Emekli kuyruğu uzadıkça uzuyor

Jobs olmadan Apple, Schmidt olmadan Google'ın hali nice olur?

Bilişim dünyasında gözümüze çalınan, aklımıza yerleşen örnekler hep parlak başarılar. Oysa değirmen taşı gibi girişim öğüten bu sektörde başarı kanlı rekabet, sıfır tolerans gibi vahşi kurallara ve karizmatik liderlere bağlı. ‘Onsuz bu şirket olmaz’ dedirten liderlere...
En merak ettiğim emeklilik Bill Gates’inkiydi. Microsoft’u 1975’te kuran Gates, 2000 yılında yerini Steve Ballmer’a bırakarak kenara çekildi. Baş Yazılım Mühendisi olarak sürdürdüğü Microsoft mesaisini 2008’de tamamen noktaladı.
Yıllarca beklediğim bu süreç, en beklemediğim şekilde yaşandı. Gates’in son ‘hediyesi’ Windows Vista o kadar kötü ve sorunlu bir sistemdi ki, Ballmer’ın gaza basarak apar topar çıkarttığı Windows 7 otomatik bir başarı hikayesi yazdı ve rekor satışlara imza attı. Kimse Gates’i özleyemedi bile.
* * *
Gates ile aynı dönemde yaşanan bir diğer öyküyse 1976’da kendi bilgisayar markasını üretmek üzere kolları sıvayarak Apple’ı yaratan Steve Jobs’unkiydi.
İlginç karakteriyle tanınan Jobs, kendi şirketinden 9 yıl sonra Yönetim Kurulu kararıyla uzaklaştırıldı. Ama bu travmatik olayla bunalıma girmek yerine daha da hırslanarak NeXT adlı yeni bir şirket kurdu ve çalışmaya devam etti. Apple bocaladı, NeXT parladı ve 1996’da Apple Yönetim Kurulu NeXT şirketini 429 milyon dolara satın alarak ve Jobs’u tekrar Başkan atadığını açıkladı.
Jobs perdeyi şoke edici bir haberle açtı: ezeli rakip Microsoft ile işbirliği! Bill Gates batmanın eşiğindeki Apple’a 150 milyon dolar yatırmış ve hem şirketi hem de Jobs’u kurtarmıştı. Apple hisseleri yüzde 40 yükselmiş, Gates ise rakipsiz kalmayacağı için rahatlamıştı. Zayıf bir rakip hem yasal hem de psikolojik olarak Gates’in işine geliyordu.
Ama Gates’in aksine Jobs’un kariyer çizgisi hiç dalgalanmadı. Apple’ın hisse senetleri gibi hep yukarı eğriye sahip oldu. iMac ile bilgisayarı, iPod ile müzikçalarları, iPhone ile cep telefonlarını, iPad ile tabletleri değiştirdi. Marka değeri olarak Microsoft’u geride bıraktı. Kasasındaki 75 milyar dolarla en zengin şirketlerden biri oldu.
* * *
Fakat Jobs’un vücudu bu heyecana ayak uyduramadı. 2004’te teşhisi konulan pankreas kanseri yüzünden sıkıntılı geçen yılların ardından geçtiğimiz günlerde ‘bir süreliğine’ yönetimi bıraktığını duyurdu. Şimdi herkes Jobs’suz Apple’ın geleceğini sorguluyor. Hisse senetleri düşüyor. O olmadan yeni iPod, iPhone ve iPad’ler çıkabilecek mi kimse emin değil.
Aynı günlerde bir diğer devir-teslim töreniyse Google’da yaşandı. 2004’te halka açılırken 20 yıl sözleşmeyle şirketin başına geçen Eric Schmidt koltuğunu 4 Nisan’da kurucu ortaklardan Larry Page’e bırakacağını açıkladı. Schmidt sanılanın aksine Google ruhuna çok uygun değildi. Ama Page de İcra Kurulu Başkanı olarak ne derecede iyi bir seçim tartışılır.
Üstelik bütün bunlar bizi sandığınızdan çok daha fazla ilgilendiriyor. Sebebine haftaya bakalım.