Trafik terörü ne yazık ki bitmiyor

Türkiye'de son 12 yıldaki trafik kazalarında hayatı kaybedenlerin sayısı 50 binlere yaklaşmış durumda. Cezalar caydırıcı değil . Çözümün temeli eğitim ve saygı.

 
Türkiye, komşularındaki savaş, barış sürecindeki aksaklıklar ,maden kazaları derken zor bir dönemden geçiyor. Son günlerde ihmal yüzünden artan trafik kazaları da üzüntü ve kayıplarımızı maalesef artırıyor. Isparta'da da mevsimlik tarım işçilerini taşıyan araçta bulunan 47 kişiden 18’inin trafik kazasında yaşamını yitirmesi bu gidişle ne ilk ne de son olacak. Çünkü ülkemizde ne yazık ki trafik konusunda yeterli eğitim ve saygıya sahip değiliz.

10 milyon kazada 48 bin kayıp, 2,3 milyon yaralı

Önceden tekstil sektöründen tanıdığımız ve halen CHP İstanbul milletvekilliği görevini yürüten Umut Oran trafik kazaları sonrasında üzücü verileri ve çözüm önerilerini bizimle paylaşmış.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın istatistikî verileri vahim tabloya işaret ediyor. Bu verilerden yaptığı hesaplamaya göre 2003 yılı başından bu yılın Eylül sonuna kadar olan dönemde Türkiye yollarında 10 milyon 261 bin 360 trafik kazası meydana gelmiş. Bu kazaların 1 milyon 318 bin 753’ünü ölümlü ve yaralanmalı kazalar oluşturmuş.. Bu kazalarda toplam 48 bin 349 kişi hayatını kaybederken 2 milyon 318 bin 740 kişi de yaralanmış.

Sürücü kusurları ilk sırada

Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 87.2 oranı ile en büyük bölümünde kusur sürücülere ait. Bu kazalarda ölenlerin de yarıya yakınını yine sürücüler oluşturuyor. Ölümlü-yaralanmalı kazaların yüzde 10.4 oranındaki bir bölümüne ise yayalar yol açıyor. Araç, yol, yolcu gibi unsurların yol açtığı ölümlü-yaralanmalı kazaların oranı ise son derece düşük. Sürücü kusurlarının başında ise hız faktörü geliyor. Bu tür kazalara yol açan sürücü kusurlarının dağılımına bakıldığında “araç hızını yol, hava, trafiğin gerektirdiği koşullara uydurmama” faktörü yüzde 33.9’la en büyük payı oluşturuyor. Ölümlü-yaralanmalı kazalarda; kavşak, geçiş önceliğine uymama kusuru (yüzde 14.9), arkadan çarpma (yüzde 7.9), manevraları düzenleyen genel şartlara uymama (yüzde 7.5) ve dönüş kurallarına uymama (yüzde 7.2) gibi kusurlar ilk sırada yer alıyor.

Yandan çarpmalar ölümle sonuçlanıyor

Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına karışan araçların cinsine bakıldığında yüzde 50.9’la otomobiller en büyük ağırlığı oluşturuyor. Bunu yüzde 15.5 oranıyla kamyonetler, yüzde 14.7 ile motosikletler izliyor. Diğer araç cinslerinin ölümlü-yaralanmalı kazalardaki payı çok düşük düzeylerde. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 29.6 ile en büyük bölümü, yandan çarpma şeklinde yaşanıyor. Bunu yüzde 21.4 oranıyla yayaya çarpma, yüzde 10.5’le arkadan çarpma, yüzde 10.4’le devrilme, savrulma, takla, yüzde 9.5’le yoldan çıkma izliyor.  Bu tür kazalara yol açan diğer unsurlar engel/cisim ile çarpışma, karşılıklı çarpışma, duran araca çarpma, yan yana çarpma, araçtan insan düşmesi, hayvana çarpma, çoklu çarpışma, zincirleme çarpışma, araçtan cisim düşmesi olarak sıralanıyor.

12,9 milyar TL ceza kesildi, çözüm olmadı!

Ocak 2003-Eylül 2014 döneminde araç sürücülerine kurallara aykırı davranışları dolayısıyla 101 milyon 99 bin 708 trafik cezası düzenlendi. Bu kapsamda 12 milyar 981.6 milyon liralık trafik cezası uygulandı, 7 milyon 349 bin 292 araç trafikten men edildi. Baz alınan dönemde yıllık 6 milyon dolayındaki ceza sayısının 13 milyonu aştığı, kesilen yıllık ceza tutarının 334 milyon liradan 2.3 milyar liraya, yılda trafiğe çıkması yasaklanan araç sayısının da 200 binlerden 800 binlere çıktığı gözleniyor. Trafik kuralı ihlallerine yönelik para cezası ve diğer yaptırımlar her yıl daha da ağırlaştırılıyor. Ancak kaza ve ölüm sayısı hızla artmaya devam ediyor. Uygulanan ceza ve yaptırımlar trafik kazalarını önlemede yeterli olmuyor.

Çarpık ulaşım altyapısı

Umut Oran’a göre kazalarda, mevcut karayolu ağırlıklı ulaşım alt yapısının da önemli payı bulunuyor. Ülkemizde yük taşımacılığının yaklaşık 70’i, yolcu taşımacılığının yüzde 90’ı karayolu ile yapılmakta. Türkiye’de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 20 milyona yaklaşıyor. Ulaşım maliyetlerini yükselten bu durum kara yollarının yükünü, trafik yoğunluğunu ve kaza riskini de artırıyor. Kara yollarının ülke ulaşımında temel seçenek ve tercih olması, ekonomiye olan yükünün yanında her yıl trafik kazalarında binlerce insanın ölümüne ve ağır maddi kayıplara yol açıyor. Oran’a göre son yıllarda ağırlık verilen duble (ayrılmış) yol yatırımları da kazaları azaltmada etkili olmamış.

Tüm trafik tek merkezden yönetilmeli

Oran, trafik kazalarını tüm boyutları ile araştıran, izleyen, sağlıklı veriler üreten, kazaların önlenmesine yönelik etkin çalışmalar yürütüp politikalar geliştiren merkezi bir birimin oluşturulması gerektiğini söylüyor. Oran şöyle devam ediyor: “ Ülkemizin en önemli toplumsal sorunlarının başında gelen trafiğin çözümü için mühendislik, eğitim ve denetim gibi 3 temel unsurun yerine gelmesi gerekiyor. Ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 90’a yakın bölümünün sürücü hatalarından kaynaklanması insan faktörünü öne çıkarıyor. Bu durum, trafik konusunda eğitimin önem ve önceliğini bize göstermesine karşın imam hatipler dışında önceliği olmayan hükümetin trafik eğitimindeki körlüğünü ortaya koymakta. Halbuki okul öncesi eğitim kurumlarından başlayarak çocuklara trafik bilgisi ve güvenlik dersleri verilmeli. Üstelik çocuklara sadece teorik değil uygulamalı trafik eğitimi de verilmelidir.  Trafik güvenliğini sağlamak, kazaları en aza indirmek için, tüm toplumu eğitmek ve trafik bilincine sahip, bu konuda duyarlı ve sorumlu nesiller yetiştirmek gerekiyor. Açıkçası resmi ya da özel ilgili tüm kurum ve kuruluşların katılımıyla trafik konusunda bir seferberliğe ihtiyaç bulunmakta.”

Saygı kalmayınca…

Oran’ın “trafik seferberliği” önerisine katılmamak mümkün değil. Her Bayramda neredeyse yüzler kişiyi kurban verdiğimiz , ters yönden girenin size “geriye gitsen ölür müsün? diye kafa tuttuğu, otobanda flaşörleri yakarak kaçırdığı sapağı 500 m geri geri giderek girmeye çalışan vatandaşlarımızın bulunduğu trafiği düzene koymak oldukça zor gözüküyor. Ancak bir yerden süratle başlamak lazım.. Çözüm yollarının en önemli ayaklarından biri de sürücülerin birbirlerine “saygısı”nın inşası. Bireyleri arasında saygı ve sevgi bağları kopan toplumların her tür “trafikte” sağlıklı akışı sağlaması zorlaşıyor.