Irak'ta Kürt ağırlığı

Irak 15 Aralık'ta genel seçimlere doğru giderken, kimse yeni anayasanın bu ülkeye birlik ve demokrasi getireceğinden emin değil. Ama mevcut koşullar içerisinde durumu en güvencede gözükenler...

Irak 15 Aralık'ta genel seçimlere doğru giderken, kimse yeni anayasanın bu ülkeye birlik ve demokrasi getireceğinden emin değil. Ama mevcut koşullar içerisinde durumu en güvencede gözükenler, ABD desteğiyle birçok avantaj sağlamış olan Kürtler.
Irak'ın yeni oluşturulmaya çalışılan, Şiilerden oluşan polis ve askerinin Sünni kesimi yıldırmak, direnişçilere gözdağı vermek için uyguladıkları dehşet verici yöntemleri ABD basını gözler önüne seriyor. Kimi Irak düşünürü yeni anayasanın bir 'zaman ayarlı bomba' olduğunu söylüyor.
Irak 18 vilayete ayrılmış. Seçim sonrası bu vilayetlerin birbiriyle çatışma halinde olacak küçük devletçiklere dönüşeceği, kurallara göre oluşan ordunun buralara, meclislerinin izni olmadan müdahale edemeyeceği düşünülüyor.
Çeşitli eleştirilere karşın, halkoyuyla onaylanan anayasanın daha ziyade Kürtleri memnun ettiği, onların görüşlerine göre şekillendiği kanısı var.
İşin en kötüsü; Irak'ta bugün insanların çoğunun, ne sürüp giden mücadele ne de genelde olup bitenlerle ilgilenmemesi.
Her şeyin, ülkeyi işgal etmiş, Irak ve Iraklıları pek düşünmeyen, yabancıların kontrolünde sürüp giden, bir savaş olduğunun düşünülmesi.
Şiiler, Kürtlerle anlaştıkları, onların işbirliğini sağladıkları takdirde, bir gün Irak'ı istedikleri düzene sokup yönetecekleri kanısında gibi davranıyorlar.
Kürtlerin kendi planlarının, günün birinde, Irak'ın yardımı olsun ya da olmasın, bağımsız bir devlet(Büyük Kürdistan) kurma olduğunu artık herkes kabul ediyor. Bu planda komşu ülkeler-deki Kürt gruplara da yer ayrıldığını zaman zaman ifadeden çekinmiyorlar.
Anayasa halkoyuna sunulurken ABD daha sonra Sünnilerin istedikleri düzeltmelerin yapılabileceği hakkında, garantisi olmayan vaatlerde bulundu. Bunların Kürtlerin durumunda olumsuz değişikliklere sebep olmayacağı açık.
Çünkü yapılacak değişiklikler de genel oya sunulacak. Sünni kesim azınlıkta olduğuna göre denge değişmeyecek.
Kürt-Şii işbirliği egemen olacak.
Sünniler daha ziyade Irak İslamcı Parti etrafında toplanmış görünüyorlar. Bu parti de, kimi konuda ABD'nin sağlayabileceği avantajlara güvenir görülüyor.
Ama bugünlerde süren, tamamıyla pasifize edilmelerine yönelik Şii baskıları karşısında, ABD'den destek ve anlayış görmedikleri anlaşılıyor. Kürtler meydanda gözükmezken, adeta onlar adına Sünni yerleşim bölgelerinde vahşi saldırılar sergileniyor. Geceleri sokağa çıkma yasağının başladığı saatlerde yüzleri maskeli olup kendilerine 'güvenlik mensubu' diyen gruplar, Sünni toplumunun önde gelen kişilerini alıp götürüyorlar. Gelenler polis üniformalılar. Kullandıkları araçlar da beyaz polis arabaları. Sonra götürülenler başlarına birkaç kurşun sıkılarak öldürülmüş, cesetleri bir tarafa atılmış halde bulunuyorlar. Son dört ay içerisinde Sünni kesimden, bu yöntemlerle kaçırılıp öldürülen 700 kişinin olduğunu ABD basını açıklıyor. Eski başbakan İ. Allavi durumun Saddam zamanından daha kötü olduğunu öne sürerek örnekler veriyor.
Olayları Ankara'dan izleyen kimi uzmana göre, bütün bu olup biten Sünni-Şii savaşı dışında kalan Kürtler kendi bölgelerindeki düzenlemelerde işin içine Şii unsurların, merkezi hükümet adına bile katılmasına izin vermiyorlar. Kerkük gibi Türkmen bulunan önemli yerleşim bölgeleri temel ilgi alanlarını oluşturuyor.
* * *
KİTAP NOTU: 'Gri Tehdit-Terörizm', yazan Ercan Çitlioğlu, Ümit Yayıncılık. Terörizm konusu yıllardır Türkiye'nin gündeminde. Hemen her düzeyde, değişik ortamlarda tartışılıyor. Üzerinde konuşmalar yapılıyor. Makaleler, kitaplar yazılıyor. Kitabın yazarı Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin terörizm konusunda danışmanı. Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı. 320 sayfa içinde, konuyla ilgili, akla gelebilecek birçok sorunun yanıtını okurlara sunuyor. Özellikle tarih içindeki yeri, günümüzdeki hukuki yaklaşım, terörist profili, psikolojisi, Ermeni ve Kürt terörizmi irdelenen hususlar arasında.