Yerden, gökten hizmet fışkıracak

İnternet devlerinin yeni hevesleri robotlar, sanal gerçeklik kaskları ve insansız hava araçları. Neden dersiniz?
Yerden, gökten hizmet fışkıracak

Google ile bu robot arasında bir ilişki kurabildiniz mi?

Doksanlı yılların interneti bugünküne dair pek az ipucu içeriyordu. Web şirketlerinin müşteri kitlesi internete bir telefon numarasını arayıp saniyede en fazla 56 kbit hızla bağlanabilen kişilerdi (bugün Türkiye’de satın alabileceğiniz en yavaş bağlantıdan 18 kat yavaş). Henüz emekleme dönemindeki web tarayıcılarının en büyük marifeti hiç kimsenin izlemeden geçtiği flash animasyonlu introlar göstermekten ibaretti.

Fakat girişimci ve yatırımcılar paranın kokusunu almış, hücumu başlatmıştı. Daha hizmete bile geçmemiş siteler milyon dolarlar topluyor, ne yaptığı anlaşılamayan girişimciler dergi kapaklarını süslüyordu. Neredeyse hiçbir gelir modeli olmayan sitelerin hisseleri havada kapışılıyordu. O dönem işlem gören 371 web şirketinin toplam değeri 1,3 trilyon dolara çıkmıştı. Bu tutar o dönem ABD borsasının yüzde 8’ini oluşturuyordu.

Bu ‘siber lale devri’ 1999’a kadar sürdü. 10 Mart 1999 tarihinde ‘takke düştü, kel göründü’. Teknoloji şirketlerinin işlem gördüğü NASDAQ borsası yerle bir oldu. Türkiye dahil dünyanın hemen her yerindeki internet yatırımları ağır yara aldı. Birçok girişim ve yatırım senelerce uykuya yatırıldı.

Kimileri milyar dolarların havada uçuştuğu bu günlerin de yeni bir çöküşe gebe olduğunu iddia ediyor. Hiçbir geliri olmayan iki girişimi düşünelim: Fotoğraf paylaşım ağı Instagram ve sohbet uygulaması Whatsapp. İlki 1, ikincisi 19 milyar dolara Facebook’un oldu. Bunları ‘kelle avcılığı’ dışında bir mantıkla açıklamak güç. 32 çalışanıyla yılda 19 milyon dolar getiren Whatsapp’ın kullanıcı başına 42 dolarla değerlenmesi mantıkla çelişiyor. Benzer şekilde sürekli daha fahiş fiyatla el değiştiren Skype, en son 2011’de 8,5 milyar dolara Microsoft tarafından satın alınmıştı. Sonuca yönelik yorumu size bırakayım.

Bütün bunlara rağmen cepleri reklam gelirleriyle tıka basa dolan internet devlerinin şirket alışverişi asla hız kesmiyor. Kaçanın anında rakibe gittiği enteresan bir yarış bu. Herkes sepet doldurma peşinde. Çürük-çarık sonra bir şekilde ayıklanır nasıl olsa. Örneğin Facebook geçen ay (şahsen daha bir Kickstarter projesiyken takip etmeye başladığım) sanal gerçeklik platformu Oculus’u tam 2 milyar dolara satın aldı.

Daha iki yıl önce hayata geçebilmek için 250 bin dolar arayan Oculus önce 2,5 milyon dolar destek topladı (kck.st/1eCdrAQ), ardından ünlü yatırımcı fonu Horowitz’ten 75 milyon dolar destek aldı ve en sonunda Facebook’un oldu. Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’ün bunu duyurduğu paylaşımında epey fantastik hayaller sıralanıyor (on.fb.me/1kUL6Z8). Oculus’un kurucusu Palmer Luckey ise hâlâ kendisine Kickstarter’da yatırım yapan 9522 kişinin isyanını bastırmakla meşgul.

Facebook’un en son hevesi kendi para birimi ve ödeme sistemine sahip olmak. Bu konudaki ilk denemesini 2009’da tanıtıp 2011’de kapattığı (daha doğrusu hediye kartlarına çevirdiği) Facebook Credits ile yapmıştı (on.fb.me/1qXiM5F). Yüzde 30 gelir vergisi kestiği bu model kendisi dahil kimseyi memnun etmemişti.

Facebook, en büyük yurtdışı merkezinin bulunduğu İrlanda’da Merkez Bankası’ndan aldığı onayla para toplama, saklama, ödeme ve takas yapma yetkisi aldı (FacebookBank hayırlı günler diler). İlk hedef bunu Paypal benzeri bir ödeme sistemiyle desteklemek.

Wallet adı altında neredeyse aynı hizmeti sunan Google da bu alanda bir türlü maya tutturamadı. Yine de 3 yıl içinde 721 milyar dolara ulaşması beklenen mobil ödeme pazarı herkesin iştahını alabildiğine kabartıyor.

Adını anmışken Google cephesini de özetleyelim. İnternet reklam gelirinin aslan payıyla kasasını tıka basa dolduran internet devi, görülmemiş bir hızda satın almalarını sürdürüyor. Şirketin önceki gün duyurduğu yenilik, elektronik reklamların fiziki dünyadaki tüketimle ilişkisini çözmeyi hedefliyor. Google, internet reklamlarında sunacağı indirim kodlarını sadakat kartlarımızdaki bilgilerle eşleştirecek. Böylece gösterdiği reklamların internet dışı alışverişlerimizdeki etkisini de ölçebilecek (sizi de benim kadar ürpertti mi?). 2012’de aynısını deneyen Facebook başarısız olmuştu. Google becerebilecek mi, göreceğiz.

Şirket pazartesi günü ilginç bir satın almaya daha imza attı. Güneş panelleri kullanan -ve bu sayede beş yıl havada kalabilen- insansız hava aracı (drone) üreticisi Titan Aerospace, açıklanmayan bir bedelle Google’ın portföyüne katıldı. Facebook ve Google’ın balonlarla gökyüzünden internet erişimi sunma hevesi malum. Titan’ın bu yarışta Google’ın elini hayli güçlendireceği kesin (harita hizmetine katkılarını da unutmamak gerek).

Bu süreçte Google ekseninde anlayamadığım tek yatırım ABD ordusuna robot üretmek için kurulan Boston Dynamics oldu. bit.ly/1qXkvrL adresindeki meşhur Big Dog adlı ‘cisim’ Google’ın güzel hatırı için dahi sempati beslenebilecek türden değil. Savioke adlı bir robot üreticisinin de geçen hafta Google’dan yatırım aldığını kayıtlarımıza geçirmiş olalım.

Memleket özetine gelirsek tek cümle yeterli: O boyu devrilesice Twitter hâlâ bir ofis açamadı.

Evlerine ateşler düşsün.

Hararetli bir ilişki
Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (KAIST), vücut ısısını elektrik enerjisine çeviren hafif ve esnek bir jeneratör geliştirdi. Vücuda bir bant gibi yapışan cihaz insan teninden topladığı ısıyı küçük ölçekli mobil cihazları şarj etmekte kullanabilecek. Yüzeyin büyüklüğüyle orantılı olarak daha fazla enerji sağlamak da mümkün. 

Şu an 10x10 cm boyutundaki 13 gramlık yüzeyden 40 mW elektrik üretilebiliyor. (rsc.li/1qXlyrM)