Diplomat ve asker dünyasında 39 yıl

'İzlanda Ekonomi Bakanı eski bir film aktörü ve enteresan bir tipti. Yemekte, deriden eski bir kovboy şapkasıyla oturuyordu.

'İzlanda Ekonomi Bakanı eski bir film aktörü ve enteresan bir tipti. Yemekte, deriden eski bir kovboy şapkasıyla oturuyordu. Bakanım Tansu Çiller'in kendilerini Türkiye'ye davet ettiğini söylemem üzerine yerinden fırlayarak şapkasını çıkarıp bir reverans yaparken, 'Bakan Çiller'in peşinden cehenneme bile giderim,' diye bir çığlık attı. Konuşmaya devam edebilmek için kahkahadan kırılan salonun sessizliğe kavuşması için bir süre beklemem gerekti.'
Emekli büyükelçi Taner Baytok 'Dış Politikada Bir Nefes-Anılar' isimli kitabında bakanı Tansu Çiller'e geniş yer ayırdı. 'Tansu hanım'ın güzelliği karşısında EFTA konferans salonunun bayrak gibi dalgalanışından, 'girdiği yerde iki saniyede bütün hâkimiyeti ve inisiyatifi ele geçirebildiği'ni yazdı.
1960'ta Dışişleri Bakanlığı'na giren Baytok, Abu Dhabi, Kopenhag, Dublin ve Bern'de büyükelçilik yaptı. Bakanlığında stratejik araştırmalar ve silahsızlanma konusunda uzmanlaştı. Savunma Bakanı'na danışmanlık yaptı. Viyana'da NATO ile Varşova Paktı arasındaki kuvvet indirimi görüşmelerinde Türk temsilcisiydi. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği oluşturma sürecinde görev aldı.
Baytok 496 sayfalık anılarında ilginç ve önemli görevleri sırasında yaşadığı renkli olayları yazdı. 1998'de emekli olup anılarını yazmaya başlayınca "Mecbur kalmadıkça, tarihler ve isimler dışında, notlarıma, kayıt ve zabıtlara başvurmama yolunu seçtim" dedi. İddialı kişiliğine böylece yeni bir boyut eklemiş oldu.
Diplomasi yaşamı dışında Baytok, Vehbi Koç ailesi ile olan ilişkilerine kitapta geniş yer ayırmış. Sayfalar arasında, kendisini yurtdışındaki görevleri sırasında ziyaret eden, evinde kalan, tanınmış kişiler bir albüm oluşturuyor.
Baytok'un meslek yaşamı yıllarında, diplomasi ve savunma konularında tam zaman çalışan bir gazeteci olduğum için, kitapta yer alan olayların çoğunu izlemiştim. Bundan dolayı da yollama nezaketi gösterdiği kitabına 'En güzelleri birlikte geçen yıllarımızın anısına' diye yazmış.
Kitabı birkaç hafta sonunda atlamadan, ilgiyle okudum. Sanıyorum anıların ilgiyle ve kolayca okunmasında Taner'in yanında, editörünün de payı var. Taner birçoğunu, Galatasaray Lisesi'nden, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden ya da diplomasi muhabirliği yaptığım yıllarda yakından tanıdığım diplomatlardan farklı üslup kullanmış. Önemli görevleriyle ilgili çalışmalarından ayrıntılar vermiş. Özellikle güvenlik konularını kapsayanlardan çok şey öğrendim.
Dublin'deki görevi sırasında, 1995'de İngiltere ve ABD'nin Kuzey Irak'taki Kürt aşiret başkanlarıyla her yıl yapmakta oldukları istişare toplantılarından birinden nasıl haberdar olduğunu, buna Türk unsurların katılmasını nasıl sağladığını anlatıyor. Portekiz'in Türkiye'yi kırmamak için izin vermediği toplantıyı İrlanda da ancak Türkiye'nin katılmasıyla rıza gösterir. Ama daha sonraki toplantılara Türkiye çağrılmaz. Çünkü bir Türk görevli hatalıdır.
Baytok güvenlik konularında birlikte çalıştığı askerler hakkında 'En sevmedikleri şeyin, kışlada sivil görmek olduğunu biliyordum. Asker kimden emir alacağını, kime emir vereceğini bilmek isterdi. Bu yüzden rütbesi olmayan sivilin kışlada mevcudiyetinden rahatsızlık duyardı' diye yazıyor.
Kitabın sonuna eklediği 'Türkiye'nin Savunma ve Güvenlik Stratejileri Belgesi' ise gündemdeki kimi benzer konulara bilinmeyen boyutlar ekler içerikte.
Gerek Dışişleri'ndeki, gerek Milli Savunma Bakanlığı'ndaki görevi dolayısıyla sağladığı birikim ışığında yaklaştığı olaylarla ilgili değerlendirmeleri her zaman paylaşılmasa da, sıkılmadan ilgiyle okunuyor.
Anı yazarlarının hemen hepsinde görülen, daha ziyade başarıların yansıtılmasına burada da rastlamış olmayı yadırgamadım. Bu belki de yazarı uzun yıllar şahsen tanımamdan ileri geldi. Yer yer, karşı cinsle ilgili olayları ve bunlar karşısındaki kayıtsızlığa eğimli tavrını okurken tebessüm etmekten kendimi alamadım.