Her şey 'temiz internet' için

Sizi HADOPI, SOPA, PIPA, ACTA gibi kısaltmalarla bezeli kısa bir ufuk turuna davet ediyorum
Her şey 'temiz internet' için

Polonya Meclisi nde vekiller interneti denetlemeye yönelik yasa görüşülürken muhalif hareket grubu Anonymous ile özdeşleşen maskeleri takarak tavrını ortaya koydu.

İnternet kullanıcısı iki milyarı geçti. Orada duracak gibi de görünmüyor. Özellikle akıllı cep telefonlarının kullanımındaki artış yakın gelecekte çok daha geniş ölçekli bir yaygınlığın habercisi. 2014 yılında 6.5 milyar cep telefonu kullanıcısı olacak. Başka bir bakış açısıyla dünyanın yüzde 91’i mobil iletişimin bir parçası haline gelecek. İnternet trafiğinin yarıdan fazlasının bu cihazlar üstünden gerçekleşmesi bekleniyor.
Yetenekli, ucuz ve yaygın cihazlar ve sosyal ağlarla güçlenen yenilikçi web hizmetleriyle altın çağına girecek internetin en büyük sorunuysa üstünde kurulmak istenen denetime yönelik heves. Doksanlı yıllardaki gibi kendi aralarında hoşça vakit geçiren teknoloji sevdalılarının ortamından bahsetmiyoruz artık. Bu yaygın ve güçlü yapıyı başta devletler, uluslararası birlikler ve sektör kuruluşları olmak üzere kimse başıboş bırakmak istemiyor.
Hepsinin bahanesindeki ortak payda ise telif hakları ihlalleri, terör ve çocuk pornosu. 

Fransa’da doğdu...
İlk cüretkâr girişim Nicolas Sarkozy yönetimindeki Fransa’dan gelmişti. 2008’de duyurulan ve resmi kayıtlara HADOPI olarak geçen yasa tasarısında internette korsan içerik çektiği ya da paylaştığı tespit edilenlere iki defa uyarı yapılması; üçüncü seferdeyse iki ay ile bir yıl arasında internet erişiminin kesilmesi öngörülüyordu (bit.ly/wdgcvl).
Büyük tartışmalar yaratan ve ülkeyi ikiye bölen bu tasarı Anayasa Mahkemesi tarafından masumiyet karinesini hiçe saydığı, güçler ayrılığını ihlal ettiği ve internet erişimi kesme cezasıyla kişisel düşünce ve ifade hakkını elden aldığı için geçersiz sayıldı. Böylece HADOPI hafifletilmiş bir halde hayata geçmek zorunda kaldı. Devlet otoritesinin internetin gücü ve gelişimine nasıl baktığını anlamak için ‘eşitlik, özgürlük ve adaletin beşiği’ Fransa’nın Başkanı Sarkozy’nin 2011 yılındaki G-8 Zirvesi konuşmasını hatırlamak gerek. Şöyle diyordu: “Siz paralel bir evreni temsil etmiyorsunuz. Demokrasilerimizde halkın gerçek temsilcisi hükümetlerdir. Bunu unutmak demokrasiyi tehlikeye düşürür. Kaos ve anarşi getirir.” 

Nasıl ama?
HADOPI tartışmalarının ortasında bombayı WikiLeaks patlattı. Site, 2007’den beri ABD öncülüğünde büyük bir gizlilikle yürütülen ACTA projesini internete sızdırdı (bu konuyu Türk basınında ilk olarak ben paylaşmıştım. Detayları için: bit.ly/jG6vHb).
ACTA, dünya tarihinin en geniş katılımlı ve en gizli yürütülen projesiydi. Metnin tamamını sadece 42 avukat görmüştü. Ama buna rağmen Ortadoğu’dan Uzakdoğu’ya, Amerika’dan Avrupa’ya birbiriyle hiçbir ortak noktası bulunmayan ülkeleri heybesine sokmayı başarmıştı. Görünen amacı korsan içerik ve sahte / korsan ürün satışının önüne geçmekti.
Tasarıda internet şirketlerinin yasadışı içerik paylaşan sitelere erişimi engellemesi, erişim sağlayan IP adreslerinin mahkeme kararı olmadan öğrenilebilmesi, bu siteleri işleten ve kullananların erişiminin üç uyarıdan sonra en az bir yıl kesilmesi ve kişisel paylaşımların ticari korsanlıkla aynı şekilde değerlendirilmesi gibi dehşet verici maddeler vardı.

Yetmediyse SOPA var ACTA’nın ilk izleri geçtiğimiz ay SOPA (Stop Online Piracy Act / Online Korsanlığı Engelleme Yasası) adıyla ABD’de gündeme gelen yasa tasarısında görüldü (bit.ly/zYkRMF). Geçen yıl mayıs ayında dikkat çektiğim (bit.ly/y1owvi) PIPA adlı yasa tasarısıyla harmanlanan SOPA, ACTA’nın üstüne tüy dikiyor.
Zararlı içeriğin arama motoru sonuçlarından gizlenilmesi, bu tip kara listedeki sitelere reklam ve hizmet veren şirketlerin cezalandırılması, sitelerin online tahsilat yapmasının engellenmesi ve bu siteleri işleten ya da kullanan kişilere 5 yıla kadar hapis cezası gibi cüretkâr adımlarla bezeli bir tasarı bu.
Binlerce site ve fikir önderinin karşı ayaklanmasıyla SOPA şimdilik ‘uykuya yatırıldı’. En ilginci; bütün bunlar ‘Değişim’ sloganı ve internetin gücüyle başkanlık koltuğuna oturan Barack Obama’nın ‘Özgürlükler Diyarı Amerika’sında yaşandı.
Zincirin son halkası Kuzey Amerika’nın sessiz devi Kanada oldu. Bu hafta Avam Kamarası’nda görüşülen yeni yasa tasarısında polisin şüphelendikleri kişilerin internet geçmişlerini, mesajlarını, iletişim kayıtlarını ve telefon görüşmelerini ‘mahkeme kararı olmaksızın’ takip etmesine imkân tanınıyor (bit.ly/zc0myn). Amaç tanıdık: Organize suç örgütleri ve çocuk pornosu ile mücadele.
Yersen...
Sosyal medya sayesinde hayatın her deliğine sızan internet bu gözü dönmüş yasalarla bütün işlevini yitirebilir.
Elbette biz göz yumar ve izin verirsek.