ABD'nin Kürt aşkı

ABD'nin bir eli daima Kürt bölgesi içindedir.</br>1978'de NATO zirve toplantısında Başbakan Ecevit, Başkan Carter ile Washington'da...

ABD'nin bir eli daima Kürt bölgesi içindedir.
1978'de NATO zirve toplantısında Başbakan Ecevit, Başkan Carter ile Washington'da yaptığı baş başa görüşmede, "Lütfen CIA ajanlarını Güneydoğu bölgemizden çekiniz" demiş, olumlu yanıt almıştır.
Ama daha sonra ABD hiçbir zaman bölgeye ilgisini kesmemiştir. Bunu en yetkili Türk kaynaklar daima doğrulamıştır.
Şimdi Körfez Savaşı sırasında Genelkurmay Başkanı olan orgeneral Doğan Güreş de doğruluyor. ABD helikopterlerinin, o günlerde basına da yansıyan, dağlarda güç durumda kalan PKK'ya destek hareketlerini Türkiye'nin kararlılıkla engellediğini söylüyor.
ABD-Kürt ilişkilerinin Türkiye'yi yakından ilgilendiren boyutlarını anlamak için, Saddam, Kürt ayaklanmasını bastırırken, Türkiye sınırına sığınan Kürtlere, ABD'nin hangi boyutlarda destek verdiğini incelemek gerekir.
1991 yılı 5 Nisan'ında Birleşmiş Milletler, ABD girişimiyle, Kürtleri koruyacak, Saddam'ı durduracak 688 sayılı kararı çıkardı. Bundan sonrası ABD'ye ve çeşitli yardım örgütüne kalıyordu.
10 Nisan'da ABD, Bağdat'a 36. paralel üzerine çıkmaması için uyarıda bulundu. ABD'nin Özel Operasyon Gücü (SOF) Türkiye'de konuşlandı.
16 Nisan'da ABD, İngiltere ve Fransa 68 sayılı karara dayanarak Irak'a Kürtleri korumak üzere güç gönderme yetkisine sahip olduklarını ilan etti. İncirlik'teki
güç 11 senedir işlevini sürdürüyor.
ABD koruması altına alınan Kürtlere kilit desteği 10. Kara Kuvveti, Özel Kuvvet (ÖK) Grubu, MC-130 kargo uçakları ve MH-53J helikopterleriyle 39. Hava Kuvveti Özel Harekât Kanadı, Sivil İşler ve 4. Psikolojik Harekât Grubu verdi.
İşte Doğan paşanın sözünü ettiği Cudi Dağı üzerindeki PKK birimlerine helikopterle gönderildiğinden şüphelenilen lojistik destek olayı bu dönemde ortaya çıktı. Genelkurmay'ın girişimi üzerine ABD haberi yalanladı.
ABD'nin Avrupa Özel Harekât Komutanlığı'ndan tuğgeneral Richard W. Potter, Kürtleri desteklemek için ÖK görev gücüne komutanlık ediyordu. Buna 'Ortak Görev Gücü Alfa', daha sonra oluşturulana ve güneyde faaliyet gösterene de 'Ortak Görev Gücü Bravo' adı verildi.
1990 yılının son aylarında ABD, Türkiye'ye, Irak'a karşı ikinci cepheyi açması için, Özal'ın desteğiyle baskı yapıyordu.
Türk Genelkurmayı karşısında, içlerinde zamanın ABD Büyükelçisi Abramowitz'in de bulunduğu tümgeneral James Jamerson, Amiral Leighton Smith ile ABD'nin Avrupa
Özel Harekât Komutanı General Carl Stiner'den
oluşan heyet vardı.
Varılan anlaşmayla oluşan ÖK görev gücüne
'Proven Force' adı ve güney Türkiye'deki üslerden Kuzey Irak'a yönelik harekât yetkisi verildi. Ama bilindiği gibi, Özal'ın bütün yasal olmayan çabası zamanın Genelkurmay Başkanı Necip paşaya takıldı.
Türk-Irak sınırının iki yanında oluşturulan Kürt sığınmacı kamplarının Türkiye'ye nelere mal olduğu, PKK'nın nasıl destek ve silah sağladığı hatırlardadır.
Şimdi o günlerdeki ABD'nin ÖK harekâtını nasıl sürdürdüğünü gösteren bilgilere ulaşıldığında, ABD-Kürt ilişkilerinin fert ve kitle bazında nasıl geliştirildiği daha iyi anlaşılıyor.
Konuyla ilgili uygulama general Shalikashvili'nin direktiflerine göre, tamamıyla ÖK harekâtı olarak yapılıyor. Bu yöntem Kuzey Irak'ta hâlâ sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin benzer birimleri de olup bitenleri yakından izlemeye devam ediyorlar.
Konunun Genelkurmay'ca çok iyi bilinen ayrıntılarından Türk kamuoyunun haberdar olmasının yararlı olacağını düşünüyorum.
ABD'nin Özel Kuvvetleri'nin, Kuzey Irak'taki faaliyetleri üzerinde duracağım.
* * *
SPOR NOTU: İnanılacak gibi değil. Futbol Federasyonu statlarda yıllardır sergilenen, ama Japonya ve Kore'de Dünya Kupası maçlarında görülen sportmenlikten sonra artık çekemeyeceğimiz terbiyesizliklere son verme kararı almış. Küfür eden taraftar için önce ihtar anonsu yapılacak, sonra stat kapama ve daha sonra da seyircisiz maç cezaları verilecekmiş. Karar inanılmayacak kadar güzel. Tabii uygulanırsa.