Korsika ve Berlusconi

Avrupa Birliği içerisinde 'ulus-devlet' vasıflarını olabildiğine muhafaza etmek isteyen Fransa'nın, terörü önlemek için, 250 bin nüfuslu Korsika azınlığına yasa yapma hakkı veren Başbakanı Jospin'i anayasa mahkemesi durdurdu.

Avrupa Birliği içerisinde 'ulus-devlet' vasıflarını olabildiğine muhafaza etmek isteyen Fransa'nın, terörü önlemek için, 250 bin nüfuslu Korsika azınlığına yasa yapma hakkı veren Başbakanı Jospin'i anayasa mahkemesi durdurdu.
İtalya Başbakanı Berlusconi de 'İtalya, Avrupa'dan emir almayacak' diyerek AB
içinde devletlerin nasıl kendi başlarına davranabileceklerine bir örnek verdi.
Fransa'da hükümet 1999'da, büyük tartışmalar sonucu, Korsika milliyetçilerine terörün
durması koşuluyla iki önemli imtiyaz veren bir yasa çıkarmıştı. İmtiyazlardan biri Korsika Meclisi'ne belirli alanlarda yasa yapma yetkisi, diğeri ise Korsika dilinin anaokulları ve ilkokullarda okutulmasıyla ilgiliydi.
Muhalefet iki konuya da karşı çıktı. Bunların Fransız Anayasası'na aykırı olup milli bütünlüğü bozacağı ileri sürüldü. Mücadelenin öncülüğünü yapan zamanın içişleri Bakanı Chevenement istifa etti. İki yıla yakın süren incelemeler sonunda Fransa'nın anayasa mahkemesi olan 'Anayasa Konseyi', Cumhurbaşkanı Chirac'ın da paylaşmadığı değişikliği iptal etti.
Korsika dilinin öğretimini ise ebeveynlerin müracaatına, öğrenimi isteyip istememelerine bıraktı.
Böylece hem Fransa'nın bütünlüğüyle ilgili anayasa maddeleri korunmuş oldu, hem de
bir bakıma zaten göreceli olarak yapılabilen
dil eğitimine zemin sağlandı. AB'nin bu kilit ülkesindeki gelişmelerden, bizdeki kraldan ziyade kralcı AB avukatlarının
bir ders almaları gerekir.
Tabii AB'nin kendine özgü kuralları var. Türkiye'nin de, eğer tam üye olmak istiyorsa, bunlara uyması gerekir. Ama unutulmayacak bir husus, bu kuralların daima tartışmaya açık olduklarıdır.
Aynı mahiyetteki diğer gelişme de İtalya'da cereyan etti.
Parlamentoda yaptığı bir konuşmada Berlusconi, geçen hafta, İtalya'nın Avrupalı ortakları dahil, hiç kimseden emir almayacağını sert şekilde ifade etti.
"Hiç kimse, tekrar ediyorum hiç kimse
bizi kendi kontrollerine alabileceğini ve daha kötüsü bize egemenliği sınırlandırılmış biri gibi davranabileceğini düşünmesin" dedi. AB taraftarı Dışişleri Bakanı Renato Ruggiero'yu da azletti.
Böylece Berlusconi'nin Avrupa'nın birleşmesiyle ilgili görüşlerinin Ruggiero'nun savunduğundan çok farklı olduğu ortaya çıktı.
Şimdi İtalya'nın bu alandaki politikası ve davranışlarının daha sert ve farklı olması bekleniyor.
AB'nin çeşitli aşamalardan geçerek tam birliğe doğru ilerlemesi sırasında kimi büyük ülkenin duruma egemen olmasına İtalya razı değil. Kendi görüşlerinin de dikkate alınmasını istiyor. Bu da tartışma yolunu açık tutuyor.
AB'nin Airbus askeri nakliye uçağı projesine katılmıyor. Teröristler için tüm Avrupa'da geçerli olması istenen tutuklama vesikası tasarısını da engellemek istedi. Avrupa gıda teşkilatının Helsinki yerine Parma'da açılmasında da ısrar ediyor.
Berlusconi, Avrupa'nın birleşmesine değil, her şeyin kendilerine dayatılmasına karşı. İtalya'nın AB muhibbi Dışişleri Bakanı'nın İtalya'dan ziyade Brüksel'in görüşlerini paylaştığını düşünüyor.
Uluslararası kuruluşların üyesi ülkelerin kimi üst düzey devlet adamlarının kendi ülkesinden ziyade o kuruluş etkisine girmesi ilk defa görülmüyor.
***
KİTAP NOTU: Şefik Kahramankaptan gazeteciliğe Yankı'da başladı. Kuruluş yıllarının yükünü paylaştı. Sonra Ak Ajans ve Hürriyet dergilerinin Ankara temsilcisi olarak çalıştı. Kültür konularına büyük ilgi gösterdi. Şimdi TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu) Yayınlar ve Tanıtım Daire Başkanı. İki yeni yayına imza attı. Bunlardan biri 'Ferit Tüzün- Çeşmebaşı'ndan Esintilerle' Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları'ndan. F. Tüzün 2000 yılı Onur Ödülü Altın Madalyası sahibi olarak ele alınıyor. Diğeri ise Kültür Bakanlığı yayınlarından 'Resmi Geçit-Ressam Söyleşileri'. Birinci yapıt daha önce İsmet İnönü'nün kültür yönüyle ilgili olarak 1998'de yazdığı 'İsmet İnönü ve Harika Çocuklar' gibi bir inceleme. Diğerinde ise tanınmış, Köy Enstitüsü ve Gazi kökenli yaşayan 57 Türk ressamıyla yaptığı konuşmalar ve bu ressamların önemli yapıtlarının son derece kaliteli bir baskıda sergilenmesi yer alıyor. Ressamlar öykülerini anlatıp yapıtlarını yorumluyorlar. Kültür Bakanı İstemihan Talay, bu nefis yapıtı Kahramankaptan'ın dört yıllık çalışmasıyla ortaya çıkardığını söylüyor.