Kaydedilmiş hüzün ve neşe girdabı

Bana Real Doll ile sevişen nesil elektronik aşkı garipseyecek dedirtemezsiniz!

Ev telefonunun babadan başvurulup oğula nasip olduğu yıllarda bayram geldi mi ötelerdeki akrabaların gönlünü almanın yolu santral görevlisine numara yazdırıp bağlanmasını beklemekten geçerdi. Ama bu yöntem sadece şehir dışındakiler içindi. Aynı şehirdekiler mutlaka evinde ziyaret edilirdi. Yine o dönem otomobil bugünkü gibi üç para taksitle alınamadığından büyük şehirde ziyaret, toplu taşımada ‘çile’ demekti.
Gün geldi telefon cebe girdi, her haliyle sıradanlaştı. Ziyaret yerini tamamen telefona bıraktı. Zamanla tek tek aramak dahi zahmetten sayılır oldu. Toplu kısa mesaj ayinleri işte böyle başladı.
Bir gün gelecek babaları, dedeleri Facebook’tan tebrik edeceğiz. Halamızın kandilini ‘dürterek’ kutlayacağımız günler çok da uzak olamaz. Garipseyeceğimize inanmam zaten mümkün değil.
* * *
İnternetin sunduğu şablon, steril yaşam koşulları hepimizi nüanslardan sıyrılmış suretlere çeviriyor. Saçımızı değiştirmeye fırsat bulamazsak avatarımızı değiştiriyoruz. Ve istisnasız her şeyi paylaşmak istiyoruz. Pornografinin yeni kategorilerinden biri sevişmelerini web kamerasıyla canlı paylaşan amatör çiftler. Adını bile bilmediğimiz kişileri ortak ettiğimiz hayatların sonu başka nereye varacaktı ki?
Peki giderek daha soyut, steril, dolaylı ve elektronik forma evrilen yaşamın sunduğu tatmin bizi önünde sonunda kalıplaşmış beklenti ve hazların kollarına atmayacak mı dersiniz?
* * *
Beyin dalgalarımızı algılayan ve çok yakın bir geçmişte yüz binlerce dolara mal olan elektrotlu kasklar bugün 100 dolar seviyesine geriledi. Onlarca firmada yüzlerce insan bu cihazlar üstünde kafa yoruyor. Sadece düşünerek cihazlara, bilgisayarlara hükmedebilmek artık işten değil.
Mark Zuckerberg’in yerinde olsaydım bu firmalardan birini mutlaka desteklerdim. Çünkü bu cihazların gelişimi sosyal ağ kavramını kökten değiştirecek. Aklınızdan geçen arkadaşınızın durum güncellemesinde belirmek bugün komik ve anlamsız geliyor olabilir. Ama sıradanlaştığını çok yakın bir gelecekte göreceğiz.
* * *
Peki bunun tersi nasıl olurdu? Yani o elektrotlar beynimize sinyal de yollayabilseydi? Geçen sene haberini yaptığım i-Doze akımı misali (ses frekanslarıyla beyni etkileyen elektronik uyuşturucular) hisleri kaydedip yenileyebilseydik? Aşk sinyallerini kaydedip her kederde o kafa yapısına girebilseydik?
Real Doll sitesinde beğendiği kadın ya da erkeği ‘tasarlayıp’ 5 bin dolardan başlayan fiyatlara satın alanların çağındayız. Zihninde sahip olacağı sanal sevgiliyi hiç yadırgamayacak yüz binlerce insan olduğuna eminim.
Hepsi bir yana; hiç görememiş birilerine renkleri gösterseydik mesela. Ayakları tutmayan birini bir çayırda koştursaydık? Bir yunusun gözünden okyanusu gezip, bir kuşun gözünden bulutlarda uçup, en sevdiğimiz yemeğin verdiği o hazzı lokma almadan yaşasaydık?
Toplu SMS ile dua yollayıp kandil kutlamaya alışan insanlık için hâlâ çok uçuk-kaçık geliyor, değil mi hepsi? Hatta her tanışmadığımız haz gibi ürpertici.
Bekleyelim...

.