İnterneti özgürce kullanan Türkler de var

Doğal kaynaklara dayalı hızlı bir zenginleşme ve dönüşüm yaşayan Azerbaycan'da belirlenen strateji eksenlerinden biri de dijitalleşme. Kısa sürede alınan yol yabana atılacak gibi değil.
İnterneti özgürce kullanan Türkler de var

"Komşularımızın aksine bizde internet sansürü yok. Hiçbir site engellenmedi. İnternet ile ilgili herhangi bir regülasyon da yok”. Bu cümleleri geçen hafta Azerbaycan’da İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Ali M. Abbasov’dan dinliyordum.

Başkent Bakü’de soğuk savaş döneminden kalma bir dekorasyona sahip, buram buram SSCB izleri taşıyan bir toplantı salonundaydık. Bakan Abbasov heyecan ve inançla 2020’de bilişim sektöründen petrole denk gelir hedefinin altını çiziyordu. ‘Petrole denk’ tabiri Türkiye’de çok iddialı görünmeyebilir. Ama günde 1 milyar varil üretim kapasitesine sahip Azerbaycan’da bu cümle gerçek bir iddiaya dönüşüyor. Google’dan talep ettiği sansürü ikiye katlayan bir ülkeden gelince hele (bit.ly/ROqn7N).

Düşük nüfus, bol gelir

Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını 1991 yılında kazanan Azerbaycan’ın en büyük avantajı 9 milyonluk nüfusuyla petrole dayalı bu refahı nispeten küçük bir kitleye dağıtması (yüzölçümüne kıyasla Türkiye’den daha kalabalıklar).

Ülkenin her tarafında heykel, söz, tablo ve afişlerini görebileceğiniz Aliyev Ailesi de bilişim stratejisinin önemli bir kozu. Zira görevi babası Haydar Aliyev’den ‘devralan’ İlham Aliyev bu konuyla bizzat ilgileniyor (ilginç bir ayrıntı olarak Aliyev aynı zamanda ülkenin şeyhülislamı).

Sovyet genetiğinin, tek adama dayalı mutlak iktidarın ve güvercin ürkekliğindeki cılız muhalefetin hüküm sürdüğü bu topraklarda bağımsızlık, sansürsüzlük, bilişim, iletişim gibi kelimeler kulakları akordu bozuk enstrümanlar gibi tırmalasa da Abbasov iddiasını koruyor.

Petrol geliriyle fonlanan ‘Elektronik Azerbaycan’ projesinde ana hedef şeffaflık ve vatandaşın bilgiye erişim hakkı.
Devlet stratejisine en üst perdeden bakınca en dikkat çekici girişim 1 milyar dolar bütçeli uydu projesi. 2013, 2014 ve 2015’te uzaya yerleştirilecek biri alçak irtifalı üç uyduyla iletişim ve istihbarat hizmetleri güçlendirilecek. Uydu tabanlı istihbarat sadece güvenlik değil tarımdan denizciliğe birçok alanda hizmet sunuyor. Diğer yandan Ortadoğu’da Süveyş Kanalı sayesinde Mısır’ın üstlendiği rolü Kafkaslar’da Azerbaycan sahiplenmek istiyor. TASIM ve EPEG projeleriyle Bakü-Ceyhan boru hattınının dijital versiyonundaki kilit ülkelerden biri.

Çabalar meyve vermiş

Teknoparklarla başlayan teşvik sürecinde ICANN, Google ve Microsoft gibi pek çok küresel dev bölgesel veri merkezlerini ülkeye taşımış. Başkan Aliyev’in 2011’de başlattığı girişimle bütün devlet kurumları internete entegre olma sürecine girmiş. Bu konudaki danışmanlığı geçen hafta sayfama konuk ettiğim Estonya yapıyor (bit.ly/SUXjKx).

Bireysel alanda dijitalleşme sürecinde alınan yolu da hafife almak mümkün değil. 2007’de yüzde 18 olan hanelerde internet kullanımı 4 yılda yüzde 65 ile bölgenin en yüksek değerine ulaşmış. Cep telefonu kullanım oranı yüzde 110.
Mobil demişken; Avrupa’nın dokuzuncu, dünyanın otuz yedinci (ve elbette bölgenin ilk) 4G iletişim altyapısı yine Azerbaycan’da. Yüzde 42 Turkcell ve yüzde 58 TeliaSonera ortaklığıyla işletilen ve yüzde 55 payla pazar lideri konumda olan AzerCell 4G lisansını 15 bin dolara almış! Türkiye’de Turkcell’in 3G lisansını 358 milyon euroya aldığını hatırlayınca bu rakama inanmak güç geliyor. Bakan Abbasov amaçlarının lisans geliri değil hizmet sunumu olduğunun altını çiziyor. Azercell’in bu lisans için Evrensel Hizmet Fonu’na aktardığı 18 milyon euro dışındaki bütün harcamaları hep hizmete odaklanmış.

4G anahtar olabilir

1996’da özelleşen ve 1997’de 20 bin aboneyle yola çıkan Azercell, Turkcell ve TeliaSonera tecrübesiyle kısa sürede 4.4 milyon aboneye ulaşmayı başarmış. 940 milyon dolar vergiyle devletin petrolden sonra ikinci büyük vergi mükellefi olmuş. Birleşmiş Milletler’e bağlı çalışan iletişim dünyasının çatı kurumu ITU (International Telecommunications Union) verilerine göre Azerbaycan bu alanda dünyanın en hızlı büyüyen 10 ülkesinden biri. Eylül ayında görevi devralan Azercell CEO’su Kiril Gaburiç önümüzdeki dönemin 4G ile birlikte çok daha heyecan verici geçeceğini söylüyor.

Gaburiç ve Azercell’in işi hem kolay hem de zor. Kolay çünkü ülkede hâlâ internet bağlantısının yüzde 44,9’u çevirmeli ağ ile gerçekleşiyor (O modem bağlantı sesini hatırlayan var mı?) 4G’nin sunduğu yüksek erişim hızı ve akıllı cihazların yaygınlaşması Azercell’in elini güçlendiriyor. Zorluk kısmı devletin sabit erişimi daha yaygın ve hızlı hale getirmek için şimdiden 500 milyon doları geçen bir yatırımla ülkeyi baştan başa yüksek hızlı fiberoptik ağla donatma çabası.
İnternet ve bilgisayar kullanmayan Azerilerin yüzde 40’ı sebep olarak yüksek fiyatları gösteriyor. Hem sabit hem de mobil erişim seçenekleri de bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Devletin bu konudaki önemli bir girişimi ise ‘Xalq Kompüteri’ (Halk Bilgisayarı). HP ve Microsoft ile ortak yürüyen bu projede öğretmen, öğrenci ve devlet memurlarına bilgisayarlar faizsiz 12 taksitle yüzde 40 ucuza satılıyor.

Bütün bu verilere bakarken milyarlarca varil petrolün üstünde oturan Azerbaycan’ın dijitalleşmeye odaklanmasının hiç de sıradan bir karar olmadığını akılda tutmak gerek

Bir telefon, iki dev, ortak kader

Bu akşam Nokia’nın Microsoft ile ortaklaşa geliştirdiği Windows işletim sistemli telefon serisi Lumia’nın 920 ve 820 modelleri tanıtılıyor. Mobil cihaz tarihinde önemli bir adım çünkü bu mayanın tutmaması durumunda Nokia da Microsoft da ağır yara alacak. Bir süredir test ettiğim bu Nokia Lumia 920 modelinin değerlendirmesine yer kısıtlaması nedeniyle burada yer veremiyorum ancak detaylı bir incelemeyi mserdark.com adresindeki blogumdan okuyabilirsiniz.