AB yerine NATO

Batı'nın beklenmeyen zamanda belirecek, terör tipi tehlikelere karşı yeni güç gereksinimi var.

Batı'nın beklenmeyen zamanda belirecek, terör tipi tehlikelere karşı yeni güç gereksinimi var.
Avrupa Birliği, 'Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası' AGSP adı altında 60 bin kişilik bir güç oluşturmak istiyor. Ama gerekli olanaklara sahip olmadığından NATO yeteneklerinden yararlanmak için girişimler sürdürüyor. Türkiye'nin desteğini almak için müzakereler yapılıyor.
ABD'nin, Irak ile ilgili düşünceleri de dahil, birçok sebepten ihtiyaç hissettiği Acil Tepki Gücü (ATG)-Rapid Reaction Force-RRF- şimdi gündemde öncelik kazandı. Bizim medyaya sadece '20 bin askerlik güç önerildi' diye yansıyan bu öneri ilk defa, hafta başında Varşova'da yapılan NATO Savunma Bakanları toplantısında, ABD tarafından resmen gündeme getirildi.
AB ülkelerinin, kendi 'Ace Rapid Reaction Corps'-ARRC- adı verdikleri AGSP ile oluşturulacak orduyu engellemesi olasılığından dolayı mesafeli kaldıkları bu öneri NATO bölgesi dışında da kullanılabilecek.
ARRC'nin ortaya ne zaman çıkabileceği belli değil. Ama bu, hafif tugay büyüklüğünde olacak -çeşitli personelle birlikte 20 bin kişiyi içerebilecek- yeni gücün hemen gerçekleştirilmesi düşünülüyor.
Bu güç, NEO rumuzuyla anılan -savaşçı olmayan kitlelerin tahliyesi- operasyonlarından tutun da, beklenmeyen bunalımlarda kullanılacak.
ABD'nin son zamanlarda kabul ettiği bir doktrin olan 'önleyici saldırı' ile birlikte bu gücün oluşmasından, ABD'nin bu gücü kendi isteğine göre kullanabilmesi olasılığından kaygı duyuluyor.
AB'nin tasarladığı güç 90 güne kadar uzayabilecek operasyonlar yapabilecek. Oysa RRF için 7 ile 30 güne kadar süreli operasyon düşünülüyor.
ARRC düşük yoğunluklu barışı koruma operasyonları için düşünülmüşken, RRF 'yüksek yoğunluklu çatışmalar' yapabilecek boyutta tasarlanıyor.
Yeni gücün özelliklerinin başında, uydulardan yönlendirilen bombalar gibi yüksek teknolojili silahlara sahip olması ve kendilerini kimyasal ve biyolojik saldırılara karşı koruyacak eğitimden geçmeleri geliyor.
AB ülkelerinin bir kısmının sırtlarında, ABD gibi yumurta küfesi yok. Onun için de bu gücün NATO sorumluluk alanı dışında, Birleşmiş Milletler kararı olmadan operasyon yapmasına taraftar değiller. Hele ABD'nin önleyici saldırı doktrininden de çok kaygı duyuyorlar.
ABD ise geleceği belirgin bir saldırıyı beklemenin ne kadar tehlikeli olacağını anlatıp Başkan Kennedy'nin Küba füzelerine karşı girişimini hatırlatıyor.
ABD yeni önerisini Varşova'da resmen açıklamadan önce hem medyayı hem de NATO üyelerini ana hatlarıyla haberdar etti.
Türkiye'nin bu gelişmeler karşısında olumlu tavır takınması beklenebilir. Çünkü AB, Türkiye'yi, İngiltere ve ABD ile varılan Ankara mutabakatına rağmen, bir türlü AGSP içinde tatmin edici bir yaklaşımda bulunmuyor.
Ama ittifakın terör tehditleri karşısında savaş hazırlığına katkıda bulunacak, NATO sorumluluk alanı dışında da acil müdahale yapabilecek bu etkili güç bambaşka değerlendirmeye sebep olabilir.
Türkiye, AB'nin bir türlü sağlayamadığı 'güven zemini'nden mahrum değerlendirmeler yaparken herhalde dayandığı NATO sistematiği içerisinde gelişen olayları ve önerileri değerlendirecek.
Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu'nun Ankara'ya getirdiği bilgiler muhtemelen, gelecek NATO zirvesine kadar, Genelkurmay'da irdelenecek.
Henüz bu konuda bir görüş oluşmuş, eğilim belirlenmiş değil.
* * *
SPOR NOTU: G.S.'nin Barcelona karşısındaki beklenmeyen hezimetiyle ilgili bir F.B. taraftarının mesajı, olayı 'Türkiye'nin balon gerçeklerinin patlamış olması' olarak yorumluyor. "Lucescu, G.S.'ye aşırı defans oynatıyordu, hırs ve kendine güven de olunca geçen sene idare ettiler. Ama şimdi güçlü bir gruba gelince gerçek durum ortaya çıktı. Terim'in geçen sefer oluşturduğu kadroya ulaşıncaya kadar zaman geçecek. Basının yaklaşımı da acıklı. Hezimet inceleneceğine antrenman sürtüşmeleri manşete çıkarılıyor" diye ekliyor.