Her taşın altından porno çıkıyor!

Sene sonu yazısı olarak birkaç yıldır yaptığım gibi genel bir değerlendirme yazısı yazmak niyetindeydim ama son günlerde gündemi meşgul eden konular en azından tarihe not düşmek adına bir haftalığına bu planı ertelememi gerektirdi.

Sene sonu yazısı olarak birkaç yıldır yaptığım gibi genel bir değerlendirme yazısı yazmak niyetindeydim ama son günlerde gündemi meşgul eden konular en azından tarihe not düşmek adına bir haftalığına bu planı ertelememi gerektirdi. Ne var ki en azından eğilimlere dair ipuçları veren geleneksel rakamsal raporumuza ayıracak vakit ve yer var. Bakalım sene boyunca bu sayfada hangi konuda kaç tane haber okumuşuz.


Bu tabloyu hazırlamak her sene biraz daha zorlaşıyor. Çünkü web üstünde çalışan bir kelime işlemcinin site hizmeti mi yoksa yazılım mı olduğu konusu giderek daha zor bir karar haline geliyor.
2006 yılını daha önceki yıllardan ayıran en önemli yanlardan biri sanıyorum devletin, medyanın ve dolayısıyla ülkenin gündeminde bilişimin önceki senelere göre çok daha fazla yer işgal etmesiydi. Çoğu zaman dolandırıcılık, hırsızlık, korsanlık gibi tatsız konuların içinde geçse de 2006 yılında Türkiye'yi ziyaret eden Microsoft, Intel gibi firmaların üst düzey yöneticileri beklenen etkileri yaratmamış olsa bile en azından havalimanı apronunda deve kesme, köşke türbanla çıkma, çocukları üstüne kurduğu şirketlerle yolsuzluk yapan bakanlar, inanılmaz fikirler üstüne kurulu ve tek amacı izleyicilere yüksek fiyatlı tarifeden kısa mesaj yollatmak olan yarışmalar gibi 'evrensel' konularla bezeli hayatımızda biraz farklı şeyleri konuşmamızı, farklı yönlerden haberdar olmamızı sağladı.
Rakamlar Türkiye'deki bilgisayar kullanımı ve internet yaygınlaşmasının ev ve kurumlarda ağır aksak da olsa tutarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Eğitim kurumlarındaki bilgisayarlaşma umulmadığı kadar iyi gitti. Yıl boyu süren kampanyalarla yüz binlerce bilgisayar okullara yerleşti.
Çocuk pornosuyla değişen gündem
Tam her şey nispeten iyi gidiyor derken 'çocuk pornosu' adlı bir şey gündeme geldi. Hoş, aslında hiçbir zaman gündemden düşen bir konu değildi ama yıllardır Sanal Alem sayfalarında yer verdiğimiz uluslararası operasyonlar Türkiye'ye de sıçradı. Türkiye'den toplasanız bir asansörün içini bile zor dolduracak sayıda insan çocuk pornografisiyle ilgili olduğu için gözaltına alındı. Ardından kıyamet koptu.
Bana gelen mektuplardan bazıları 'çocukların aralarında cinselliği yaşamasında ne sorun var?' gibi sorular soracak kadar 'saf' yaklaşımlara sahip. Burada bahsi geçen çocukların arasında bir şey değil; koca koca erkek ve kadınların daha anca bisiklete binecek çağa gelmiş çocuklarla zorla cinsel ilişkiye girmesi. Ve daha ilginci birilerinin bunu seyretmekten keyif alması. Olay devlet kademelerine yansıyınca bu gibi konulara muhtemel yaklaşımı hiç de sürpriz olmayacak hükümet ve bürokrat kadrosu birbiri ardına fantastik fikirleri ortaya atmaya başladılar. İnternet siteleri kurup düğme tıklatmak, hiçbir konuda hiçbir fayda sağlamamış elektronik posta zincirlerini ona buna yollamak, anket düzenlemek gibi bir dizi komiklik yine sahne aldı.
Kimi milletvekilleri uluslararası internet şirketlerinin de katılımıyla bir kurul kurarak internetteki bu ve bunun gibi (bu 'gibi' detayı en tehlikeli şeydir) sitelere karşı 'perdeleme' (sansürün en sempatik ifade tarzı) yapmaktan bahsetti. Google, Altavista, Netscape gibi (heyete bak) şirketlerle görüşülecekmiş... Sene içinde bu sayfada da yer verildi; ABD hükümeti çocuk pornografisine yönelik arama yapanların bilgilerini Google'dan istedi; Google reddetti. Sonra hangi kelimeler kullanarak bu aramayı yaptıklarını sordu; sonuç yine aynı. Gerçi aynı Google paracıklardan olmamak için Çin'de devletin sansür mekanizmasına boyun eğme gibi aşağılık bir karar da aldı ya, ayrı mesele. Kimileri projeyi internete T.C. kimlik numarasıyla girme teklifine kadar götürdü. Bir milletvekili çocuk pornosuna bulaşanlara ömür boyu hapis öngördü. Elinde yetki olanların bilmedikleri konuda danışmadan karar almasının nelere yol açtığına dair güzel bir örnek oldu bu süreç bize. A la Turca bir final olarak korkarak beklediğim şey gerçek oldu ve devletin İnternet Güvenlik Kurulu diye bir yapılanmaya gitmesine karar verildi. Buyrun cenaze namazına... Bilmem daha birkaç sene öncesinin İnternet Üst Kurulu'nu hatırlayan var mı?
Sanırsınız Türkler işi gücü bıraktı çocuk pornosu peşinde koşmaya, paralar akıtmaya başladı...
Ortaçağda cadıların peşinde koşanlar, McCarthy döneminde ABD'de komünist avlayanlar da aynen böyle dönemlerde ortaya çıkmıştı. Şunları lütfen aklınızın bir kenarında tutun: çocuk pornosu, pornografi sektörünün içinde dünyanın her yerinde lanetlenmiş bir alt kategoridir. İnternette arama yaparak bulmanız imkânsıza yakındır. Bedavaya ulaşmanız da cezalarla önüne geçebilmeniz de pek mümkün değildir. Bu işin yağlı müşterileri Türkiye'de değil, Avrupa'nın zengin ülkeleri ve ABD'dedir. İnternetten çok daha eskiye dayanan bir kökeni vardır. Bugün Türkiye'den de insanların avuçla para dökerek malum Uzakdoğu ülkelerine yaptıkları fuhuş turizminin içinde çocuk pornografisinin olmadığını düşünüyorsanız yazık size.
Bu süreç pekâlâ 'genel' bir sansüre bahane olabilir. Gidişat da sanki o yönde. Anlaşılan 2007'de bu konulara sıkça değiniyor olacağız. Mutlu yıllar...