Baskı artıyor

Başkent gene ilginç dönemlerinden birini yaşıyor. Meraklılar birbirlerine soruyorlar; &quot;Ne oluyor?</br>Hava neden böyle birdenbire gerginleşti? ABD neden bastırıyor? Asker neden konuşmaya başladı?&quot; ve daha başka sorular.

Başkent gene ilginç dönemlerinden birini yaşıyor. Meraklılar birbirlerine soruyorlar; "Ne oluyor?
Hava neden böyle birdenbire gerginleşti? ABD neden bastırıyor? Asker neden konuşmaya başladı?" ve daha başka sorular.
Çok bilmişlerde yanıt da çok.
Yorumlar hemen AKP'nin seçim sonrası Washington'da gördüğü olağanüstü itibara dönüyor. "Bush'un adeta kırmızı halı sererek davet ettiği Erdoğan olmasa bile, yanında danışman diye götürdüğü sözüm ona uzmanlar ABD'yi yanılttı. Sorun orada başladı" deniyor.
Orada ne olduğunu tam bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa AKP iktidarının 1 Mart Tezkeresi'ni TBMM'den geçirmek istemediğidir. Bunun sebebi de AKP içinde önemli bir kesimin muhalefetidir. Bundan dolayı AKP lider kadrosu Milli Güvenlik Kurulu'nun oylamadan önceki son toplantısına konuyu getirip askerlerden destek istememiştir. Askerler de özellikle o günlerin havasına uygun biçimde: "Neden biz ön plana çıkalım?" demişlerdir.
ABD ile kopukluk, belki başlamış ama o gün de olmamıştır. Güneyden Irak'a girip, klasik savaş yöntemleriyle kolayca Bağdat'a kadar ilerledikten sonra hiç beklemedikleri asimetrik savaş ile karşılaşınca Türkiye'ye kızmaya başlamışlardır. "Neden bize topraklarınızı,üslerinizi ve sınırlarınızı açmadınız? Neden 4. Tümenimizin K.Irak'a girip tanklarıyla Bağdat'a ilerlemesine engel oldunuz ve Saddam yanlılarının, üstesinden hâlâ gelemediğimiz, asimetrik savaş başlatmalarına olanak sağladınız?" demişlerdir. Hâlâ da işleri güçleştiğinden, aynı şeyleri söylemekte, Türkiye'ye baskılarını artırmağa çalışmaktadırlar.
ABD'nin bu artan baskıyla sağlamak istediği hedef hakkında en geçerli bilgiyi, her türlü ABD kaynağına ulaşma olanağına sahip kimileri veriyor.
Bu bilgiler ulaşabildiğimiz resmi Türk kaynaklarınca da doğrulanıyor.
Galiba ABD'nin hedefi, bölgedeki, Orta Asya'ya kadar da uzanacak operasyonlarında çok önemli rolü olan, İncirlik Hava Üssü'nü istediği gibi kullanmaktır.
Türk kamuoyu İncirlik'in ne tür bir üs olduğu hakkında ayrıntılı ve doğru bilgisi yok. Bunun için de konuya egemen olmayan kimi meslektaşımız ABD'nin kolayca bu üsten vazgeçebileceğini sanıyor. Sadece bizde değil Batı'da da kimi meslektaş ABD'nin Bulgaristan ve Romanya'da İncirlik yerini tutacak üsler edinmekte olduğunu yazıyor.
Konu askerin konusu değil. Siyasi iktidarın konusu. ABD isteklerini yerine getirmeleri için SEIA rumuzuyla anılan anlaşmayı TBMM'ye getirerek ABD'nin istekleri yönünde değiştirmeleri gerekiyor.
İşte sorun burada düğümleniyor.
Bunu ne pahasına yapabilirler?
1 Mart 2003'ten bu yana iki ülke ilişkilerinde çok şey oldu. Bunları yeniden hatırlamakta fayda var. Özetle ABD Türkiye'ye bunlardan dolayı kızıyor. Türkiye'yi suçluyor. Baskı kampanyasını sürdürüyor. Bu sırada Türkiye'de ABD muhiplerinden dişe dokunur bir grup ortaya çıkıp "ABD'ye ihanet ettik. Şimdi tüm istediklerini verelim de ilişkileri düzeltmeye çalışalım" diyemiyor.
Bunu AKP'nin TBMM çoğunluğunun da arzuladığı pek sanılmıyor. Onun için de, başta Erdoğan ve Gül olmak üzere, hükümet kararsızlık içinde görünüyor.
Bütün bunlar olurken ülkenin ne büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu açıklayanlar kötü kişi oluyorlar.Ama o açıklamaların yarattığı "demokrasi içinde görüşlerin özgürce söylenmesi, eleştirilerin en kutsal kurumlara yöneltilmesi" havası sürerken sanıyorum Türkiye'de ilk defa Türk bayrağı yakılıyor.
* * *
KİTAP NOTU - 'Numan Esin-Devrim ve Demokrasi-Bir 27 Mayısçının Anıları' Doğan Kitap. 478 sayfa. 22 YTL. Bir muhabir olarak yaşadığım ve izlediğim olayları bir kere de kahramanlarının ağzından dinlemek mesleğin en zevkli yanlarından biri. Numan Esin 27 Mayıs'ta kurulan Milli Birlik Komitesi'nin sözcülüğünü yapan üyesi idi. MGK parçalanınca yurtdışına gönderildi. Kitapta özel yaşamından ihtilalciliğe ve işadamlığına dönemlerini anlatıyor. Özellikle şimdi ülkeyi yönetme konumunda olanların okumaları gereken bir yapıt.