Kısa bir aranın ardından

Artık sadece teknoloji nimetlerine değil, gelişimin tetiklediği trendlere de bakacağız.

Bana ayrılan bu alanı şimdiye dek sadece bir defa kişisel bir konuya ayırdım. Benim için her şeyden daha çok değer taşıyan anneannemin vefatı başka bir şeye yoğunlaşmama izin vermemişti. Bir kere daha kişisel bir konudan bahsetmek için izin istiyorum.
Radikal’in ilk gününden bu yana; yani 15 yıldan fazla süredir her hafta sizlerle bir şeyler paylaşıyorum. Ama son yazımdan bu yana neredeyse dört aydan fazla bir zaman geçmiş. Meslek hayatımın ‘yazısız’ geçen en uzun bu diliminin pek de hatırlamak istemediğim bir hikâyesi var. Yazımı teslim ettikten birkaç saat sonra hayatımın geri kalan bölümünü kökten değiştirecek bir olay yaşadım. Arkadaşımla buluşmak üzere tepesinde yola koyulduğum motosikletim yola akıtılan deterjanlı bir su birikintisinde kayarak sağ tarafa yattı. Sağ kolumun üstüne devrilen koca cüssemle humerus denen kolun omuzla birleştiği kısım tuz-buz oldu.
* * *
Yani siz 11 Ağustos 2011 günü burada Joseph Carl Robnett Licklider ile ilgili tespitlerimi okurken, ben bir titanyum plakanın altı saat süren bir ameliyatla 15 vida yardımıyla koluma sabitlenmesini bekliyordum. Büyük ölçüde hareket yeteneğini kaybeden sağ el ve kolumu daha ancak doğru dürüst kullanabiliyorum.
* * *
Ve işte karşınızdayım. Bu uzun dinlenme sürecini fırsat bilerek zarf ve mazrufta da bazı değişiklikler yaptım. Bundan böyle sadece teknolojinin yansıma, araç ve nimetlerine değil, gelişimin tetiklediği trendlere ‘de’ bakacağım. Yani pergelin çapı biraz daha büyüyor. Beraber olacağımız gün ise çarşamba.
Normal konulara dönmeden önce bu ıstıraplı sürecin öğrettiği en önemli bir bulguyu paylaşmak isterim: Plan yapmayın! O ünlü sözdeki gibi plan yapmak Tanrı’yı güldürmenin en kolay yolu. Hiçbirimiz bir saniye sonra yaşayacağımızı ve bir saniyede nelerin değişebileceğini bilmiyoruz.
Bu yüzden 2012’ye dair size en yürekten dileğim ‘sağlık’ olacak. Kabul buyurun.