Doğuran partiler

Yakın tarihimize bakarsak, önce Menderes'in Demokrat Parti'sinden büyük itibar sahiplerinden bir grup ile ayrılanlar Hürriyet Partisi'ni 1950'li yılların sonunda kurdular.

Yakın tarihimize bakarsak, önce Menderes'in Demokrat Parti'sinden büyük itibar sahiplerinden bir grup ile ayrılanlar Hürriyet Partisi'ni 1950'li yılların sonunda kurdular. Ama ilk seçimde; 1957'de tam başarısız olunca, daha sonra CHP'ye katıldılar.
27 Mayıs'tan sonra oluşan siyasi dengeler içinde, Demirel'in Adalet Partisi 1970'te bölünmüş, ortaya Demokratik Parti çıkmıştı. İlk lideri AP örgütüne egemen olduğu düşünülen Sadettin Bilgiç idi. O yeterli bulunmayınca başa itibarlı Meclis Başkanı Ferruh Bozbeyli geçmişti.
Celal Bayar'ın ve ailesinin desteğiyle bir süre TBMM'de kaldılar. Sonra ayrılanlardan bir bölümü AP'ye döndü. 1977 seçiminde tek milletvekili çıkararak siyasi yaşamdan çekildiler.
CHP 1972'de çok önemli bir istihale geçirdi. Örgüte İnönü'nün getirdiği 'ortanın solu' politikasına sahip çıkarak egemen olan Ecevit karşısında Turan Feyzioğlu ekibi CHP'den ayrıldı. Ağır toplarla Güven Partisi kuruldu. Ama siyaset sahnesinden yok olmadan önce, ne beklenen siyasi ağırlığı ne de seçim başarısını gösterebildiler.
Şimdi Türkiye gene en büyük partisinden kopanların yeni bir parti oluşturma çabalarına sahne oluyor.
Daha önceki maceralar içinde yaşamış eski dostlarla konuşuyorum.
Ecevit'in İnönü'ye karşı mücadelesiyle şimdi Özkan ya da Cem'in mücadelesi arasında pek benzerlik görmüyorlar.
'Ecevit o zaman örgüte tamamen hâkimdi' diyorlar.
DSP'nin şimdi gerçekten örgütü olan bir parti mi, yoksa Rahşan hanımın oluşturduğu temelsiz bir dernek mi olduğunun anlaşılacağını söylüyorlar.
Bu değerlendirmelere karşın, kimi siyasi gözlemciler DSP'den ayrılanlardan önemli bir kesitin daha sonra, yeni oluşumdan beklediklerini bulamadıklarında, partilerine dönebilecekleri kanısında.
Hele işbaşındaki koalisyon hükümetinin seçime kadar görevini sürdürebilmesi sağlanırsa bu gelişmenin daha kolay olacağını ifade ediyorlar.
DSP'de beklediği siyasi geleceği bulamayan ve dün istifa eden İsmail Cem liderliğindeki girişim hakkında makul bir değerlendirmeyi eski DP milletvekillerinden Özer Ölçmen yapıyor.
"Türkiye'de bugün çok büyük bir seçmen kitlesi mevcut siyasi partilerden hiçbirine güvenmiyor. Bu ortamda kendilerine umut verecek bir yeni kuruluş işareti bekliyor" diyor.
Yeni parti kurmaları ya da Mehmet Ali Bayar'ın Demokratik Türkiye Partisi içinde yer almaları beklenen lider adaylarının ne kadar başarılı olacağı çabuk anlaşılabilecek.
Yeni girişimin başarısını öncelikle Cem'in ayrılmasıyla DSP'den daha kaç milletvekilinin kopacağı gösterecek. İddia edildiği gibi 30-35 yeni kopma Ecevit'in partisi için büyük darbe olacak.
Bu durumda siyasi mücadelesinden şimdiye kadar vazgeçmeyen Ecevit'in, hele uygulanmak istenen siyasi planın bir parçası olduğu anlaşılan Mesut Yılmaz'ın da desteğini çekmesi halinde, başbakanlıkta ısrar etmeyeceği söylenebiliyor.
Aksine eğer Cem sadece birkaç yeni istifayla kalırsa siyasi çekişmelere daha uzunca süre şahit olacağız demektir.
Yeni girişimin başarılı olmasının öncelikle DSP ile birlikte, belki ondan daha fazla, CHP'nin siyasi geleceğini etkileyeceği görüşleri de gündeme geliyor. "Son seçimde barajı aşacak kadar bile oy almamış CHP
o günden bu yana seçmene ne umut verecek gelişme gösterdi ki?" deniyor.
Çok hızlı sahnelenen gelişmeleri iyi izleyebilmek için dikkatlerin belirli noktalara odaklanması gerekiyor.
Ecevit-Bahçeli işbirliği devam edecek mi?
- Yılmaz koalisyonun, tarih ne olursa olsun, seçimlere kadar devamına izin verecek mi?
- DSP'den büyük kopmalar sürecek mi?
***
SPOR NOTU: Beşiktaş ve Trabzonspor'un önceki gece Avrupa'da oynadıkları maçlardaki çirkin, sportmenliğe aykırı sahneleri spor yöneticilerimizin de seyrettiklerini sanıyorum. Kırmızı ve sarı kartlar ile bilhassa Ali Eren'in yarattığı görüntü kimseyi rahatsız etmiyor mu?