iPhone 6 ile neler gelecek?

Altıncının gelişi beşinciden belliydi ama göz görmeyince gönül de heyecanlanıyor. Bohçadan uç verenlere bakalım.
iPhone 6 ile neler gelecek?

2014 yılı pek çok teknolojik yeniliğe sahne oldu. Ama hiçbiri Apple’ın tanıtmaya hazırlandığı iPhone 6 kadar heyecan yaratmadı. Tanıtım sonrasında kopacak fırtınanın benzersizliği de kimse için sürpriz olmayacak.

Milyonlarca kişi henüz bilmediği bir şeye sahip olma adına geri sayımda.

Gizlilik takıntılı Steve Jobs’un son yıllarında dahi yeni ürünler internete sızmaya başlamıştı. Artık sızıntılar işten bile değil (Uzakdoğulu üreticiler endüstriyel sır saklama konusunda pek de iyi anılmıyor). 

Üstelik eski iPhone serilerine, bugünün bileşen teknolojilerine, Apple’ın aldığı patentlere, satın aldığı şirketlere göz gezdirince bizi nelerin beklediği aşağı yukarı malum aslında.

Daha büyük ekran, daha güçlü işlemci, daha fazla depolama alanı... En büyük umut ‘daha uzun pil ömrü’ (sahi daha yüksek miliamperli bir pil ile hallolacak bu durumu neden çözmez Apple? İnsanlar daha ince değil, daha uzun pil ömürlü telefonlar istiyor).

  

 Adet olduğu üzere birkaç ‘amazing’ hatta ‘increadible’ özellik de serpiştirilecektir listeye. Ve her zamanki gibi klasik hayal kırıklıkları, “bu mudur yani?” hayıflanmaları. Android tayfasının klasik hasetleri (intikam zamanı!).

Bütün bu hayhuyun arasında kimse bir cep telefonu lansmanından bunca beklenti içine girdiğini sorgulamayı aklına getirmeyecek. Sahi ne bekliyorsunuz? Emin olun aklınıza gelenlerin hepsi (fazlasıyla) Apple mühendislerinin aklına gelmiş, prototip olarak denenmiştir. Peki neden yapmıyorlar dersiniz? 

Tüketicilerin genellikle gözden kaçırdığı ayrıntı Apple’ı (ve türevlerinin) elindeki birkaç üründen ibaret yelpazeyi sonsuza kadar cazip, arzu edilen halde tutmak zorunda olduğu (iPhone’a ‘kopyala / yapıştır’ özelliği geldiği açıklandığı zaman salonda alkışlar kopmuştu! Yanlış olmasın; o bildiğimiz kopyala / yapıştır özelliğinden söz ediyorum. Unutanlar olabilir ama İlk iPhone’da yoktu işte).

 

Teknoloji geliştirmek, teknoloji dünyasında aklınıza gelen markaların işinin sadece bir kısmı. Onları esas var eden, rakipleri arasından sıyıran şey pazarlama yetenekleri.

Bu perspektiften Apple’a bakalım. Hiçbirini kendi üretmediği, montajını bile yapmadığı parçalardan ibaret cihazlar tasarlayarak kasasına 200 milyar dolardan fazla para yerleştirmeyi başarmış bir yapıdan söz ediyoruz.

Apple dünyanın tartışmasız en büyük pazarlama makinesi.

iPhone 6’ya dönelim. Yılın son çeyreğinde tanıtılması beklenen yeni iPhone (ve muhtemelen iPad, iWatch, vs) için hayal ettiğiniz her şeyi bir kenara not edin ve sonra şunu düşünün: iPhone 7 için ne yapacaksınız?

Bu oyunun kuralı karnının hiçbir zaman tam olarak doymaması ama iştahının da kapanmaması gereken bir kitleyi sadece açlığını bastıracak kadar beslemek.

Çok doyurursan bir sonraki öğünü atlayabilir. Az verirsen açlığını başka şeylerle bastırır. Bu yüzden elindeki nevale az olsa dahi bazen kabartma tozuyla şişirmen gerekebilir.

 

 Apple, üstünde senelerce çalıştığı ve teknoloji tarihinde yeni bir sayfa açan iPhone’u arsızca taklit ettiği gerekçesiyle Samsung’a karşı 2011’de küresel bir hukuk mücadelesine girişmişti. Beklentisinde olmasa bile iddiasında sonuna kadar haklıydı. Dönemin Başkanı Steve Jobs lobi çalışmaları kapsamında ABD’li teknoloji editörlerini şirketin genel merkezine davet ederek laboratuarlarının bir kısmını gezdirmiş, geliştirme süreçlerini göstermişti. Odalardan birinde üstü perdeyle örtülü pano ve tezgahlar Wired muhabirinin dikkatini çekmiş, Jobs ise onların 2 kuşak sonraki prototipler olduğunu açıklamıştı.

Eylül ayında duyuracağınız iPhone 6’ya yönelik hayallerinizi yazdığınız kağıdın yanına iki kolon daha açıp en az o ölçüde heyecan yaratacak özellik ekleyebilir misiniz? Dahası o listenin ne kadarını karlılığınızı koruyup rakiplerle yarışabilecek düzeyde makul fiyatla imal edebilirsiniz?

Bu açmaz en çok her CEO’nun korkulu rüyası olan analistlerin kafasını kurcalıyor.

Aşina olmayanlar için analistler yıllık bilançolar, ürün lansmanları, basın yansımaları, rakip analizleri, sektör trendleri gibi bir dizi parametre ışığında şirketlerin yıldız falına bakan uzmanlar. Borsa ve risk sermayesi yatırımlarının rotasını, dolayısıyla şirketlerin kaderini belirliyorlar.

Ortak özellikleriyse hiçbir başarıyı yeterli bulmayışları.

Ve koltuğa oturduğu günden beri Apple’ın yeni CEO’su Tim Cook’un başında boza pişiriyorlar. Dertlerini “iPhone, iPad falan tamam da yeni ne var?” şeklinde özetleyebiliriz. Çok da haksız sayılmazlar çünkü Apple’ın gelirinin büyük bölümünü oluşturan bu iki cephedeki rakipleri hızla ilerliyor. Sadece satış rakamlarında da değil üstelik.

Samsung’un inovasyon alanında da Apple’ı geçtiği alanları görmeye başladık. İşletim sisteminde Android’e has bazı özellikleri hafif makyajla iOS’te yenilik olarak görmeye başladık.

Analist ve basın tarafından sürekli kışkırtılan tüketiciler yeni oyuncaklar istiyor. Kurtuluş adına işaret edilen iki alan var: akıllı televizyon ve akıllı saatler. CEO Tim Cook her röportajında akıllı televizyona muhalif bir çizgide duruyor. iWatch kod adıyla dillendirilen bir akıllı saateyse herkes kesin gözüyle bakıyor (nedense akıllı saat kategorisi de bana -özellikle şu anki haliyle- en az akıllı gözlükler kadar gelip geçici, gereksiz ve zorlama bir ürün gamı gibi geliyor).

iPhone 6’ya yönelik ortaya sızan bilgilerden akla en yatkın olanları sıralamak gerekirse: 
* 4,7 / 5,5 inç ekran. 
* Daha fazla megapiksel. 
* iOS8 işletim sistemi. 
* A8 işlemci. 
* 128 GB kapasite seçeneği. 
* Daha yüksek kapasiteli pil. 
* NFC desteği (bu gerçekleşirse birçok sektör için büyük etkileri olacaktır). 
* Kırılmaya ve çizilmeye daha dayanıklı safir kristal ekran. 
* Yeni nesil kulaklık (kimi iddialara göre nabız ve ateş ölçme yeteneğine sahip olacak)

Sonuca gelirsek; göklerden inecek ilahi bir kelam, mehdinin fısıldayacağı yeni bir din misali beklenen ve muhtemelen Eylül ayında tanıtılacak iPhone 6 günün sonunda dokunmatik ekranlı, dikdörtgen formlu, yeni bir akıllı cep telefonu olacak. Sizi asla kesmeyecek. Ne kadar beğenirseniz beğenin bir sonraki için gün saymaya başlayacaksınız. En az onun kadar heyecanlanarak aldığınız mevcut telefonunuz her şeye pekala yeterliyken dahi gözünüze eski görünmeye başlayacak.

Pazarlama denen bilim ve sanat dalı, üretim fazlası ve çoğu zaman gereksiz şeyleri ihtiyaca çevirerek para harcamanızı sağlar.
Belki kafa yormamız gereken esas konu bir teknolojik ürüne neden bu kadar anlam ve beklenti yüklediğimiz olmalı.
İşin bu tarafına kafayı takan bir tek ben olamam herhalde?