AKP yola geliyor

AKP'nin işi zor. Hem içte tabanının uçtaki kesimini muhafaza etmesi hem de dışta kızdırdığı ABD'ye kendini affettirmesi gerekiyor. İçteki durum için TBMM Başkanı Bülent Arınç ön planda çaba gösteriyor.

AKP'nin işi zor. Hem içte tabanının uçtaki kesimini muhafaza etmesi hem de dışta kızdırdığı ABD'ye kendini affettirmesi gerekiyor.
İçteki durum için TBMM Başkanı Bülent Arınç ön planda çaba gösteriyor. Dış için görev de, sorunu yaratmış olan Erdoğan'a düşüyor.
Galiba Erdoğan'ın işi, eskiden söylediklerinden kolayca geri dönebilince, daha kolaylaşıyor. Şimdiye kadar atılan adımların meyvesinin toplanmakta olduğu anlaşılıyor. Washington ile gelişmeleri yakından izleyen ve doğrudan edindiği bilgileri Ankara'ya ulaştıranlar, 'Doğru yoldasınız. Aklınız başınıza geldi. Ama yetmez. Yaptığınız hataların ABD'de tam affa uğraması için daha açık ve daha kararlı gözükmeniz gerek' diyorlar. Türkiye'ye karşı sürdürülen psikolojik savaş böylece başarıya ulaşmış oluyor.
Anlaşılan ABD, Türkiye'den ilişkilerin düzelmesi için istediklerini Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ali Tuygan'a bildirmiş. Şimdi bu istekler yerine getiriliyor. Erdoğan, tutumunu ağır şekilde eleştirdiği İsrail'e ilişkileri düzeltmek için gidiyor. Onları memnun etmek için sadece ekonomik alanda ciddi adımlar atmakla kalmıyor, Filistin Başbakanı ile yapacağı görüşmenin iptal edilmesini gerektirecek kadar İsrail'de uzun kalıyor. Filistinlileri gücendirmeyi göze alıyor.
ABD'nin İncirlik ile ilgili isteklerini yerine getiriyor. Her fırsatta yaptığı konuşmalara ABD'nin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu, ABD'nin şimdiye kadar yaptıkları için Türkiye'nin ne kadar minnettar olduğunu belirten cümleler ekliyor. ABD'yi kızdıran hususlardan biri olan Irak seçimlerini küçümseme havasının ortadan kalkmasına gayret ediyor. Bağdat'taki gelişmeleri onaylıyor.
Dengeli tutulmak ve karşılıklı çıkarlar üzerine kurulmak kaydıyla Türk-ABD ilişkileri Türkiye için önemli. ABD'yi kızdıran AKP tutumunun değiştirilmesi gayretine Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı da katkıda bulunuyorlar.
Atılan bunca adımdan sonra AKP'nin ABD politikasında arzuladığı tamiratı gerçekleştirmiş olduğu, ancak Erdoğan'ın gelecek ay ABD'ye gittiğinde Bush tarafından kabul edilmesiyle anlaşılacak.
AKP dışta ABD'nin isteklerini yerine getirerek yola geldiğini gösteriyor. Ama içte çok sıkıntılı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı durmadan uyarıyor. Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı laiklik esaslı konuşmalarıyla AKP'nin tabanının uç kesimlerinde umutsuzluk yaratıyor. Anayasa Mahkemesi ve YÖK başkanlarının türban konuşmaları yenilir yutulur gibi değil.
İşte bu noktada, AKP lider kadrosu içindeki görev bölümüne göre, işin içine Arınç giriyor. AKP'nin Meclis çoğunluğunun tüm dertlere deva olabileceğini öne sürüyor. Anayasa Mahkemesi'ni bile kaldırabileceklerini söylüyor.
Kanımca, Arınç istediği kadar bu ana fikri kamufle etmeye, tevil etmeye çalışsın, söyledikleriyle geride unutulmaz bir görüntü çizmiş oluyor.
Konuya hukuk açısından yaklaşacak olanlar Arınç'ın sözlerinin ne kadar geçerli ve gerçekçi olduğunu değerlendirebilirler. Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerini nasıl değiştirecek? Sivil darbe ile mi?
Ben kendisine sadece Anayasa Mahkemesi'yle ilgili, yakın geçmişteki gelişmeleri hatırlatmak istiyorum. Türkiye bu noktaya 1950'li yıllarda, iktidara demokratik yollardan gelip de, demokrasiyi rafa kaldırmak istediğinde, bilinen gelişmelerle karşılaşan Demokrat Parti macerasını hatırlatmakla yetineceğim.
Ülkeyi yönetme iddiasında bulunanların, hiç olmazsa, ülkenin yakın geçmişinde olup bitenleri bilmeleri gerekmez mi? Aynı hataları yapmamak için.
* * *
KİTAP NOTU: 'Olay-Polis-Adliye- Gerilim Üçgeninde Kurt Gazeteci', yazan Nurettin Kurt. Ümit Yayıncılık. Meslektaşların meslek yaşamlarıyla ilgili kitapları büyük ilgiyle okuyorum. Polis-adliye görevi bizim mesleğin, spor ile birlikte başlama alanlarını oluştururdu. Yakın geçmişim en iyi gazetecileri meslek yaşamlarına orada başlamışlardır. Nurettin Kurt'un gazeteci olarak yaşadığı olaylar 225 sayfalık kitapta toplanmış.