Facebook hayranı karın doyurur mu?

Adını unuttuğumuz nice popüler site var. Şimdilik tek istisna Facebook olsa da onun da geleceği sanıldığı kadar parlak değil
Facebook hayranı karın doyurur mu?

İnternet tarihi artık adını bile anmadığımız nice popüler sitelere şahitlik etti. Hepsi de parlak günlerinde yıkılması imkânsız kaleler, fethedilmesi mümkün olmayan şehirler gibiydi. Ama rutine tahammülsüz ve doymak bilmez değişim açlığına sahip doğamızın kurbanı olarak hepsi anılar müzesinde yerini aldı.
Birçok kişi için Facebook denklemin tek istisnası. Çökmeyecek bir dev. Ben ise nisana kadar tamamlanacak halka açılma sürecinin sonun başlangıcı olduğunu düşünüyorum. ABD kanunlarına göre yatırımcı/hissedar sayısı 100’ü geçen kurumlar halka açılmalı. Facebook da yeni yatırımlarla bu sınırı aştı. Borsaya açıldığında yatırımcıyı tatmin etmek, daha fazla kazanmak zorunda. Bunun için de bilgi şeffaflığı, kullanıcıların sırtına daha fazla yük bindirme ve reklam gelirini yükseltmek için modelleri arttırma yoluna gidecek. Baskı, normalde yapmayacağı şeylere yol açacak. Mahremiyet sorunu yüzünden keyfi kaçan kullanıcılar bu yükü taşır mı bilinmez. ‘Herkesin’ yer aldığı bir ağın da uzun süre orijinalliğini koruyamayacağı ortada. Her şeyi kız-erkek arkadaşınız, dedeniz, babanız ve iş arkadaşlarınızla aynı ortamda paylaşmaktan ne kadar keyif alabilirsiniz göreceğiz.

Markaların karnesi
Facebook’tan ümidi kesmeyen tek grup markalar. Sayfasını beğenmemizi istemeyen şirketlerin vergi dilimi yükseliyor sanki; hepsi bunun peşinde. Buna rağmen sayfasında topladığı kitleye faydasız anketler doldurtup, kimsenin katılmadığı ‘Sen de yolla’ yarışmaları düzenleme dışında dişe dokunur bir şey yapan çok az marka gördüğümü itiraf etmeliyim. Motivequest’in Facebook marka sayfalarından yürütülen ilişkinin kalitesini ölçen Fathom Analytics raporu dünya klasmanında etkileşim, takipçi sayısı ve konuşulma oranı endeksinde bu işi kimin ne kadar becerdiğini gösteriyor. Sıralamanın hayran sayısından bağımsız olduğunu ve 100 üstünden verildiğini belirteyim. (fathomresearch.com)


Asla yalnız yeme!
Sloganı Türkçeye ‘Başarıyla başarısızlık arasındaki ince çizgi: İlişkinin Gücü’ şeklinde çevrilen ‘Asla Yalnız Yeme’ isimli kitap, genlerini Amerikan tarzına göre ayarlamak isteyen beyaz yakalıların kutsal rehberi olma özelliğini koruyor.
Her dakikasını bir faydaya, her tanıştığı insanı bir iş ortağı ya da müşteriye çevirmeye programlı bu profilin internetteki Mekke’si ise 100 milyondan fazla benzerini içine toplayan iş ağı Linkedin.com.
Araştırmalar iPhone, Blackberry gibi akıllı telefon kullanıcılarının günde ortalama 94 dakikasını mobil uygulamalara harcadığını ortaya koyuyor. Biraz da bu yüzden Facebook’un web sitesinde bile günlük geçirilen zaman 33’ten 24 dakikaya düşmüş durumda. Geçen sene hayata geçen ve büyük ilgi gören LinkedIN uygulamasının da benzer etkisi olduğuna eminim.
‘Asla Yalnız Yeme’ kitabından ilhamını alan ‘LunchMeet’ adlı ücretsiz iPhone uygulaması, bu kesişimdeki gruba öğle tatillerini fırsata dönüştürmeyi vaat ediyor. Uygulamayla uygun olduğunuz öğlen boşluklarınızı ve bulunacağınız restoranı tanımlayıp LinkedIN’den birilerini davet edebiliyor; yemek teklifinde bulunan iş dünyası profesyonellerinin tekliflerini değerlendirebiliyorsunuz. Dikkat edin, fazla yemeyin. (lunchmeetapp.com)


CES 2012’den seçmeler
Almanya’da düzenlenen CeBIT’in yüzünü kurumlara dönmesinin ardından teknoloji dünyasının nabzı her sene başında ABD’de düzenlenen CES’te atar oldu. 45’incisi düzenlenen etkinlikte yüzlerce yeni ürün ve teknoloji tanıtıldı. Dikkatimi çekenleri paylaşayım.
Intel Ultrabook: Gelişen, ucuzlayan dizüstü bilgisayarlar ve ucuz fiyatlı, düşük performanslı netbookların ardından Intel’in öncülüğünde ilerleyen yeni bir kulvar 2012’ye damgasını vuracak gibi.
Ultrabook: Apple’ın Macbook Air benzeri çok ince ve hafif taşınabilir bilgisayarları temsil eden ultrabook serisi, Microsoft’un Windows 8 sistemiyle beraber dokunmatik ekran ve klavyeyi birleştiren ilginç modeller içerecek. Intel’in mikroişlemciyi anakarta entegre eden Ivy Bridge platformu incelme ve performans artışının en önemli sırrı.
Nokia Lumia 900: Nokia’nın Windows işletim sistemli telefonlarının satış takvimi neredeyse belli. Windows sistemli ilk 4G modelinin en dikkat çekici yanı neredeyse kusursuz, benzersiz gövdesi. 8MP Carl Zeiss lensli kamera ve 4.3 inçlik ekran da dikkat çekici. Sosyal ağlarla entegre çalışan modelde Nokia’nın navigasyon ve benzeri uygulamaları standart gelecek.
2013 Mercedes SL: Otomobillerin içinde standartlaşan büyük dokunmatik ekranlar araç içi uygulamaları da popülerleştiriyor. Mercedes çıtayı yükselterek önümüzdeki sene piyasaya süreceği SL serisi araçlarda Facebook entegrasyonu olacağını duyurdu. Araçtaki navigasyon ekranında civardaki arkadaşları görme, mekânlar hakkında bilgi sahibi olma mümkün olacak.