En azından Engelli İnternet Olimpiyatları bizde!

Tam hukuki garipliklerinin uç noktasına vardığımızı düşünürken yeni bir sürprizle hedef büyütüyoruz.
En azından Engelli İnternet Olimpiyatları bizde!

Türk Dil Kurumu Sözlüğü Fuzuli’nin karşılığını ‘yersiz, gereksiz’ şeklinde veriyor. Aynen günlük dilde kullandığımız gibi. Oysa aklımıza esas gelmesi gereken 7 Ulu Ozanlardan Fuzuli olmalıydı. Hani şu ‘selam verdim rüşvet değildir diye almadılar’ dizesinin sahibi.
Yazıldıktan 470 sene sonra dahi anlam ve etkisini koruyan şiirlerinden birinde diyor ki “söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil”. Hatta tam da bu zamanlardaki ruh halimizi anlatıyor sanki.

Memlekette her konu başka bir kılıfla gündemimize geliyor. Kimse derdini açıkça ortaya koymadığından her meseleyi ‘niyet okuma’ yöntemiyle çözmeye çalışıyoruz. Susmanın ve konuşmanın tesirsizliği bu yüzden. Sağırlar diyaloğu diyen de var. Kendi işaret dilleriyle çoğumuzdan daha iyi anlaştıklarını unutuyorlar.

Şahsen susmaya razı olmadığımdan faydasız da olsa internetin başına örülen şu son çorabın desenlerinden bahsetmek istiyorum biraz daha. Önce Türkiye’de dijital dünyaya dair resmi verilerden birkaç maddeyi çalakalem sıralayalım (verilerin hepsi Türkiye’ye aittir):

- 36 milyon internet kullanıcısı var ve ayda ortalama 5 saatini ekran karşısında geçiriyor.

-Cep telefonundan internete bağlananların sayısı 24 milyona yakın (BTK).

- E-ticaret cirosu aylık 2-3 milyar TL aralığında geziniyor (BKM).

- 2013’te internetten sadece kredi kartıyla 29 milyon işlem gerçekleşti (BKM).

- Kullanıcıların yüzde 47’si fiyat avantajı, yüzde 37’si zaman tasarrufu nedeniyle e-ticareti seçiyor (Masterindex ‘13).

- Nüfusa oranla en çok Facebook kullanan ülkeler sıralamasında dünya dördüncüsüyüz (comScore)

- Facebook üyelerinin yüzde 65’i 18-35 yaş aralığında (SocialBakers).

- Sosyal medyayı baş belası olarak gören Başbakan Erdoğan’ın (kendi partisi dahil hiç kimseyi takip etmediği) Twitter’da 4 milyon, Facebook’ta 3 milyon takipçisi var.

- İnternet kullanıcıları her gün 403 milyon sayfa sosyal ağ, 242 milyon sayfa arama sonucu, 130 milyon sayfa haber ve 91 milyon video tüketiyor
(IAB Türkiye).

- Sadece Facebook’ta 4 milyon kişi Candy Crush, 2,5 milyon kişi Okey oynuyor (MetricsMonk).

- 17 milyon kişi sosyal ağlarda, 16 milyon kişi web sitelerinde, 15 milyon kişiyse tablet ve telefonunda düzenli oyun oynuyor (NewZoo).

- 6-15 yaş arası çocukların yüzde 30’u mesajlaşma amacıyla cep telefonu kullanıyor (TÜİK).

- Akıllı cep telefonu sahiplerinin faturalarının yükselme sebebinde yüzde 47 ile internet kotası aşımı ilk sırada (Deloitte).

- 18-24 yaş arası gençlerin yüzde 67’si, 25-34 yaş arasının yüzde 73’ünün, 35-44 yaş arasının yüzde 69’unun, 45 yaş ve üstünün yüzde 53’ünün tablet bilgisayarı var (Deloitte).

- İnternet bankacılığını kullananların sayısı 30 milyona yakın. Bu rakamın tamamına yakını cep telefonu uygulamalarını da kullanıyor (Türkiye Bankalar Birliği).

- 2013’te işsizlik oranı yüzde 9,9 olarak gerçekleşti (TÜİK). TÜSİAD’ın 2014 için işsizlik oranı tahmini yüzde 10,7.

- Küresel Üretim Rekabet Gücü Endeksi’nde -Tayland, Polonya, Endonezya, Vietnam ve Çekya’nın gerisinde- 20. sıradayız (Deloitte).
Rakamları sayfalar dolusu uzatabilirim. Gelmek istediğim bir noktaysa şu: Türkiye dijital teknolojilerle son derece ilgili ve göbeğinden bağlı. Fakat onlara hizmet üreten yerli girişimlere hâkim olan his daha çok endişe ve huzursuzluk.

Yüksek vergi oranları, az sayıda firmaya ulaşabilen ve hâlâ fazlasıyla bürokratik teşvik sistemi, vergi muafiyeti uğruna ateş pahası kiralara mahkum bırakan teknoparklar, seyri belirsiz ve pek ümit vermeyen döviz kuru, sadece (ucuz) fiyata endeksli kamu ihale kanunu gibi olumsuzlukların cenderesindeki bir sektöre sırf ‘siyasi istikrar’ (!) adına bir de hukuk balyozu indiriliyor. Yoğun bakım ünitesinde, suni solunumla yaşatılan bir sektör.

Türkiye’de yüz binlerce genç dijital sektörde şansını denemek için hayaller kuruyor. Yeni düzenlemelerin varlığını pamuk ipliğine bağladığı sektörde...

Daha yeni düzenleme hayata geçmeden dahi Başbakan’a ait telefon kayıtları paylaşıldığı için ses tabanlı sosyal ağ SoundCloud sansürlendi. Engelli Siteler Olimpiyatı’nda son madalyayı Vagus.tv aldı (destursuz, uyarısız).
Bir an için sansürü unutup düşünelim: Böyle bir internet ortamında girişimci olmanın ya da bir girişime yatırım yapmanın (çaresizlik dışında) mantıklı bir açıklaması olabilir mi? Her umut ışığının söndürülmesi şart mıdır?

BİR LİSAN BİR İNSAN

DuoLingo

Pek çok web sitesinde karşımıza çıkan ve bizim gerçekten bir insan olduğumuzu anlamaya çalışan karışık harf ve rakam görsellerini bilirsiniz. Captcha (keptça okunur) denen bu güvenlik sisteminin mucidi Luis von Ahn. İnternete sunduğu bir diğer nimetse DuoLingo. Web tabanlı ücretsiz yabancı dil eğitimi veren sitenin Türkçe sürümü de sessizce hizmete girdi. Sistemi duolingo.com adresinden ya da Android ve iOS uygulamaları üstünden kullanabilirsiniz.

CoderDojo

Dünyanın en yaygın dilinin Çince ya da İngilizce olduğunu düşünebilirsiniz. Artık sıraladığınız diller arasına C++, Java gibi programlama dillerini de eklemekte fayda var. Bu yeni dijital çağ dilleriyle tanışma yaşıysa epey yüksek. CoderDojo bu durumu yarı yıl tatilinde en azından İstanbullu çocuklar için değiştirmeyi hedefliyor. 27 ülkede 220’den fazla noktada 6-17 yaş arası çocuk ve gençlere programlama öğreten organizasyonun Türkiye’deki ilk ayağı İstanbul Karaköy’de bir paylaşımlı ofiste ücretsiz hizmet verecek (facebook.com/coderdojoturkiye).