Kıbrıs'ın önemi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ABD'ye yaptığı geziden dönüşünde "Kıbrıs'ın, Türkiye'nin güvenliği için vazgeçilmezliğini ortaya...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ABD'ye yaptığı geziden dönüşünde "Kıbrıs'ın, Türkiye'nin güvenliği için vazgeçilmezliğini ortaya koyarak, AB'ye Türkiye ile birlikte girişinin olası birçok krize çözüm getireceğine olan inancımı ifade ettim" dedi.
Atatürk ise 1930'lu yıllarda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Antalya bölgesinde yaptığı ve muhtemel bir düşman kuvvetinin bölgeyi işgal
ettiği varsayımına dayanan tatbikat sırasında komutan ve subaylara şu direktifi vermiştir: "Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin
ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs'a dikkat ediniz.
Bu ada bizim için çok önemlidir."
1963'teki olaylar üzerine kendisine müracaat eden Denktaş'a İnönü "Kıbrıs benim sorunumdur. Kıbrıs, Türkiye'nin sorunudur. Fazla söze gerek
yok. Her türlü yardım yapılacaktır" demiştir.
Ama Atatürk'ten sonra Türkiye'nin Kıbrıs ile ilgili görüşü, ada, İngiliz yönetiminde kaldıkça olay çıkarmama şeklindeydi.
Kıbrıs'ta İngilizlere karşı ayaklanmalar Türkiye'de etki yapınca hükümet yatıştırıcı olmuştu.
CHP iktidarının Dışişleri Bakanı Necmettin Sadak, Ocak 1950'de "Kıbrıs meselesi diye mesele yoktur. Kıbrıs, İngiliz hâkimiyetindedir. Başka bir devlete devretme niyetinde olmadıkları hakkında da kanaatimiz mevcuttur... Gençlerimiz boş yere heyecana kapılıp yoruluyorlar" demişti.
Demokrat Parti iktidarının Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü de konuya farklı yaklaşmıyor, Kıbrıs meselesinin mevcut olmadığını söylüyordu.
Gerçekçi değerlendirmeyi daha o zamandan İngiltere yapmıştı.
1946'da hazırlanan bir raporda İngiliz Dışişleri Bakanı Ernest Bevin, daha sonra 1950'de de İngiliz Genelkurmayı, "İngiltere, Ortadoğu'daki durumunu sürdürmek istiyorsa, Kıbrıs, İngiltere'nin elinde kalmalı" değerlendirmesini yaptı.
DP iktidarı ancak 1954'te uyanmış, Kıbrıs'a önem vermeye başlamıştır.
Adanın Türkiye'nin güvenliği için ne kadar yaşamsal önemde olduğu yetkililerce her fırsatta vurgulanır.
Bunda İngiltere Başbakanı MacMillan'ın şu değerlendirmesi de herhalde rol oynamıştır.
"Az kişi Kıbrıs'ın gerek bizim, gerek Türkiye için taşıdığı önemin farkında. Gerçek şudur ki, Kıbrıs Adası'nı kim elinde bulundurursa,
İskenderun Limanı'nı ve Türkiye'nin arka kapısını kontrol altına alır."
Profesyonel olarak gazeteciliğe başladığım 1953'te değil, ama diplomasi konularını izlediğim 1958 yılında artık konu kamuoyunun malı olmuştu.
Konu Londra-Zürih antlaşmalarıyla kapanmadı.
Ada ile ilgili olaylar sürdü gitti.
Konuyla yakından ilgili olan ABD'nin Ankara'daki diplomatları 1960'lı yıllarda tam yanılgı içindeydiler. Türk hükümetlerinin gerekli
gördükleri zamanlarda toplumu tahrik edip harekete geçirdiğine inanıyorlardı.
Adanın Türkiye için çok boyutlu olan önemini kavrayamıyorlardı.
Tıpkı son yıllarda, Türkiye'nin birkaç çıkar çevresinin kavrayamadığı gibi.
Neyse ki konuyu gerektiği gibi değerlendirebilecek durumda olan Türk makamları var. Orgeneral Hilmi Özkök, ABD'deki girişimini şöyle açıklıyor: "Kıbrıs'ın iyi zamanlanmamış AB üyeliğinin adadaki siyasi çözüme olabilecek olumsuz etkilerini, özellikle Londra ve Zürih antlaşmalarına, adada yaşanmış ve oluşmuş olan gerçeklere ve KKTC halkının meşru haklarına atıfta bulunmak suretiyle açıkladım."
Kıbrıs'ın önemini, çözüme doğru gidilirken, bu zemin üzerinde, TSK ve kamuoyu ile birlikte Denktaş biliyor ve koruyor..
* * *
KİTAP NOTU: 'Arka Kapımıza Dayandılar-Kıbrıs'ta Sirtaki' isimli kitabını Sadi Somuncuoğlu tam zamanında yayımladı. 470 sayfalık kitap ciddi bir araştırma ürünü. Türkiye için yaşamsal önem taşıyan bu ada ile ilgili dikkate değer bütün dönemeçler hakkında bilgi bulabiliyorsunuz. Yazarın milliyetçi yaklaşımı daha ziyade Türk görüşlerinin siyasi alanda ağırlık oluşturmasını sağlıyor. Kimi meslektaş bu durum karşısında gene 'Türk'ün Türk'e propagandası' diyebilecek. Biz de hep söylediğimizi söyleyelim: "Türkler milli davalarını iyi bilmezlerse konuları yabancılara nasıl anlatabiliriz?" Kıbrıs konusunu bilip bilmediğinizi Somuncuoğlu'nun kitabına göz atarak anlayabilirsiniz.