seçenek buluncaya kadar bekliyor. İstediğiniz şampuana rastlayınca ekranda sizi uyarıyor ve ürüne yönlendiriyor.
Sistemin çalışması için ülkede (ya da bölgede) satılan bütün ürün gruplarının ana veritabanında işlenmiş olması gerekiyor. Uygulama aynı zamanda markalara da özelleştirilebiliyor. Böylece Migros, Zara ya da D&R gibi farklı alanlardaki zincirler kendi mağazalarına özel uygulamalar oluşturabiliyor. IBM bu uygulamayı geliştirebilmek için resim tanıma ve analiz etme konusunda uzman bir ekip oluşturmuş. Sisli havalarda araç plakası okumaktan tıbbi tarama sonuçlarında tümör tespit eden uygulama geliştiricilere kadar bir grup uzmanın yer aldığı projede yüz tanıma, renk ve şekil eşleştirme gibi birçok farklı teknik kullanılmış.


Google’ın gözünden dünya
Google’ın kurucu ortağı ve CEO’su Sergey Brin’in her fırsatta gözümüze soktuğu çirkin Google gözlüklerinin maharetini bir video ile öğrenmiştik (bit.ly/LDgRhi). Henüz sadece birkaç kişinin oyuncağı olsa da benzer bir tecrübeye aslında çok da uzak sayılmayız. Google Goggles adlı ücretsiz mobil uygulama sayesinde cep telefonunuzun kamerasını kullanarak etrafınızda gördüğünüz şeylerin detaylı bilgilerine internetten ulaşabilmeniz mümkün. Fotoğrafını çektiğiniz bir ürünün e-ticaret sitelerindeki fiyatı, kaydettiğiniz bir metnin çevirisi ya da webdeki adresi ya da barkodunu taradığınız bir ürünün ayrıntılı bilgilerini tek tıklamayla öğrenebilmek bir süre sonra alışkanlık yaratıyor. Android ve iPhone için geliştirilen Goggles’ı mutlaka denemenizi öneririm (bit.ly/P2MM2G).

Mobil reklamda lider Twitter
Facebook halka arz edilirken en çok eleştirildiği nokta dünya mobil internet trafiğinin neredeyse yarısını oluşturmasına rağmen mobil reklam gelirinde sıfır çekmesiydi. Resmi açıklamasına bakılırsa mikro blog alanındaki rakibi Twitter ise tam tersine gelirinin büyük kısmını mobil reklamlardan elde ediyor. Her ay ortalama 84 milyon kullanıcının mobil cihazlardan takip ettiği Twitter’ın reklamları web reklamlarına göre daha yüksek ilgiye sahip. Şirketin bu yılki reklam gelir hedefi 260 milyon dolar. Geçen yıl web sitesinden 3 milyar 150 milyon dolar reklam geliri elde eden Facebook’un da mobil reklam hazırlığında olduğu biliniyor.

iPhone 5 yaşında!
1985’te kurucusu Steve Jobs’u Yönetim Kurulu kararıyla kapı önüne koyan Apple, yok olmaya doğru ilerleyen krizi toparlayamayınca 1996’da Jobs’u geri çağırmıştı. Firmanın ekonomik açmazı 1997’de öyle bir boyuta gelmişti ki Jobs can düşmanı Bill Gates’ten 150 milyon dolar yatırım almıştı. 15 yıl sonra bugün Microsoft 256, Apple ise 554 milyar dolar değerinde. iPod’dan sonra bu başarının ardındaki en büyük etken iPhone ise bu hafta beş yaşına girdi. Dokunmatik telefon standartlarını değiştiren ve uygulama dünyasının bugünkü şeklini veren cihazın satışları Apple’a yılda 30 milyar net kâr getiriyor. Uygulamalardan elde edilen kâr ise 20 milyar dolar. Resmi bir açıklama yapılmasa da yeni bir gelir kapısı yaratacak beşinci nesil iPhone’un yıl sonuna doğru tanıtılması bekleniyor.

Sony bulutlarda oynatacak
Sony’nin yolunda giden faaliyet alanlarından biri oyun sektörü. Playstation ile güçlü bir pozisyon yakaladığı bu alandaki hâkimiyetini güçlendirmek adına son hamleleri internet merkezli oyunlara yönelmek oldu. Yapılan açıklamaya göre bulut oyun pazarının lideri Gaikai 380 milyon dolara Sony tarafından satın alındı. Bulut oyunların avantajı gelişmiş oyunları düşük yetenekli cihazlarda da oynatabilmesi.