Yılda 100 kat kazandıran yatırım

Tamamen internette doğmuş, arkasında hiçbir devlet ve ekonomik sistem olmayan bir para biriminin yaşama şansı var mıdır? Bakalım...
Yılda 100 kat kazandıran yatırım

Üstüne rakamlar yazılmış kâğıt ve metal parçalarına ‘para’ unvanını veren ve karşılığındaki değeri garanti eden nedir? Şüphesiz onu basan devletin sosyal, ekonomik, askeri ve siyasi gücü. Peki arkasında hiçbir devlet bulunmayan bir para biriminin yaşama şansı var mı dersiniz? Görünen o ki var. 

İki haftadır internetin alternatif ekonomilerinden söz ediyorum (bit.ly/1dJg1Rd). Bu hafta sıra Bitcoin’de (BC diyelim). Ama öncesinde bilgileri pekiştirmek için biraz yakın tarihe bakalım.
ABD’li zengin bir aileden gelen David Chaum, ülkenin en iyi üniversitelerinden birinden aldığı matematik eğitimi sonrası dünyanın en iyi 5 kriptoloğundan (şifrebilimci) biri oldu. Elektronik imza, anonim iletişim, gizli dosya paylaşımı ve güvenilir dijital oylama mekanizmaları gibi birçok farklı konuda ses getiren çözümler ortaya koydu.
Ardından aklına internet tabanlı bir para sistemi geldi ve bu uğurda bütün kariyerini yakarak 1990 yılında DigiCash’i kurdu. 

Dijital ve şifreli para sistemi DigiCash, 1980’lerde parlayan şifrepunk adımının teknolojik altyapısı olacaktı. Şirket kullanıcıdan yatırımcıya herkeste heyecan yarattıysa da bir dizi yönetimsel hata yüzünden 1998’de iflas etti. 

Ve olaylar gelişir
Fakat Chaum, bu girişimiyle birçok kişinin aklına dijital bir paranın mümkün olabileceği fikrini yerleştirmeyi başarmıştı. Arkasından eGold, eBullion, GoldMoney ve (geçen hafta söz ettiğim) Liberty Reserve gibi pek çok girişim hayata geçti. Onların da çoğu kara para aklamada rol oynadığı gerekçesiyle mahkeme kararlarıyla kapatıldı (bu süreçlere dair bir infografiği bit.ly/19wpDOm adresinde bulabilirsiniz). İnternetin yaygınlaşmasıyla palazlanan kripto-anarşizm akımının etkisiyle 2009’da ortaya Bitcoin adlı yeni ve farklı bir elektronik para birimi çıktı. Satoshi Nakamoto adlı bir fikir babası var ancak tahmin edeceğiniz gibi bu sahte bir kimlik. Yaratıcısının gerçekte kim olduğunu bilen yok. Aslında bunun pek önemi de yok. 

BC, bir dizi matematik işlem sonucu üretilebilen ve teorik olarak en fazla 21 milyon adet olabilen (basılabilen de denebilir) bir elektronik para birimi. Fiziki bir formu yok. Kredi kartınızdaki para gibi elektronik bir varlık. Herhangi bir merkezi, yöneticisi, garantörü de yok. Havale ettiğiniz ya da tahsil ettiğiniz tutarlarda komisyon, havale masrafı, gelir vergisi, arbitraj gibi ek maliyetlerin de hiçbiri yok. Alışı da satışı da internet üstünden. 

İlk ticari işlemi 2010 yılında gerçekleşen BC ben bu yazıyı yazarken toplam 2,8 milyar dolarlık toplam piyasa değerine ulaşmıştı (bit.ly/19wncLC). Son 1 yılda yatırımcısına 100 kat kazandırdı. Şu an 1 BC, 223 ABD Doları’na karşılık geliyor (bit.ly/19wn7HG). Hatta geçen hafta Kanada’da bir kafede BC tabanlı ilk ATM cihazı hizmete girdi. 

Bu kadar kârlı ve popüler bir yatırım enstrümanının başıboş kalmayacağını tahmin edersiniz. Örneğin 55 milyar dolarlık bir hedge fonu yöneten Michael Novogratz, New York’ta düzenlenen UBS toplantısında şahsen BC’ye yatırım yaptığını açıkladı. Facebook’un kuruluş döneminde Mark Zuckerberg’den şefkat tokadını yiyen Winklevoss kardeşler de popüler yatırımcılar arasında. 

Alternatif yatırım sepetleriyle tanınan SecondMarket, sadece BC’yi temel alan yeni bir fonu pazarlıyor. Katılmak için gözden çıkarmanız gereken minimum tutar 25 bin dolar (bitcointrust.co). 

Dünyanın büyük bölümünün adını bile duymadığı BC öyle bir rüzgâr yarattı ki onunla ilgili kurulan internet girişimleri şimdiden 200 milyon dolardan fazla yatırım aldı. Elbette yeni hevesleri de tetikledi. Bugün BC’den ilham alarak geliştirilmiş Litecoin, Ripple, PPCoin ve Feathercoin gibi bir dizi alternatif e-paralar var. Yenileri de sırada. Elbette ekonomik olarak henüz ağabeylerine yaklaşabilmiş değiller. 

Karanlık yüzün sureti
BC’nin yumuşak karnı anarşik yapısı. Herhangi bir yönetimi ya da regülasyonu olmadığından, aklanmaya muhtaç kara parayı da kendine çekiyor. Yazının başında değindiğim benzerlerinin mahkeme kararlarıyla kapatılmasının ve varlıklarına el konmasının sebebi de aynıydı. Ancak BC’nin bir merkezi olmadığından tüm sistemi durdurmak, varlıkları dondurmak mümkün değil. Sadece yakaladığınız kişinin varlığına el koyabiliyorsunuz (şifresini çözebilirseniz). Bu yüzden uyuşturucudan soygun ganimetlerine kadar neredeyse bütün pis işler BC’yi tercih eder hale geldi (örnekler için geçen haftaki yazıma bakabilirsiniz). Bu yüzden BC’yi geleneksel para birimlerine çeviren 22 site vergi kaçırma ve para aklama gibi ciddi suçlamalarla teknik incelemede. 

Günde 40 bin BC işlemi yapan Mt.gox sitesi de bunlardan biri. Yapılan son baskınla 5 milyon dolarlık gelirine el konulan site artık tüm işlemlerde fotoğraflı kimlik ile kaydı şart koşarak paçayı kurtardı (yani devletle işbirliği yaparak). 

Gerçi kazancınızdan biraz feragat etmeye hazırsanız yüzde 2,5 komisyonla bütün kara paranızı BC ile aklayan sistemler de yok değil (app.bitlaundry.com).
Öte yandan John Hopkins Üniversitesi’nden bir profesör ve çalışma grubu BC işlemlerini takibi imkânsız bir anonim yapıya büründürecek Zerocoin adlı bir ek katman üstünde çalışıyor. Buna özel bir patent bile aldılar (zerocoin.org). 

Toparlayacak olursak; arkasında hiçbir devletin olmadığı, tamamen açık kaynaklı bir elektronik para sistemi bugün 3 milyar dolara yakın bir hacme ulaştı ve yatırımcısına inanılmaz gelir sunuyor. Şimdiden irili ufaklı pek çok işletme ödeme ve tahsilat için tercih ediyor. Ve yakın gelecek çok daha enteresan BC haberlerine gebe gibi görünüyor. Fırsat buldukça bakmaya devam edeceğiz.