Çeçenya'da Mi-26 nasıl düştü?

Çeçenya'da, başkent Grozni yakınlarındaki Hankale Askeri Üssü yakınlarında Mi-26 tipi bir dev Rus helikopteri düşürüldü.

Çeçenya'da, başkent Grozni yakınlarındaki Hankale Askeri Üssü yakınlarında Mi-26 tipi bir dev Rus helikopteri düşürüldü.
82 kişilik bu nakliye helikopterinde tam 147 kişi vardı. Bunlardan 114'ünün öldüğü açıklandı.
Rus haber ajansları helikopterin yerden fırlatılan, Batı'nın omuzdan kullanılan Stinger füzelerinin Rus örneği olan Strela-2 füzesiyle düşürüldüğünü bildirdi.
'İnek' anlamına gelen Rusça ismiyle bu dev helikopterde ölenlerin dördünün albay, 17'sinin çeşitli rütbelerde subay ve geri kalan çok büyük kısmının da Çeçenya'daki mücadeleye katılacak erler olduğu açıklandı. Çeçenler 1994'te Rusya içinde ülkelerine bağımsızlık sağlamak için başlattıkları mücadeleyi, 1999'da Rus işgaline rağmen sürdürüyorlar. Rusya sık sık mücadelenin sona erdiğini söylüyor. Ama Çeçenya'da bir 'Düşük Yoğunluklu Çatışma' -DYÇ- devam ediyor.
2000 yılında, mücadele sırasında, Çeçenler 84 Rus komandosunu pusuya düşürüp öldürmüşlerdi. Şimdi verilen kayıp rekor teşkil ediyor.
Rus ordusu da bu tür DYÇ mücadelesinde, Afganistan'da, başarılı olamasa ve çok kayıp vererek çekilmek zorunda kalsa da, epey deneyim kazanmıştı. Çeçenya'da da aynı tür mücadeleye devam ederken, halk da büyük kayıplar verilmediğinden işlerin iyi gittiğini düşünüyordu.
Bu olay Rus halkı için olduğu kadar, zaferin kazanılmış olduğunu iddia eden Başkan Vladimir Putin için de sürpriz oldu.
Çeçenya'da süren DYÇ'nin çeşitli boyutlarını yakından izlemek gerekiyor. Rus helikopterinin düşürülmesi haberi bana 'Silahsız helikopterler düşman tehdidi olan alanlarda mutlaka silahlı refakat helikopterleriyle birlikte uçarlar' şeklindeki bir NATO güvenlik kuralını hatırlattı.
Güneydoğu'daki mücadele sırasında iki helikopterimiz düşürüldüğünde, bu kuralın neden uygulanmış olmadığını araştırdığım zaman, 'Elimizde yeteri kadar silahlı helikopter bulunmadığından' yanıtı almıştım.
Bu kuralın Batı'da bile birçok ülkede geçerli kılınamadığını öğrenmiştim.
Türkiye'de o mahut olaylar Genelkurmay'ı harekete geçirmiş ve helikopterlerimize kendilerini yerden atılacak füzelere karşı koruma yetenekleri eklenmişti.
PKK'ya karşı mücadelenin sürdüğü dönemlerde ise bölgeye yetkililer ya da meslektaşlarla yaptığımız gezilerde, içinde bulunduğumuz nakliye helikopterlerinin 'gunship' adı verilen silahlı helikopterlerinin refakatinde güvenle uçtuğunu hatırlarım. Rusya, bizimle mukayese edildiğinde silah kaynakları hayli zengin bir ülke. PKK mücadelesi dönemlerinde bize kimi müttefik ülke, parasını dahi verdiğimiz helikopterleri teslim etmekte gecikince, acil gereksinimimizi karşılamak üzere, başka silahlar gibi, helikopterler de vermiştir.
Şimdi uğradığı bu çok ciddi kaybı görünce, orada araç bolluğunda bile gerekli önlemlerin alınamadığı anlaşılıyor.
Aslında silahlı helikopterlerin silahsızlara refakati yerden atılabilecek füzeleri her zaman önleyemiyor. Ama silahlı refakatçinin bulunması, füze atıcı için, cezalandırılacağından, caydırıcı oluyor.
Rusya'da süren Çeçen mücadelesinin bizim PKK mücadelesinden önemli farkı; bizim mücadeleyi kendi topraklarımız için ve topraklarımız üzerinde yapmış olmamız. Rusların ise kendi topraklarının bir parçası addettikleri Çeçenya'yı tam kontrolleri altına almak istemeleri.
Ama Çeçen mücadelesi bir üniformalı savaş halini almayınca 'terör' alanı içine giriyor.
Düşen helikopterdeki askerler yanında siviller, kadınlar ve çocuklar da var. Onun için mücadeleyi yakından izlemeden çabuk neticeye varıp değerlendirme yapmamak gerekiyor.
***
SPOR NOTU: Milli Takım antrenörü Güneş'i, özel ama milli formalı maçlara önem vermediği için çok eleştirdim. "Amaç takımı hazırlamaksa, maçlar başka ad altında oynatılmalı" dedim. Dünya üçüncülüğü kazanıldıktan sonra artık 'hazırlık maçıydı' gerekçesi ardına kimsenin saklanamayacağını düşünüp Gürcistan maçını zevkle seyrettim. Bundan sonra da herhalde
kimse futbolcularımızın, maçlar resmi olmadığı için, konsantre olamadıklarını söyleyemeyecek. Şimdi artık Şenol Güneş'i, disipline uymayanları cezalandırdığında, desteklemek gerekiyor. Oyundan alınanlar da sportmenliğe uymayan tepkilerden vazgeçmeliler.