İsteyenin bir yüzü

Vermeye hazırsanız ABD sizden Irak'a karşı yararlanmak için çok şey ister.

Vermeye hazırsanız ABD sizden Irak'a karşı yararlanmak için çok şey ister.
Hava üsleri, hava koridoru, ikmal için kullanacağı limanlar, asker yığınağıyla, gerektiğinde tank yığınağı da yapacağı sınır bölgesi, bu tanklarla birlikte Bağdat'a yürüyecek asker, sığınmak isteyecek Kürtler için tampon bölge. Verirseniz daha fazlasını da ister.
Aylardır çeşitli yöntemlerle kamuoyu oluşturmaya, Türkiye'nin nabzını yoklamaya çalışıyorlar. Bizim görevliler de bu girişimleri izliyor.
Washington'dan kaynaklanan kampanya Türk medyasını içine alıyor. Her düzeyde sivil-asker yetkililerimizin nabzı yoklanıyor. Alışık olunmayan kademelerle temasa geçiliyor. Hiçbir fırsat kaçırılmıyor. Türkiye'nin Bağdat ile bir çatışma olmadan ABD'nin açıkça yanında yer alması isteniyor. Bunlara karşılık verilecekler de aynı gayriresmi yöntemlerle ifade ediliyor.
Kürt devletine izin vermeyiz. Irak size füze fırlatırsa patriot sistemini Körfez Savaşı'nda olduğu gibi kurarız. Irak biyolojik silah kullanırsa gerekli aşıları veririz. Sizi Avrupa Birliği üyeliğiniz için destekleriz. Ekonomik yardımı devam ettirir, çatışmadan doğacak zararlarınızı gideririz.
Bütün bunları, savaş istemeyen Türkiye'yi 'Bizi desteklerseniz, şimdiden yanımızda açıkça yer alırsanız, Irak'ı caydırırız. Savaşa engel olursunuz böylece' diyerek ikna etmek için yaptıklarını söylüyorlar.
Türkiye'nin 'Irak'a askeri müdahale için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yeni bir kararına gereksinim var' yaklaşımını işlerini bozucu bir yorum olarak alıyorlar. 'Bu konularda gerçekçi olmanız gerek. Planlarımızın momentumunu engellemeyin. Bizi son dakikaya kadar bekletip karar veremezsiniz' diyorlar. İstiyorlar ki Türkiye onların ölçüleri içine girip hemen 'evet' desin. ABD diplomatik kaynakları medyalarını besliyor. 'Merak etmeyin; Türkiye gerekeni yapar. Beklenen onay önünde sonunda çıkar' değerlendirmesini yapıyorlar.
Bu cesareti herhalde, diplomatlarımızdan ve askerlerimizden olmadığına göre, AKP siyasetçilerinden alıyorlar.
Ama ABD'nin, habere değer veren itibarlı gazetelerinin deneyimli gazetecilerinden doğru Türk kaynaklarına ulaşanlar 'Türkiye beklentilere yanıt vermez. Körfez Savaşı'nda sağlanan kimi kolaylıklar dışında büyük olanaklar beklemeyin. Bunu Türkiye'de kimse Türk kamuoyuna anlatamaz' diyor. Genelkurmay'ın ne ABD'nin yanında Irak'ta savaşacak asker vermeyi, ne de ABD kara kuvvetlerine mensup geniş miktarda askerin Türkiye üzerinden Irak'a cephe açmasını uygun bulmadığı bir sır değil.
Zaten ABD'nin bunu bilmemesi olası değil. Kara kuvvetlerini başta Kuveyt olmak üzere güneye yığmaları, olası savaşın komuta merkezini Katar'da kurmaları, bölgede haftalardır mevcut güçlerini iki misline çıkarmaları da Türkiye'den hangi konuda anlayış görebileceklerini bilmelerinden ileri geliyor.
Gözler Türk Genelkurmay'ında. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün üslubu emekliye ayrılan Kıvrıkoğlu'nun üslubundan farklı.
Türk-AB ilişkileri dolayısıyla Özkök'ün daha dikkatli davrandığı, Batı'ya askerin konumu hakkında yanlış intiba vermek istemediği de muhakkak.
Bütün bunlar, dünyanın bir numaralı gücü ile ikili stratejik ortaklık ilişkileri sürdürme durumunda olan Türkiye'nin çaresiz olduğu anlamına gelmiyor.
ABD'nin olduğu gibi Türkiye'nin de iyi hesaplanmış, iyi saptanmış hedefleri var. Bunlar Özal'ın 'Bir koyalım üç alalım' hayaline benzemiyor.
Stratejik ortak ABD'nin Türkiye'ye sağladıkları hiç de ölçüsüz değil. Şu son hafta içinde Pentagon'un iki numaralı yetkilisinin Türkiye hakkında söylediklerine bile bakmak ağırlığımız hakkında bir fikir verebilir.
Olaylar sona erdiğinde, olup bitenleri tarih yazdığında, Genelkurmay ile Dışişleri'nin Türkiye çıkarlarını doğru savundukları söylenebilmeli.
* * *
MEDYA NOTU - Fotoğraf sanatçısı, eski dostum Ara Güler ile tam 39 yıl Time yayınları için birlikte çalıştık. Üstün sanatçı yetenekleri dışında, örneği az bulunur insanlık vasıflarıyla daima beğenilen Ara Güler'e Fransa şimdi seçkin sanatçılara verilen 'Officier des Arts et Lettres' nişanını, İstanbul'da 'Palais de France'da, pazartesi günü veriyor. Enis Batur, Ara'nın son yapıtı 'Yeryüzünde Yedi İz'e yazdığı önsözde edebiyatçılarımızın, sanat adamlarımızın Türkiye sınırlarının dışına pek çıkamadıklarına işaret edip "Çıkan bir avuç insanın başında, hiç şüphesiz Ara Güler geliyor" diyor. Ara'nın dostluğuyla gurur duyuyorum.