Başı belada AB

Avrupa Birliği ile ilgili kimi gerçekler galiba Türk kamuoyundan gizleniyor. AB üyelerinin büyük kısmının, ortaya çıkmakta olan gelişmeler hakkında çekinceleri olduğu irdelenmiyor.

Avrupa Birliği ile ilgili kimi gerçekler galiba Türk kamuoyundan gizleniyor. AB üyelerinin büyük kısmının, ortaya çıkmakta olan gelişmeler hakkında çekinceleri olduğu irdelenmiyor. Sadece Türkiye'de AB karşıtlarının ortaya milli kaygılar attığı iddia ediliyor. AB üyelerinin, hemen hepsinin AB ile sorunları olduğunu biliyor musunuz?
Avusturya'da aşırı sağ, iktidara ortak.
AB'nin genişlemesine, gittikçe büyüyen sağcı popülistlerin etkili olduğu, hükümet karşı.
Belçika, tüm diğer AB üyelerinden daha
fazla, Avrupa Mahkemesi kararlarına uymamakta ısrar ediyor.
İngiltere, AB'nin yeni para birimi olan euro'yu benimsemiyor ve daha fazla entegrasyon (birleşme) istemiyor.
Danimarka da euro'yu kabullenmiyor. Savunma
ve yargı alanlarında da AB içindeki gelişmeleri paylaşmıyor. Ülkede aşırı sağ gittikçe güç kazanıyor.
Fransa ekonomik liberalizasyonu engelliyor.
Eğer AB'nin büyük görevleri Fransız vatandaşlarına verilmezse ayak sürüyor. AB içinde, iç pazar kurallarını en fazla ihlal eden üye ülke olarak tanınıyor.
Almanya şimdilik AB'nin en sadık üyesi gibi görülüyorsa da, yakında yapılacak genel seçimlerde muhafazakâr Stoiber iktidara geldiğinde durumun değişmesine muhakkak nazarıyla bakılıyor. Çünkü Almanya ölçülerine göre Stoiber, AB konusunda
'Avrupa şüphecileri' denilen gruptan sayılıyor.
Yunanistan AB'nin mutlaka Kıbrıs'ı,
birleşme anlaşması olmasa bile, ortaklığa almasında ısrar ediyor. Bu olmazsa AB'nin genişlemesini engelleyecek.
İrlanda, Nice'de varılan anlaşmayı, referandum ile reddederek, AB genişlemesini engellemiş oluyor. Nice'de varılan, çoğunluğu Orta Avrupa'dan
13 ülkenin yeni üye alınmasını kararlaştıran, anlaşmanın tüm üye ülkelerce onaylanması gerekiyordu. Referandum öncesi yapılan kamuoyu yoklamalarında
İrlandalılar, İtalyanlar ile birlikte en hızlı Avrupalı olarak görünüyorlardı.
İtalya'da bakanlar euro'ya sempati göstermiyorlar. AB yanlısı dışişleri bakanını başbakan azletti. Avrupa ortaklığıyla yapılacak nakliye uçağı projesinden İtalya çekildi. Tüm Avrupa için geçerli olacak 'tevkif müzekkeresi' projesini engellemek istediler. AB kurumları konusundaki gelişmelere zorluk çıkarıp önemlilerinin İtalya'ya alınmasını istiyorlar. Berlusconi hükümeti içinde 'Faşizm sonrası' elemanlar bulunduğu öne sürülüyor. Berlusconi tutumunun AB'ye karşı olmadığını ama İtalya'nın milli çıkarlarını da gözetmek zorunda olduğunu vurguluyor. Durumu inceleyenler 'İki konunun
farklı olduğu muhakkak ama İtalya gibi tavır takınanların sayısı artarsa AB nereye gider?
AB işleri nasıl yürür?' diyorlar.
İspanya, birliğin en fakir ülkelerinden biri olarak, AB'nin kendisine vermekte olduğu mali desteğin, yeni alınacak üyelerin pay almaları dolayısıyla, azalmasından endişe ediyor. Bunun için büyük mücadele sürdürüyor.
İsveç euro sistemine girmedi. Brüksel'de yapılan anlaşmaları dikkat ve şüphe ile izliyor. Birliğin daha güçlendirilmesine sıcak bakmıyor.
AB'nin içinde bulunduğu genel durum incelendiğinde, önümüzdeki 2-3 yıl AB Başkanlığı'nı dönerek üstlenecek olan ülkelerin de 'milli çıkar'lara öncelik vermesinin olası olduğu görülüyor.
Şimdi başkan İspanya. Ondan sonra Danimarka gelecek. Yunanistan daha sonra 2003 başında başkanlık üstlenecek ülke.
İspanya'nın milli kaygılarını yukarıda gördük. Danimarka'nın tutumundaki farklılık da bu çerçeve içine giriyor. Yunanistan özellikle savunma politikasına önem veriyor. Burada Türkiye'ye fazla ödün verildiğini düşünüyor. Bu sırada AB'nin Güney Kıbrıs'ı üyeliğe kabul etmesi halinde Türkiye'nin ne yapacağı Avrupa'da birçok çevreyi rahatsız ediyor.
Kısacası, AB'nin başı birçok sorundan
dolayı belada.
***
SPOR ve HUKUK NOTU: Futbol maçlarındaki şikeyle ilgili gelişmeler, bu konuda yapılan gizli telefon konuşmalarının, bütün ayrıntılarıyla gazetelerde yayımlanması -kişisel konuşmaların mahremiyetinin ihlali sayılıp yadırganmış görünmüyor. Böylece spordaki önemli bir
suç şebekesinin ortaya çıkabileceği düşünülüyor... Galatasaray-Liverpool maçından alınacak derslerin başında dört sarı kart ve Hasan Şaş'ın oyundan alınırken antrenör Lucescu'ya yaptığı çirkin hareketler geliyor.