scorecardresearch.com

Ne oldu bizim Gini'ye?

ABD'li iktisatçı Max O. Lorenz 1905 yılında gelir dağılımı eşitsizliğini ölçmekte kullandığı bir yöntem geliştirdi. Dikey eksende yüzde 20'lik birikimli gruplar olarak geliri, yatay eksende de yine yüzde 20'lik birikimli gruplar olarak nüfusu gösteriyordu.

ABD’li iktisatçı Max O. Lorenz 1905 yılında gelir dağılımı eşitsizliğini ölçmekte kullandığı bir yöntem geliştirdi. Dikey eksende yüzde 20’lik birikimli gruplar olarak geliri, yatay eksende de yine yüzde 20’lik birikimli gruplar olarak nüfusu gösteriyordu. Bu iki eksenin kesiştiği sıfır noktasından sağa yukarı doğru 45 derecelik eğimle çizilen çizgi gelir dağılımının mutlak anlamda eşit olduğu doğruyu ifade ediyordu. Çünkü bu doğru üzerindeki her nokta eşit sayıda nüfus grubunun gelirden eşit miktar pay aldığı noktaydı. Bu çizgiden aşağıya doğru uzaklaşıldıkça gelir dağılımı bozuluyor demekti. Gerçek hayatta görülen ve 45 derecelik doğrunun altında yer alan eğriye Lorenz Eğrisi adı veriliyor.
İtalyan istatistikçi Corrado Gini, Lorenz tarafından geliştirilen bu sistemi 1912 yılında yazdığı bir makalede bir katsayıyla ifade ederek gelir dağılımı ölçümünü yeni bir kalıba oturttu. Katsayı, mutlak eşitlik çizgisini ifade eden 45 derecelik doğrunun altındaki alan ile gerçek hayatta ortaya çıkan aşağıya doğru sarkmış eğrinin üzerindeki alan arasındaki orantıya dayanıyordu. 0 ile 1 arasında değer al an bu orantıya Gini katsayısı adı veriliyor. Herkesin aynı gelire sahip olduğu bir toplumun Gini katsayısı 0 iken tüm gelirin bir kişide toplandığı toplumun Gini katsayısı 1’dir. Buna göre Gini katsayısı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliği azalırken bire yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliği artar.
Türkiye’de gelir dağılımı araştırmaları çok gürültü kopardığı için düzensiz biçimde yapılıyordu. Örneğin 1994 yılından 2002 yılına kadar gelir dağılımı araştırması yapılmadı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2002 yılından itibaren bu araştırmaların sonuçlarını yıllık bazda yapılıp yayımlamaya başladı. Bu süreklilik adımı biz iktisatçılar için çok hoş bir sürpriz olmuştu.
Aşağıdaki tabloda size bu araştırmaların sonucunda elde edilen ilgili yılların Gini katsayılarını sunuyorum. 2007 yılı için verilen Gini katsayısı Birleşmiş Milletler’in (BM) İnsani Gelişme Raporu’ndan alınmıştır. Tabloda 2002’den 2005’e kadar gelir dağılımında önemli bir düzelme yaşandığını izliyoruz. 2002’de 0.44 olan katsayı, 2005’de 0.38’e inerek sıfıra yaklaşmaya yönelmiş ki bu gelir dağılımında düzelme olduğunu ortaya koyuyor. 
Yıllar yılı düzenli yapılmayan gelir dağılımı araştırmaları neredeyse periyodik hale gelmişken 2006’dan itibaren yine yapılmaz oldu. 8 Ekim 2009 tarihli BM İnsani Gelişme Raporu’ndaki bir tabloda ülkelerin 2007 yılındaki Gini katsayıları yayımlandı. Orada gördük ki, Türkiye’nin 2007 yılı Gini katsaysısı yeniden kriz öncesindeki düzeye (0.43’e) yükselmiş ve o zaman anladık ki işler iyiye giderken sürekli yapılan ve yayımlanan gelir dağılımı araştırması  işler kötüleşince yapılmaz ya da yayımlanmaz olmuş. 
BM’den öğrendiğimiz 2007 yılı Gini katsayımız, gelir dağılımındaki düzelmenin ekonomik krizden kaynaklandığını açıklıyor. Bunu zaten tahmin ediyor ve söylüyorduk. Yani düzelme köklü bir düzelme değil krizin yarattığı bir düzelmeydi. 2009 yılındaki kriz, gelir dağılımında yine geçici bir iyileşme sağlayacağına göre TÜİK, ara verdiği gelir dağılımı araştırmalarına 2010’da yeniden başlayacak demektir. 

http://www.radikal.com.tr/9601439601431

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Gini katsayısı ile sermaye birikimi arasındaki ilişki nedir? - İtaatsiz

Yani bir ülkenin (bürokrasinin tarımsal artık değere el koyduğu) Asya tipi bir üretim tarzından kapitalist bir üretim tarzına geçmesi için gerekli sermaye birikimini sağlaması için gini katsayısı ne olmalı? Böyle bir araştırma var mı?