AKP'nin işi zorlaşıyor

AKP iktidarının işi hem içte hem de dışta zorlaşıyor.</br>İçte Erbakan iktidarlarınınkine benzeyen bir 'kısırdöngü' başlangıcı görülüyor.

AKP iktidarının işi hem içte hem de dışta zorlaşıyor.
İçte Erbakan iktidarlarınınkine benzeyen bir 'kısırdöngü' başlangıcı görülüyor. Kendilerine seçimi kazandırdığını düşündükleri köktendinci tabana vaatlerini yerine getirme zorunda olduklarını düşünüyorlar. Kuran kursları, imam-hatip liseleri ve de türban konuları ön plana çıkarken, kimlerle ilişkilerini çıkmaza sokmakta olduklarının farkında görülmüyorlar.
İçteki durum kadar, belki ondan da fazla, iktidarlarını sıkıştıracak bir gelişme ABD'den geliyor. Bir hafta içerisinde Atlantik ötesinden iki uyarı geldi. Bunlardan biri Milliyet'te yayımlanan Brookings Institute Türkiye konuları sorumlusu (Dr. Ömer Taşpınar) ile yapılan konuşmada, diğeri ise Akşam gazetesinde yer alan; Amerikan Enterprise Institute araştırma uzmanı Michael Rubin ile yapılmış konuşmada ortaya kondu.
Taşpınar, 'AKP rejimle sorunu olabilecek bir parti' deyip ABD'de AKP'ye karşı eski heyecanın kalmadığını belirtiyor ve 'Türban konusunu zorlarsa sistemle çatışmaya girer' değerlendirmesini yapıyordu.
Rubin ise ABD-Türkiye ilişkilerinin bozulduğu noktasından hareketle 'AKP gitmeden ilişkiler düzelmez' görüşünde.
Erdoğan'ın ABD elçisi Edelman'ı, uzun süre randevu vermeyerek, hor gördüğü bunun da kolay kolay unutulmayacağını belirten Rubin, "Türk-ABD ilişkilerine bu, yıllarca bir köstek olarak kalacaktır" diyor. Ama Süleymaniye'de Türk özel timine uygulanan yöntemin Türkiye'de
ne etki yaptığından hiç söz etmiyor.
İki ülke askerlerinin, göreceli de olsa, birbiriyle daha iyi anlaştıkları düşünülür. Bunun Türk Genelkurmayı'nın gerçekçi yaklaşımından ileri geldiği dikkate alınmaz. Ama esasta bugün ABD'nin Türkiye'ye güvenmediği görülüyor.
Dr. Taşpınar, bir önemli ABD kurumu için çalışsa da, bir Türk olarak ilişkileri daha iyi ve oldukça daha gerçekçi açıdan yorumluyor.
ABD'nin 'AKP rejimle sorunu olan bir parti' değerlendirmesi giderek Türk kamuoyunun da dikkatini çekmeye başlıyor.
AKP içinde cumhurbaşkanlığı seçimi ve olası adayların başlayan rekabeti gündemde belirmeye başlayınca Erdoğan'ın işi güçleşiyor. Şimdiye
kadar askerlerin misyonları gereği çok hassas oldukları, laiklikle ilgili konularda, çok dikkatli davranan Başbakan'ın değişik bir yola girdiğini gösteren işaretler alıyoruz. Bu işaretleri ABD'nin de almakta olduğu muhakkak.
Dr. Taşpınar, AKP'nin artık popülist bir parti olarak göründüğünü, hassas konuları zorlaması halinde 'ikinci bir 28 Şubat'ın yaşanabileceğini, bunun da ülkeyi 'daha otoriter bir yapıya' dönüştürebileceğini söylüyor.
ABD'den yapılan değerlendirmeler AKP'nin işinin güç hale geldiğini, Washington'dan bekledikleri desteği artık göremeyeceklerini gösteriyor.
Bu koşullar altında, Avrupa Birliği ile ilişkilerde de bekledikleri gelişmeler olmazsa, AKP iktidarının tutacağı yolu merakla beklemek gerek. Çünkü o zaman birkaç cephede birden mücadele etme zorunda kalacaklar.
AKP'nin bu durumunu değerlendirecek muhalefet de yangına körükle gidecek.
Erdoğan'ın işi zor. Zorluğun temelinde, Türkiye'de karşı karşıya kaldığı gerçek siyasi durumu partisine bütün açıklığı ile anlatamaması yatıyor. 'TBMM içinde yeterince milletvekilin var. Neden bize vaat ettiklerini yapmıyorsun?' diyenlere hangi dengeleri dikkate alması gerektiğini söyleyemiyor.
***
SPOR NOTU: Spor yaşamına voleybolla başlamış, spor muhabiri olduğunu tüm meslek hayatında unutmamış, şimdi de TV'den maç nakillerini yakından izlemeye çalışan bir meraklı olarak, spor basınının tüm yöneticilerini acımasızca eleştiriyorum. Spor sayfaları doğru çıkmayan 'transfer' haberleriyle dolu. Hiçbir gazete (Hürriyet'in Spor Ekranı dahil) günün maç ve TV yayın programını ya hiç vermiyor ya da yanlış veriyor. Maç yorumu yapanlar ise evlere şenlik. İspanya - Türkiye bayanlar voleybol maçının yorumcusunu dinleyebildiniz mi?