Asimetrik savaş için değişim

The New York Times'ın köşe yazarlarından David Brooks askeri konularda uzmanlaşmış bir...

The New York Times’ın köşe yazarlarından David Brooks askeri konularda uzmanlaşmış bir yazar değil. Ama geçenlerde ABD ordusunun çok çabuk ve çok büyük değişiklikler geçirdiğini irdeledi. “Beş yıl önce belli kalıplar içindeydi. Bugün çok farklı bir kurum. Düşünceler de değişti. Bu durum fark edenleri çok etkiliyor” dedi.
Konuya, bizdeki duruma da bu açıdan bakmak, önce ABD askerinin yeni koşullara nasıl uymakta olduğunu incelemek, sonra da bizdeki durumun ne olduğunu öğrenmeye çalışmak gerekiyor
Brooks, American Enterprise lnstitute’demi (AEİ) bir ödül törenine katılmış. Şimdi ABD’nin Doğu Merkezi Kuvvet Komutanı olan General David Petraeus’ün konuşmasını dinlemiş. Sonra da kendisiyle konuşmuş.
Gen. Petraeus, AEİ’nin İrwing Kristol Ödülü’nü aldıktan sonra yaptığı uzun konuşmada ülkesinin 2004 ve 2005 yıllarında Irak’ta ne kadar zor durumla karşılaştığını, sonra bu durumdan kurtulmak için nasıl çalıştıklarını anlatıyor.
ABD ordusunun Irak’taki kötü durumuna neyin sebep olduğu biliniyor.
Büyük birliklerle giderek, klasik savaşla, hemen zafer kazanmak istiyorlardı.
İlk üç yılda ABD askeri Irak’ta nizami savaşla değil, asimetrik mücadeleyle karşılaştığında neye uğradıklarını anlayamadılar. Aslında şaşırmamaları ve Vietnam’daki deneyimlerden yararlanarak bu duruma adapte olmaları gerekirdi.
Ama bunu yapamadılar.
Brooks, dinlediği konuşmanın da etkisiyle, “Hataları yaşayanlar, bunu ilk fark edenler, oradaki genç subaylardı. Ama çok azı ne yapılması gerektiğini düşünebiliyordu” diyor.
David Petraeus o ortamda öne çıkmıştı, Albay rütbesindeyken Princeton Üniversitesi’nde lisans üstü çalışma yapıp Vietnam hakkında tez yazmış, diğer kimi subay da Malezya, Cezayir ve El Salvador’da kalkışmaları izlemiş, bundan dolayı da ‘Counterinsurgency’ (kalkışma karşıtı mücadele) uzmanı olmuşlardı.
İnsan bu noktada, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaya çıkan Kürt İsyanları’nda edinilen deneyimleri hatırlıyor. Sonra şu 26 yıllık PKK mücadelesinden alınan derslerin ne olduğunu düşünüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu konularda incelemeler yapıp tezler yazmış, bilimsel dereceler kazanmış komutanları olup olmadığını merak ediyor. Ama bu merakla bir neticeye varamıyor.
ABD, asimetrik savaş konusundaki aşamayı Vietnam’dan sonra değil ama Irak’ta ‘Surge’ -dalga- adının verileceği bir asimetrik savaş doktrini ile yaptı.
Türkiye için yaşamsal önem içeren bu mücadele türü nedense Türk Silahlı Kuvvetleri’nin inceleme konusundaki öncelikleri arasında değil. 1984’ten bu yana neler yapıldığı hakkında, sadece kimi Güneydoğu’da başarılı görev yapan komutanın yazdığı ‘hatıralar’dan bilgi alınabiliyor.
Bu köşenin, terör ve kalkışmaya karşı mücadele (counterinsurgency) konularına meraklı eski okurları, 2006 yılında Petraeus’un liderliğinde yapılan çalışmalarla ilgili olarak hazırlanan ABD’nin son ‘Field Manual’ Sahra Talimnamesi hakkındaki yazıları hatırlayacaklardır.
Gen. Petraeus şimdi ödül alırken yaptığı ayrıntılı konuşmasında gerçekleştirilen aşamayı anlatıyor. Zamanın ABD Genelkurmay Başkanı Gen. Schoomaker’in kendilerini nasıl desteklediğini, Gen. Ray Odierno’nun (Türk komandolarının başına çuval geçirilmesi olayı sırasındaki komutan) ise savaşan ABD birlikleriyle mahalli halk ilişkilerine nasıl olumlu katkılar yaptığını hatırlatıyor.
Mücadeleyi sürdüren genç subayların komutanlarından daha fazlasını öğrendiklerini, böylece askeri öğrenimde modası geçmiş derslerin kaldırıldığını söylüyor. Örnek olarak ABD Kara Kuvveti Topçu Okulu öğretim sisteminde büyük değişikliklere gidildiğine örnekler veriyor.
Türkiye’deki değişiklilerse daha yavaş ve genelde sivil gözlerin fark edemeyeceği, ya da onlara fark ettirilmeyen adımlarla yapılıyor olmalı.
Petreaus’ün yeni yaklaşım uygulaması Irak’a gönderilen hazır durumdaki beş komando tugayı ile başlamış. Bu da Org. İlker Başbuğ’un Kara Kuvvetleri Komutanı iken, asimetrik savaş için beş komando tugayına öncelik verişini akla getiriyor.
ABD’nin asimetrik savaşa getirdikleri yeni uygulamaları 500 sayfalık yeni talimnamelerinde, isteyen okuyup, değişimi öğreniyor. Bizde ise; sarf edilen gayretler, iletişim eksikliğinden, yıllarca önce yazılmış gizlilik taşıyan ‘İç Güvenlik Talimnamesi’ sayfalarında kaldığından, TSK’ya karşı kullanılıyor.