Afganistan'da yeni dönem

Afganistan'da ülkeyi 18 ay boyunca yönetecek ve yeni anayasayı hazırlayacak olan hükümet, Hamid Karzai başkanlığında kuruldu.

Afganistan'da ülkeyi 18 ay boyunca yönetecek ve yeni anayasayı hazırlayacak olan hükümet, Hamid Karzai başkanlığında kuruldu. Aynı günlerde de Türk silahlı Kuvvetleri Kâbil'deki ISAF rumuzuyla anılan 4 bin 650 kişilik Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücünün komutanlığını üstlendi.
TSK'nın aldığı göreve kimse talip olmamıştı. Ama ABD ve müttefikler, Türkiye'nin işin içine girmesine terörizme karşı mücadele açısından büyük önem veriyorlardı. Böylece mücadelenin İslamiyet'e karşı değil teröre karşı olduğu, Müslüman Türkiye'nin katılımıyla anlaşılmış olacaktı.
TSK'nın yeni görevi üstlenmesi için en az
son dört aydır Washington'da büyükelçi Faruk Loğoğlu ve müsteşar Mustafa Naci Sarıbaş, Dışişleri, Savunma bakanlıkları ve Milli Güvenlik Konseyi ile, Ankara'da ise ABD yetkilileri Genelkurmay ve Dışişleri'yle görüşmeler yaptılar.
ABD, Türkiye'yi bu göreve özendirmek için destekledi. Çünkü görevin kabul edilmesini terörizmle mücadele konusunda 'ABD-Türkiye stratejik ortaklığında Türkiye'nin kararlılığının göstergesi' olarak kabul ediyorlar. Ama vaat edilen desteğin maddi yardımla ilgili parçası hâlâ askıda.
ABD Savunma Bakanı Rumsfeld, daha önceki komutan İngiltere ile imzaladıkları anlaşma mektubunun benzerinin Türkiye ile de imzalanacağını söylüyor. Mali destek yardımıyla ilgili yasanın ise halen Kongre'den çıkmadığını açıklıyor.
Demek TSK'nın Afganistan'daki sorunlarıyla ilgili gerekli hukuki zemin tam halledilmiş değil. Ortada sadece verilmiş ABD sözü var.
Kâbil'deki ISAF Türk komutanlığı faaliyetlerinin yakından izlenip Türk medyasına yansıtılmasını beklemek gerek. Bu rolün değerlendirmesini yapabilmek için.
***
Karzai'nin kurduğu, etnik dengelere göre oluşmuş yeni hükümet çeşitli açılardan tartışmalara yol açtı.
Türkiye açısından en dikkate değer husus, geçen kabinede Savunma Bakan Yardımcısı olan Özbek general Dostum'un kabinede yer almamış olmasıydı. Bu durumun, Dostum'un kurduğu partiyi güçlendirmek ve kuvvetlerini bir arada tutabilmek için kendi isteğiyle oluştuğu değerlendirmesi yapanlar oldu. Ama "Türkiye'nin Dostum'a yakınlığı Afganistan'da daima eleştiri konusu olmuştur. Şimdi ISAF Komutanlığı alan Türkiye, Kâbil'de etkin bir duruma girince Dostum'un yeni kabinede kalması istenmedi" diyenler de.
Karzai'nin seçilmesinde büyük rol oynayan
Tacik eski İçişleri Bakanı Yunus Kanuni'nin
eğitim bakanlığına kaydırılmasının yarattığı
sorun daha sonra kendisine başbakan yardımcılığı da verilmesiyle çözümlenmiş göründü.
Batı dünyasında çağdaş görüşleriyle dikkat çekmiş, eski kabinenin Kadın İşleri Bakanı Semer'in yeni kabineye alınmamasına 'Kadınların ikinci sınıf kabul edildiği Afganistan'da son görevi sırasında İslamcı çevrelerden fazla tepki alması' sebep gösterildi. Bunun üzerine kendisine yeni kurulan 'Milli İnsan Hakları Komisyonu' başkanlığı önerildi.
Çeşitli etnik dengenin dikkate alınmış
olmasının yetmeyeceği anlaşılıyor. Yeni
hükümet ile Karzai'nin ülke geneline egemen olamayacağı değerlendirmesi yapılıyor.
Bu da TSK'nın ISAF komutanlığı görevini
daha güçleştiriyor.
***
SİYASET NOTU - Yazılarımda birçok meslektaşımın düştüğü hataya düşmek ve masa başından ülkenin karmaşık ve önemli sorunlarına bir çırpıda çözümler üretmeye kalkmak istemem. Ama bazen böyle anlaşıldığım
oluyor. Salı günü yayımlanan 'Başbakanın Hastası' başlıklı yazıma gelen tepkilerden ikisini kısaltarak yansıtmak istedim. Benim jenerasyonumdan bir dost "Şunu görüyorum ki, seni Başbakan Ecevit'e bağlayan mantık değil, sevgi ve duygudur" diyor. Genç nesilden bir meslektaş ise "Yaşantım boyunca Ecevit'e hiç oy vermedim. Ama konuşmalarını izlediğim Ecevit konularına hâkim, karar yeteneği de ortada. Buna rağmen hastalığını bahane edip 'git' demek çirkin.
Şu andaki muhalefet liderlerinden iyi gözüküyor. Sözcük karıştırması konusunda ise gafları kitap olabilecek genç Çiller hatırlanmalı" diye yazıyor.