ABD yardımı başlıyor mu?

ABD'nin durup dururken Türkiye'ye yardım etmeyeceğini artık sokaktaki adam da biliyor. Bu noktaya, bize Öcalan'ı teslim etmelerinden altı yıl sonra geldik.

ABD'nin durup dururken Türkiye'ye yardım etmeyeceğini artık sokaktaki adam da biliyor. Bu noktaya, bize Öcalan'ı teslim etmelerinden altı yıl sonra geldik. Önce Jandarma Genel Komutanı, sonra Kara Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapmış bir asker, sonra da MİT'te Müsteşar Yardımcılığı yapmış bir istihbaratçı bunu açıkladı. "ABD, Kuzey Irak'taki müttefikleri iki Kürt grubuna tehdit yaratabileceği için PKK liderini elemine etti. Bize teslim etti" dediler.
Şimdi benzer bir durumla karşı karşıya bulunuyoruz.
ABD, Irak'ta bugünkü mevcudiyetini muhafaza edemez durumda. Yavaş yavaş çekilmenin hesaplarını yapıyor.
Oradaki baş müttefikleri Kürtlere güvenli koşullar oluşturmanın çabası içinde. Bunun için de Türkiye ile işbirliği yapmakta büyük çıkarı var. Ankara'da bu hafta birçok adım atıldığı muhakkak.
Öncelikle Türkiye'nin şu son birkaç aylık dönemde PKK karşısında ne kadar ciddi kayıplara uğradığını, ülkenin en hassas konusunun PKK'dan ileri geldiğini gördüler. Ama bu konuda rahat hareket etme olanakları da yok. Ne Kandil Dağı'ndaki PKK'ya karşı operasyon yapabilirler ne de bu bölgedeki Kürt dostlarını harekete geçirebilirler. O halde öncelikle uluslararası düzeyde, Avrupa Birliği'nde adım atılmasını sağlayabilirler. İşte şimdi, öncelikle, bunu görüyoruz.
ABD şikâyetlerimize kulaklarını tıkayan AB üyelerine, ülkelerinde PKK için faaliyet sürdüren kuruluşların listesini veriyor, harekete geçmelerini istiyor.
Bu iş için ortam uygun, çünkü AB 29 Kasım'da komşusu Akdeniz ülkeleri ve İsrail ile bir anlaşma yaparak terörizmle mücadelede uyulacak kuralları saptadı.
Şimdi ABD ile AB arasında yapılacak işbirliği ile PKK'nın AB ülkelerindeki temsilcilerine karşı etkin mücadele sürdürülebilecek.
Terör gruplarına karşı mücadele sadece silah ile yapılmıyor. Para ve insan unsurları da hedef alınıyor. Eğer Avrupa'da PKK'nın mali ve insan kaynaklarıyla silah teminine darbe vurulabilirse, bunun ABD-Türkiye ilişkilerini tehdit eden örgütün moraline etki yapması bekleniyor.
İşte şimdilik ABD'nin Türkiye'ye yapabileceği yardımın özeti bu.
ABD'nin açıkladığı PKK'nın Avrupa'daki temsilcilikleri arasında şunlar da var: Brüksel'de Kurdishinfo.com internet adresli MHA haber ajansı. Merkezi Almanya'da Neu Isenburg'da. ABD kontrterörizm uzmanları bu ajansın Avrupa'daki en etkili PKK örgütü olduğunu söylüyorlar.
Danimarka'da TECAK (Kürt gençlik hareketi) şiddet yanlısı, İstanbul'da 6 ve 15 Ekim tarihleri arasında dört bombalama olayını, 16 Temmuz'da Kuşadası'nda beş kişinin ölümüne sebep olan otobüs saldırısını düzenledi.
Düsseldorf'da Kongra Gel'in bilinen web sayfası var. İtalya'da merkezi Arezzo'da Kurdistan İtalia, Roma merkezli PKK enformasyon bürosunun web kuruluşu var. PKK'ya yapılan yardımlar adresi ve telefon numaraları belli bu örgütten geçiyor.
Kopenhag merkezli Roj TV'nin artık bilinmeyen bir yanı kalmadı. Türkiye'ye karşı şiddeti kışkırtan kurumun birkaç dalı var. Bir yandan da İsveç Osthammars'daki, daha ziyade Kürtçe müzik yayını yapan Sardasht TV'ye bağlı.
Öcalan'a özgürlük organizasyonu ise Almanya'da Köln'de. Amacı Türkiye'yi Öcalan'ı serbest bırakmaya zorlamak. Adresi, telefon numaraları, elektronik posta adresi belli. Berlin'deki 'Denge-Mezopotamya'nın tüm Avrupa PKK kuruluşlarına bağlantısı var.
ABD bu saptamaları yapıp AB ülkelerini harekete geçirmeye çalışırken Türkiye'den karşılığında ne bekliyor?
Gelişmeleri yorumlayabilecek çevrelere bakılırsa Türkiye'ye, "Ben size destek veririm ama asıl adımları sizin atmanız gerekecek" diyor.
'Asıl adımlar'ın ne olduğunu Türkiye'deki Batı sözcüleri Türk meslektaşlar sürekli yazıyorlar. Söylüyorlar.
Bakalım bunları önce kamuoyu, sonra da siyasi iktidar ve Milli Güvenlik Kurulu kabul edecek mi?