Virüslü gözlükten görünenler

Parayla ilişkisine paralel olarak tekinsizleşen internet yeni araç ve ortamlarla daha da karmaşık bir hal alıyor.
Virüslü gözlükten görünenler

Çocuklar anne-babaların gözünde hep çocuk kalır derler. Doğruluğuna birçok acı-tatlı tecrübeyle ikna oldum. Sebebinin anılarımızın yoğunlaştığı zaman dilimi olduğunu düşünüyorum. Çocuğunuzun doğduğu (hayatınızın merkezi olduğu) zaman aynı zamanda onun hakkında en çok gözlem yaptığınız dönem. Siz olmadan yemek yiyemeyen, yatamayan, kalkamayan bir varlık olarak belleğinize kazınıyor. Sonrası ne yazık ki hızla sıradanlaşan, hayat telaşında unutulan hatıralara dönüşüyor. Sizin en çok anı biriktirdiğiniz bu kısa dönemin çocuğunuzun hiçbir şey hatırlamadığı yaşlarına denk gelmesi de yürek burkuyor ister istemez.

Bu yüzden evlat ebeveynin gözünde hep çocuk.

İnternet benim çocuğum değil ama anılarımdaki en yoğun hali emekleme çağları. Sen-ben-bizim oğlan günleri. Bir yerde kulağına ‘internet’ kelimesi çalınınca “Kim o konuşan acaba?” diye dönüp baktığın zamanlar. “Aman dikkat et gerçek ismini yazma, kimseye söyleme” dönemleri. Hacker’ın en büyük hedefinin çevirmeli ağ şifresi bulmak olduğu; trollüğün bile zekâ gerektirdiği o güzel günler mazide kaldı (ben hâlâ rüyada).

Paranın konuşmaya başladığı her ortam gibi internet de ticarileştikçe mümkün olan her şeyi ve herkesi yutma telaşına düştü. Dijital dünya, analog dünyanın uygarlık ve ticaret tarihinin hızlandırılmış bir tekrarını yaşamaya başladı.

Yine de bazı konuların internetteki özgül ağırlığı çok farklı. Güvenlik ve mahremiyet gibi.

Birkaç yazıma konu olan Google’ın internetten beslenen akıllı gözlüğü Glass çevresindeki tartışmaları takip ediyor musunuz bilmiyorum. Şimdiden birçok mekân bu gözlükleri kullanan müşterilerini içeri sokmuyor. Sokakta taktığı fark edilince saldırıya uğrayanların haberleri teknolojinin Mekke’si sayılan Silikon Vadisi’ne ev sahipliği yapan San Francisco’da dahi sıradan artık. Yüz milyonların cebine yerleşen akıllı telefonlardan daha marifetli değillerse de akıllı gözlüklerin teknofobikler için öncelikli hedefi olacağı kesin.

Fakat işin başka bir boyutu daha var. Google (aynen insansız otomobil projesi gibi) bu dev yatırımı biz hoşça vakit geçirelim diye yapmıyor. Kimileri hâlâ - bir arama motoru zannetse de Google dünyanın en büyük reklam satış şirketi ve bütün önceliği reklam gösterebileceği yeni mecralar, alanlar yaratmak. Glass da bu çabanın bir parçası.

Aynen web’de olduğu gibi akıllı gözlükler de hayatımız, ilgi alanlarımız ve zevklerimizle ilgili Google’a bilgi aktarmamız ve reklam tüketmemiz için yeni bir arayüz olarak hizmet verecek. Bizim dünyayı ardından seyrettiğimiz gözlük aynı zamanda bizi de izliyor. Şu anki haliyle mimiklerimizi anlayabiliyor (1.usa.gov/1hrvs0C). İleride sahip olacağı diğer algılayıcılarla başka yeteneklere de kavuşacaktır.

Mahremiyet ve güvenliğin bu yeni nesil dertlerine dalıp ebedi emsallerini unutmak olası. Oysa virüs, solucan, Truva atı gibi zararlılar hâlâ elektronik dünyanın en büyük tehdit kaynağı. Güvenlik şirketi Kaspersky’nin son raporuna göre Türkiyeli bilgisayar kullanıcılarının yüzde 44,9’u bu tip uygulamalardan mağdur (bit.ly/1hrx5vk).

Bu gibi zararlı yazılımlarda kullanılan teknikler o kadar gelişti ki takibi bile uzman kadrolarca yürütülen ve çok sabır gerektiren çalışmalara muhtaç hale geldi.

Bulaştığı sistemin bütün kontrolünü karşı tarafa sunan ve kısa sürede 100 ülkeden 500 bin bilgisayara bulaşmayı başaran RAT adlı meşhur kötücül yazılımı ele alalım. 2012’de yaratıcısının ABD’de tutuklanmasıyla başlayan yasal mücadele ancak geçen hafta tamamlanabildi. FBI tarafından yürütülen bilişim tarihinin bu en büyük operasyonunda 19 ülkede 90 hacker aynı gün tutuklanarak mahkemeye sevk edildi.

Karanlık tarafın lordları her zaman paranın peşinde değil. İşin siyasi tarafı da var. Elektronik istihbarat, siber savaş gibi terimleri daha sık duyuyor olmamız tesadüf değil. Bu konudaki en aktif 3 ülke Rusya, Çin ve ABD. Bu silahı en hoyratça ve gizlenme ihtiyacı duymadan kullanan ülkeyse Rusya (bit.ly/1hrC4fm).

Bu konudaki en kanlı cepheyse Çin ile ABD arasındaki. İki ülke de sürekli birbirini internet üstünden casusluk yapma, bilgi sızdırma ve saldırmakla suçluyor. Gerilim o kadar yükselmiş durumda ki ABD’de düzenlenen dünyanın en ünlü hacker etkinliklerinden Def Con ve Black Hat’e Çinli (hacker) ziyaretçilerin katılımının engellenmesine karar verildi. İlginç bir ayrıntı olarak organizasyon komiteleri bu karara şiddetle karşı çıkarak katılmak isteyen Çinlilere vize alabilmeleri için her türlü yardımı yapacaklarını bildirdi.

Haftaya işin doğrudan bizi de ilgilendiren daha üprertici bir tarafına bakacağız.

Dünyanın en ucuz 3D yazıcısı

QU-BD ya da uzun ismiyle Quint Essential Universal Building Device, tasarladığınız objeleri fiziken üreten 3 boyutlu yazıcılar ligindeki en yeni seçeneklerden. Benzerlerinden ayıran özelliğiyse onun bu kategorideki en uygun fiyatlı ürün olması. Hayata geçmek için 9 bin dolara ihtiyaç duyan ve Kickstarter sitesindeki destekçilerinden 400 bin dolardan fazla fon toplayan girişim 199 dolara 3D yazıcı sahibi olmamızı mümkün kılıyor (bit.ly/1hrJsHB).