İzin verseler neler olurdu kim bilir?

Birileri Türkiye'de internetin tarihini yazacaksa öncelikle buna üzüleceğim.

Birileri Türkiye'de internetin tarihini yazacaksa öncelikle buna üzüleceğim. Çünkü yıllardır kafamda gerçekleştiremediğim kitap projelerinden birisi de bu. Ancak yazan içine devlet namına ne yazacak; hangi katkılardan bahsedecek, onu da merak ediyorum.
İnternetin en parlak dönemleri, aynı zamanda Radikal'in de kuruluş dönemine rastlıyordu. Dolayısıyla ben de kurt gibi dünyanın her noktasındaki gelişmeleri takip ediyor, yurtiçi ve yurtdışındaki etkinliklere katılıyordum. ABD o dönemlerde içerik güvenliği, internet suçları, dijital imza gibi konuları konuşuyor, Avrupa devletleri harıl harıl ulusal stratejiler çiziyordu. Bir süre sonra Uzakdoğu'nun da benzer çabalar
içinde olduğunu fark etmiştim. Bizim ülkemizdeyse her zamanki gibi özel sektör ite kaka bir şeyler yapmaya başlamıştı. O dönemler uzun bir öykü, hiç girmeyeceğim. Benim derdim bugünle ilgili.
Bir süre önce yaşanan bir intihardan dolayı internet, internet editörleri dışındakiler tarafından da ele alınmaya başlandı. Bilişim sektörüyle ilgili alakasız kalemler bir şeyler yazmaya başladı mı, bilin ki işler sarpa sarmaya başlamıştır. Ve 'sansür' yeniden gündeme geldi. Üstelik bakan konumundaki insanlardan bile destek gördü.
Bir evlat kaybetmenin bedeli olamaz. Ben
bunun nasıl bir şey olabileceğini ancak hayal edebiliyorum; onda da çok başarılı olduğumu sanmıyorum. Ama böyle bir olayın diyetini internete ödetmek ne fayda sağlayacak onu da doğrusu düşünemiyorum.
Bizde yetkisi olan kimse zamanında işini yapmadığı için sorunlar kördüğüm hale gelinceye dek kimse neyin ne olduğunun farkında değildir. Bıçak kemiğe dayanınca çözümler genellikle 'kaş yaparken göz çıkartan' cinsten olur. Bunun sebebi de sorunu çözecek insanların sorunu anlayacak kapasitede olmamasından kaynaklanır sanırım.
İnternette sansür gündeme gelir gelmez bakan topu internet servis sağlayıcılara attı. Servis sağlayıcılarsa böyle bir şeye niyet ve haklarının olmadığını bildirdiler. O günlerde tek mantıklı adım Superonline'dan geldi ve yıllık 20 milyon gibi bir bedel karşılığı çocuklarını zararlı içerikten korumak isteyen ebeveynler için bir yazılımı hizmete soktu. Şimdi ateş geçti ama ilk intiharla kaldığı yerden yeniden harlanacağına eminim.
Geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu aynı konuları görüştü ve oya sundu. 460 kabul 0 karşıt 3 kararsız oy sonucu, internet servis sağlayıcıların devlet ya da diğer üst kimlikler tarafından internet sitelerini sansürleme, erişimi engelleme konusunda zorlanamayacağına karar verildi. Bunun yerine bu şirketlerin kendi denetim mekanizmalarını kurmaları kararına varıldı. Bakın Avrupa İnternet Hizmet Sağlayacıları Birliği Başkanı Lousia Gosling interneti sansürleme girişimi için ne diyor: "Teknik olarak zor, demokratik olarak endişe verici ve kesinlikle verimsiz". Doğru söze ne denir?
Tam bu esnada üykemizde RTÜK Yasası yeniden hortladı ve içinde kurban olarak interneti kattığı halde rotasında ilerlemeye başladı. Bu konuda yeterince bilgilendirme çalışması yapıldığını düşünmüyorum. Yoksa sanırım en azından internet kullanıcıları bu kadar tepkisiz kalmazdı. Ancak bir an düşünün.
İnternette attığınız her adımın basını bağlayan yasalarla sınırlı olduğunu ve bu yasalara göre suç kapsamına giren bölümleri yüzünden bir basın çalışanı gibi yargılanacağınızı düşünün. Bununla kaç kullanıcı başa çıkabilir, bilemiyorum.
Bütün bunlar yetmez gibi bir de TTNET sorunu var ki, nerden tutsam elimde kalıyor. Türk Telekom vatandaşa hizmet diye bir internet hizmeti vermeye başlamış, adına TTNET demiş. Sonra bunu öyle bir fiyattan satmaya başlamış ki, yıllık bedeli diğer özel şirketlerin aylık bedeline eşit neredeyse. Çünkü zararına satıyor, çünkü sırtını devlete dayıyor. Özel girişimler ayakta kalabilmek için haklı olarak en azından TTNET'in aldığı fiyattan hat kiralamak istediler ancak Türk Telekom'daki kulaklar başka frekanslara ayarlıydı. İş mahkemelik oldu, Rekabet Kurulu TTNET aleyhinde tuğla kadar rapor verdi, mahkemelerden de aynı sonuç çıktı ama ne fayda? TTNET'in zararına sattığı bu hizmeti kullansanız da kullanmasanız da ortadaki zararı hepimizin vergileri sayesinde ödendiğini unutmuyoruz umarım. Sorsanız bunun adı 'halka hizmet'.
Size zahmet olabilir ama, geleceğiniz hakkında bir şeyler yapmak istemiyorsanız bile en azından geleceğinizi şekillendirmek isteyenlerin niyetini öğrenmek için size birkaç adres vermek istiyorum.
İnternet ve Hukuk Platformu:

  • http://www.ivhp.net/
    TİSSAD'ın konuyla ilgili açıklaması:
  • http://www.tissad.org/rtuk/index.html
    Bilişim STK Platformu:
  • http://bt-stk.org.tr/