Radikal'de son yazım

Radikal'deki bu son yazımı yazarken bir yandan da Chopin'in ballade'ını dinliyorum.

Ne zaman bir yerden ayrılacak olsam bir Chopin müziği çalınır kulağıma.
Radikal’den ayrılma meselesinin ortaya çıktığı günün akşamında Antalya’da kaldığımız otelin barındaki piyanistten Chopin’in ballade’ını duyduğumda hiç şaşırmadım. Demek ki veda zamanı gerçekten gelmişti. Bakmayın siz bu yazıyı ertelediğime, aslında eylül başında sizlerle vedalaşmam gerekiyordu.
12 yıldan beri Radikal’de yazıyorum. İyi, kötü, doğru, yanlış bir şeyler yazıp durdum burada. Yazılarıma yorumlar yaptınız, bana e-postalar yolladınız. Bazen yazdıklarıma kızdınız, bazen beğendiniz, ama hiçbiriniz, Fenerbahçe ile ilgili yazılarım dışında, bir tarafı tuttuğumu söylemediniz. Aslında elbette taraf tutuyorum ama bunu yazılarıma karıştırmamaya çalıştım. Çünkü ben günlük yazı da yazsa bilim adamının objektif olması gerektiğine inanıyorum. Yazılarımın çıktığı günlerde köşe yazarlarının yazılarını topluca yayımlayan sitelerde en çok okunan ekonomi yazarlarının başında yer almam sizin ilginiz sayesinde oldu. Bu, yazılarımın beğenildiği ve izlendiğinin en açık ifadesiydi ve o nedenle de çok gurur vericiydi. Okurlarıma ne kadar katkım olduğunu bilemem ama yazılarımı eleştiren, yorum yapan, beğenisini ileten okurlarım benim düşüncelerime büyük katkı yaptı.
Radikal’deki bu son yazımı yazarken bir yandan da Chopin’in ballade’ını dinliyorum.
Bana Radikal’de yazma olanağı tanıyanlara, Radikal ailesine, beni yıllardır izleyen, eleştiren, yüreklendiren, yazılarıma yorum yapan ve görüş veren okurlarıma teşekkür ediyorum.
Bir gün belki yine karşılaşırız. Şimdilik hoşça kalın.