Platini'ye açık mektup

UEFA'nın, Fenerbahçe ile ilgili olarak alınmasını istediği ihraç kararı TFF tarafından alınmış ve masumiyet karinesi çiğnenmiştir.

Sayın Başkan,
Türkiye’ye gönderdiğiniz müfettişin verdiği bilgiler doğrultusunda Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi için TFF’ye karar aldırdınız. Müfettişinize verilen belge ve bilgiler sanıklara ve avukatlarına gizlilik gerekçesiyle henüz verilmediği için onlar savunma yapabilmeyi beklerken siz, hukukun en temel ilkelerinden birisi olan savunma hakkının çiğnenmesine ve savunmaları henüz alınmamış yöneticilerin kulübüne ceza verilmesine neden oldunuz. Hukukta karar vermeden önce karşı tarafı da dinlemenin gerekli olduğunu söyleyen savunma hakkı ‘audi alteram partem’ kutsaldır. Yargılama yetkisi olmayan bir federasyonun tek taraflı kanaate göre karar vermesi ise hukuk dışıdır.
Ceza hukukunun ilkelerinden birisi mahkeme aksine karar verinceye kadar kişilerin masum olduğunun kabulüdür. Buna ‘masumiyet karinesi’ deniyor. Şike kişilerce yapılır ve yapan kişiler yasalara göre cezalandırılır. Şike yapan yöneticilerin kulüpleri de sorumlu tutulur ve onlar da cezalandırılır. Buraya kadar anormal olan bir şey yok. Kişilerin suçlu olup olmadıkları ancak yargılamanın sonunda belli olacakken onların işlediği iddia edilen suçlardan ötürü kulüpler bu süreç beklenmeden cezalandırılıyorsa anormallik ortaya çıkar. Çünkü bu durumda masumiyet karinesi kişilere uygulanmış ama kulüplere uygulanmamış olur. UEFA’nın, Fenerbahçe ile ilgili olarak alınmasını istediği ihraç kararı TFF tarafından alınmış ve masumiyet karinesi çiğnenmiştir. Bu durumda kulübün tutuklu bulunan başkanı ilke olarak halen masum kabul edilmeye devam edilirken kulüp suçlu ilan edilmiştir.
Şike, disiplin suçu kavramını çok aşan bir eylemdir. O nedenle bunun federasyon kararına dayanan bir talimatla düzenlenmesi yanlıştır. Bunların yasa ile düzenlenmesi ve kişilerin yaptığı eylemlerle bağlantısı dikkate alınarak yargılama sonucuna göre hareket edilmesi gerekir. Futbol Disiplin Talimatı’nda yer alması gereken şey, şike suçunun yargılama sonucunda kesinleşmesi halinde ne yapılacağı konusu olmalıdır. Şike gibi önemli bir olayda bir federasyon kanaate göre karar aldığında mahkemeye gerek kalmadan ceza uygulanmakta, bu da ‘doğal yargılama ilkesine’ aykırı düşmektedir. Sizin TFF’ye aldırdığınız karar, doğal yargılama ilkesinin çiğnenmesine yol açmış durumdadır. 

İsviçre’ye uygulatamadınız
İsviçre’nin Sion takımının yaptığı bir usulsüzlüğü Celtic takımı UEFA’ya bildirince siz, İsviçre Futbol Federasyonu’ndan Sion takımını Avrupa liginden çekmesini istediniz. İsviçre Futbol Federasyonu’nun size yanıtı, hepimize verilmiş bir hukuk dersi gibiydi:
“Bu dava şu anda İsviçre yargısında görüşülüyor. Dava sonuçlanana kadar istediğiniz yolda bir işlem yapamayız.”
Belki biliyorsunuzdur, biz hukuk sistemimizi büyük ölçüde İsviçre’den almış bulunuyoruz. Ne yazık ki sistemi alırken onu hakkıyla uygulayabilecek cesareti alamamışız.
Sayın Başkan,
Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılmaması konusundaki kararı siz almayıp TFF’ye aldırmakla olası bir tazminat yükünden UEFA’yı kurtarmayı amaçladınız. Ama sizi temin ederim ki hukuku İsviçre’deki gibi cesaretle uygulayabilenler, aksi bir gelişme halinde yalnız TFF’yi değil, sizi de büyük tazminatlarla karşı karşıya bırakacaktır.
Fransızca bilmediğim için bu mektubu Türkçe yazdım. Size Fenerbahçe hakkında bizim basında çıkan iddiaları Fransızcaya çevirip kanıt diye verenlerin, bu yazıyı da çevirip verme nezaketini göstereceklerini umuyorum.