Askere verilmiş görev

Yasalar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ülkenin sınırları ile anayasal rejimini iç ve dış tehditler karşısında koruma görevi vermiyor mu?

Yasalar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ülkenin sınırları ile anayasal rejimini iç ve dış tehditler karşısında koruma görevi vermiyor mu?
TSK bu görevlerinden dolayı, ülkenin en önemli kurumlarından biri olan, Milli Güvenlik Kurulu içinde, geniş bir kadro ile yer almıyor mu?
Bunca yıldır ülkenin karşı karşıya bulunduğu en önemli tehdidin, ‘irtica ve bölünme’den ileri geldiğini, bu kurul içinde yineletip kayıtlara geçirmiyor mu?
Bu husustaki değerlendirmeleri defalarca MGK bildirilerinde yer almadı mı?
Eğer bu saptamalara karşı bir diyeceğiniz yoksa, askerin siyasete karıştığı görüşünüzü, bizleri inandıracak tarzda ortaya koymanız gerekecektir.
MGK toplantıları gizli olduğundan orada konuşulanların ayrıntıları bilinmez. Ama ne zaman anayasal rejimin değiştirilmesi önerilemeyecek temellerinin siyasi iktidarlarca tehdit altında tutulduğu var sayılsa ülkenin yasal rejimini özümsemiş kitlelerin gözleri askere dönerdi. Çünkü yasalara göre, MGK yoluyla öncelikle bu sorun üzerine eğilmek askerin görevleri arasındaydı.
Asker bu görevinde zaman zaman, ülkenin içinde bulunduğu olayların derecesine göre, fazla hassas görünmüş olabilir. Ya da kendisinden beklenen davranışı göstermeyip suskun kalmış da olabilir. Bu tavrı kendi komuta kademesinin yaptığı değerlendirmeyle saptandığından, belli ölçüler içerisinde tabii kamuoyunda tartışma yaratabilir. Zaten söz konusu değerlendirme farkından kaynaklanabilecek tartışmaların MGK içinde yapılmadığı da söylenemez.
Asker MGK içinde, üye adedi bakımından azınlıktadır. Kararlar orada sivil üye çoğunluğuyla, genelde görüş birliğiyle alınır. Nasıl alınırsa alınsın bu karar sadece iş başındaki hükümete tavsiye boyutu taşır. Sadece, asker kaygıları yayımlanan nihai bildiride yer aldığı takdirde kamuoyu üzerinde yaratacağı etki bakımından önemi olduğu söylenebilir.
Bu kısaca özetlediğim durumu konuyla ilgili olan hemen herkesin bildiğini, ama nedense kimi çevrenin farkında olmaz göründüğünü düşünüyorum. O halde bugün yaratılan ortamda askerin siyaset üzerindeki etkisini gerçek yerinden çıkarıp, son derece abartılı şekle sokup bir rejim sorunu haline getirmenin gerçek amacı nedir?
Üzerine titrediğimiz Cumhuriyet kazanımları ve özümsediğimiz anayasal rejimin temellerinin korunması misyonunu askerin üzerinden alıp, sadece ve tamamen siyasi iktidarlara bırakmak mıdır?
Demokrasilerin temelini oluşturan üç özerk erk sistematiğinin işlediğinden kuşku duyulmadığında, sorun olmayacağı rahatça söylenebilir. Ama bunu şimdi söyleyebilmek olası mıdır?
Yasama ve yürütme erklerini elinde bulunduran iktidarların yargı erkini de kontrolleri altına almaya çalışmadıklarını kim iddia edebilir?
Yukarıda işaret ettiğim gibi; mevcut rejimi siyasi iktidarların kendi niyetlerine göre değiştirmeleri
korkusu olmasa, neden Cumhuriyet’i özümsemiş kesim hep kaygı içinde yaşasın? Gözleri hep anayasal rejimi korumakla görevli kurumlar (TSK veya Yüksek Yargı) üzerinde dursun? Onlardan gelecek koruyucu işaretlerden güç ve garanti arasın?
Şöyle bir yakın geçmişe bakalım; iktidardaki siyasi partilerin rejim ile sorunları olmadığında, yine de askerin işe karışıp misyonunu yerine getirmek için görüş açıkladığı kolayca söylenebilir mi?
Uzağa gitmeye ne hacet? Genelkurmay Başkanı, üslubu kendisinden sonra ya da önce gelenlerden farklı olduğu için kendisine ‘Demokrat’ sıfatı verilerek övgü alan, Hilmi Paşa acaba görevi sırasında TSK’nın bu misyonu dışında mı davranmıştır? Yoksa görevini, kendisinden önceki komutanlarda mevcut bilinçle, ancak kamuoyu karşısında uyguladığı kendine özgü üslup ile mi yerine getirmiştir?
Tabii bu yüzbinleri aşan subay-astsubay kadrolarında günün koşulları içinde, zaman zaman yasalar dışına çıkma eğilimi içine girenler olmuşsa da bunlar asla TSK’yı kontrol altına alamamışlardır. TSK görevini yapmıştır.
ÖZET: Askerin siyasete karıştığı görüşünün kaynağı doğru irdelenmelidir. Cumhuriyet’in diğer kurumlarının gerektiği gibi işlemesiyle bu görüntünün de yok olacağı kuşkusuzdur.