Fransa'da ulus-devlet

Fransa'da 'ulus-devlet' savunucusu Jacques Chirac'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması...

Fransa'da 'ulus-devlet' savunucusu Jacques Chirac'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması, Korsika'ya göreceli imtiyaz verme taraftarı Jospin'in kaybetmesi, Korsika milliyetçilerinin Fransa milli marşını
ıslıklamaları, ülke bütünlüğü ve ayrılıkçı hareketler konularına boyutlar ekledi.
Korsika milliyetçileri yıllardır bağımsızlıklarını şiddet yoluyla, Fransız devletine baskı yaparak elde etmeye çalışıyorlar. Eski Başbakan Jospin onlara bir kısım imtiyaz sağlayacak yasa tasarısıyla, hem liberallerin oyunu alacağını
hem de Korsika'ya barış getireceğini vehmetmişti.
Başbakanlığını sembolize eden 'Matignon Projesi'ni Chirac hiç içine sindiremedi.
Daima Fransa'nın bütünlüğünü, ulus-devlet
vasfını savundu. Anayasa Mahkemesi de yasaya sınırlama getirmişti.
Jospin döneminde sarsılmış görünen denge, geçen hafta sonunda, cumartesi günü, Fransa Kupası finali futbol maçı, Korsika takımı
Bastia ile Lorient arasında Paris'te 'Stade de France'ta oynanırken, Fransa milli marşı,
ayağa kalkmayan Korsika milliyetçilerince
ıslıklanınca eski haline döndü. Fransa'da
ulus-devlet güçlenirken, 'Matignon Projesi'nin artık öldüğü öne sürüldü. Ama bu projenin cenaze töreninin asıl, Fransa bütünlüğünün savunucusu Chirac'ın cumhurbaşkanlığına seçileceğinin anlaşılmasıyla yapıldığını düşünenler vardı.
Chirac yeniden seçilmesinden sonra, Fransa'nın ve cumhuriyetçi değerlerin savunucusu olduğunu gösteren hiçbir fırsatı kaçırmıyor.
Olayı bizim medya pek ayrıntılı vermedi. Genelde Fransa Kupası finaline cumhurbaşkanı mutlaka katılıyor. Bu defa da öyle oldu ama bir avuç Korsika milliyetçisi beklenmeyen protestoda bulununca Chirac sert tepki gösterdi. Futbol federasyonu başkanı stat hoparlöründen uyarıda bulunup seyircilerden özür dilemeden maçı izlemeyi reddetti.
Federasyon başkanı "Susun" dedi, "Fransız Futbol Federasyonu Marseillaise'in (milli marş) ıslıklanmasından dolayı Fransa ulusundan özür diler. Herkes milli marşa saygı duymalıdır."
Tören Chirac'ın yerine dönmesiyle yeniden başladı.
Benzer bir olay geçen ekimde yapılan Fransa-Cezayir milli maçında cereyan etmiş, ama zamanın başbakanı Jospin hiç tepki sergilememişti.
Korsika'nın FLNC rumuzuyla anılan yeraltı bağımsızlık mücadelesi örgütü 26 yıldır terör faaliyeti sürdürüyor. 1999'da siyasi yoldan amaçlarına varacakları umuduyla Jospin ile anlaşmış, ateşkes uyguluyorlardı.
Matignon uzlaşmasıyla Korsika mahalli meclisine kimi alanda yasa yapma yetkisi tanınmışsa da Anayasa Mahkemesi, Chirac'ın da muhalefetiyle, bunu sonradan engelledi. Sadece ebeveynlerin onayıyla ilkokullarda çocukların Korsika dilini öğrenmelerine izin verecek anlaşma bölümü uygulanmada kaldı.
Jospin'in siyaset sahnesinden uzaklaşması,
sağ oyların artmasıyla Chirac'ın büyük çoğunluk sağlayıp yeniden seçilmesi herhalde Korsika'da şiddetin artmasına sebep olacak.
Corsica Nazione isimli yeraltı hareketinin yasal temsilcisi örgüt ve onun sözcüsü Jean-Guy Talamoni, diyaloğu sürdürmeye çalışacaklarını, ama çatışmaya da hazır olduklarını söyledi.
Avrupa Birliği'nin temel taşlarından Fransa'da kimi azınlığın istekleriyle ve ulus-devlet ile ilgili, mücadeleleri yakından izlemekte yarar olduğunu düşünüyorum.
* * *
KİTAP NOTU: 'Hasan Âli Yücel ve Türk Aydınlanması'nın genişletilmiş ikinci baskısını TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu) yaptı. Kitabı aslında bir uluslararası jeoloji uzmanı olan A. M. C. Şengör hazırlamış. İlk baskı YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'ün isteğiyle YÖK matbaasında basılıp eğitim fakültelerine ücretsiz dağıtılmış. Şimdi TÜBİTAK Başkanı Prof. Namık Kemal Pak, "Çok erken yaşlarda uygarlığa ve bilime yön verenlerle buluşmamı sağladığı için Hasan Âli'yi hep şükranla andım" diyerek kitabı bir defa daha yayımlıyor. Kitapta Hasan Âli Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı süresince yönettiği 'Türk Aydınlanma Hareketi'nin dayandığı bilim felsefesi irdeleniyor.
'Ermeni Sorunundaki Çıkar Odakları' ise Gürbüz Evren'in (Ümit Yayıncılık) çeşitli Ermeni iddialarına ışık tutan, değişik açıdan bakan kitabı.