Belgrad'dan geliyorum

Müslüman coğrafyada kızların böyle bir başarıya ulaşması öteki coğrafyalara göre kat kat daha önemli ve değerli.

Voleybol kadın milli takımımızın sponsoru olan VakıfBank’ın davetlisi olarak hafta sonunu Belgrad’da final maçlarını izleyerek geçirdim. Voleybolcu kadınlarımız destan yazmaya devam ettiler, Avrupa şampiyonluğunu kıl payı ellerinden kaçırdılar ama Avrupa üçüncülüğünü aldılar. Kızlarımızla ne kadar övünsek ne kadar gururlansak azdır. Avrupa şampiyonu İtalya’yı bir kez grup aşamasında bir kez de yarı finalde, dünya şampiyonu Rusya’yı da çeyrek finalde devirerek büyük bir başarıya imza attılar. İşin en güzel yanı kadın voleybolundaki başarının artık süreklilik kazanmış olması. Eğer Avrupa Şampiyonası’nı şampiyon ya da ikinci tamamlayabilseydik dünya şampiyonasına doğrudan katılabilecektik. Yine de üçüncülük çok önemliydi çünkü bu üçüncülük bizim dünya kupasına wild card alarak katılmamızda önemli bir katkı sağlayacak. Vakıfbank’ı, genel müdürleri Süleyman Kalkan’ı ve milli takımımıza VakıfBank’ın sponsor olmasını sağlayan, destekleyen herkesi kutluyorum. Her şeyden önce bu işe girmeleri milli takımımıza uğurlu gelmiş görünüyor.
Kulüplerin başarıları
Kadın voleybolcularımız milli takım düzeyinde dünyanın sayılı takımları arasına girdikleri gibi kulüplerimiz de hiçbir spor dalında olmayan başarıları Türkiye’ye taşımaya devam ediyorlar. Eczacıbaşı, VakıfBank ve Güneş Sigorta’nın Avrupa’daki ikinci ve üçüncü kupa şampiyonlukları ve Avrupa Şampiyonlar Ligi ikincilikleri, üçüncülüklerinden sonra voleybol kadınlarda en üst düzey başarılar peş peşe gelmeye başladı. 2010 yılından bu yana Fenerbahçe Acıbadem’in Avrupa Şampiyonlar Ligi ikinciliğini, dünya kulüpler şampiyonluğunu, VakıfBank’ın Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu, yıldız kız milli takımımızın Avrupa ve dünya şampiyonluğunu ve kadın milli takımımızın Avrupa üçüncülüğünü yaşadık. Hiçbir spor dalında böylesine süreklilik kazanmış bir başarımız yok. Onun için kızlarımıza ve onlara bu imkânları sağlayanlara teşekkür borçluyuz.
Şimdi sırada Katar’da düzenlenen Dünya Kulüpler Şampiyonası var. 5 kıta şampiyonu ve bir de wild card davetlisi arasında düzenlenen bu şampiyonada Fenerbahçe Acıbadem geçen yıl dünya şampiyonluğunu kazanmıştı. Bu yıl bu şampiyonaya VakıfBank Avrupa şampiyonu unvanıyla katılıyor. Milli takımın iskeletini oluşturan oyuncuların yer aldığı VakıfBank’ın bu şampiyonluğu ikinci kez Türkiye’ye getireceğine inanıyorum.
Bizim kızların başarısı çok değerli
Müslüman coğrafyada kızların böyle bir başarıya ulaşması öteki coğrafyalara göre kat kat daha önemli ve değerli. Spora başlama yaşını genellikle on yaşın altı olarak kabul edersek Türkiye’de bu spora girebilecek kız sayısı Avrupa, Amerika, Uzakdoğu’ya göre çok daha düşük. Çünkü kız çocukların önemli bir bölümünün o kıyafetle spor yapması aileleri tarafından bırakın desteklenmeyi kabul edilemez bir durum olarak görülüyor. O nedenle Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu ülkelerinde yüz kızdan yirmisi bu spora girebiliyorsa bizde belki bin kızdan ancak biri girebiliyor. O nedenle bizim kızlarımızın başarısı ötekilerin başarısından çok daha değerli.
Yabancı oyuncu sayısının Türkiye’deki maçlarda 2+1 olarak sınırlanması kararında ısrar ettiğinde Voleybol Federasyonu Başkanı Ünal Karabıyık’ı eleştirmiştim. Özellikle yıldız kız takımımızın Avrupa ve dünya şampiyonluğundan ve kadın takımımızın Avrupa üçüncülüğünden sonra eleştirimin yanlış olduğunu düşünüyorum. Başkan haklı çıktı, onun için de eleştirimi geri alıyorum. Türk kadın voleybolunun bu aşamaya gelmesindeki katkılarından dolayı kendisini ve federasyonu kutluyorum.