Müslüman'ı kazanmak

ABD'nin en önemli sorununun Müslüman kesimin aleyhtarlığı ile ilgili olduğu düşünülür. Bunun kaynağı da Filistin-İsrail çatışmasında ABD'nin İsrail'i desteklemesi olmuştur.

ABD'nin en önemli sorununun Müslüman kesimin aleyhtarlığı ile ilgili olduğu düşünülür. Bunun kaynağı da Filistin-İsrail çatışmasında ABD'nin İsrail'i desteklemesi olmuştur. Böylece İsrail'in kuruluşundan bu yana süren hava 1967'de İsrail'in '6 Gün Savaşı' denen savaş sonunda işgal ettiği Filistin topraklarındaki mücadele ile tırmanıp üst noktasına varmıştır.
Başkan Bush şimdi, ikinci döneminde, 68 yıllık bu sorunu çözmek için Dışişleri Bakanı Rice'ı görevlendirmiş görünüyor. Gazze şeridi ile Batı Şeria'nın bir kesimindeki İsrail yerleşim birimlerini kaldırmakta olan Şaron'a da büyük maddi destek vererek, bölgede barış havası yaratmak istiyor.
Gazze'de İsrail'in 21, Batı Şeria'da ise 125 yerleşim biriminde 7 bin ile
9 bin arasında olduğu belirtilen İsrail yerleşimcileri vardı.
Şaron kendisini yüzde 60'a varan çoğunlukla destekleyen toplumuna karşın uygulamada, bölgeden çekilmede sıkıntı yaşıyor. Boşaltılan yerleşim birimlerinde evler yıkılıyor. Enkaz temizlettiriliyor. Her çıkarılan aileye 200 ile 300 bin dolar arasında tazminat veriliyor. Bu dev operasyonun sorunsuz ve disiplin içinde gerçekleştirilmesi için 40 bin İsrail askeri ile 7 bin polis görev alıyor.
Yasal olmayan yollardan konut edinip yerleşilmiş gecekondu bölgelerindeki
yıkımlar için Türk yetkililerin ders almaları gereken bir operasyon uygulandı.
Hesap şöyle, her kişiyi bölgeden çıkarmak için en az dört askerin
görev yapması gerekti. Her ev tahliyesi için de 17 asker.
ABD, İsrail'e yılda 3 milyar dolarlık yardım yapıyor. Bu özel tahliye ve buradan çıkarılanların yeni yerleşim bölgeleri için ise İsrail 2 milyar dolar istedi.
Amaç mümkün olduğu kadar bölgedeki çatışma ve husumet kaynağını ortadan kaldırmak. Bu uygulamanın daha kolay yapılabilmesi için ABD, yeni Filistin yönetimine de bu sene 250 milyon dolar verdi. Gelecek yıl için de 350 milyon dolar vaat etti. Dünyanın en zengin ülkeleri İskoçya'daki son toplantılarında Filistin'in kalkınması için 3 milyar dolar vermeyi kararlaştırdılar.
İsrail, Gazze'yi boşaltmakla burada sürekli saldırı tehdidinde bulunan yerleşimcileri korumak için tutmak zorunda olduğu tam kadrolu bir
tümeni artık çekebilecek.
İsrail'deki bu gelişme Filistin'in Yaser Arafat'tan sonraki yeni lideri Mahmud Abbas'ın durumunu güçlendirecek gibi görünüyor. Ama iş, Filistin-İsrail sorunu, bu gelişim ile bitmiyor.
Atılan adım bir başlangıç mı olacak? Yoksa Şaron'un yinelediği gibi son mu?
İsrail'e karşı 1967'de kaybettiği toprakları kazanma ve devletini kabul ettirme savaşındaki Filistin'in sorunları herhalde son bulmayacak.
Şimdi Filistin'de ilk hedef boşaltılan bölgelerdeki ekonomik durumu geliştirmek olacak. Buralarda işsizlik yüzde 60. Kişi başına düşen gelir ise 1000 doların biraz üzerinde. İlk başvurulacak yöntemin buradaki Filistin halkının iyi bildiği konut inşaatında çalışmak olduğu düşünülüyor.
İsrail'in burada yıktığı konutlar tek veya iki katlı evlerdi. Filistinliler ise bu tür evlerden ziyade çok katlı apartmanlarda yaşıyorlar. Sağlayacakları dış destek onlara hem iş olanağı hem de yeni konut sağlayacak.
ABD'nin 'Müslüman'ı kazanma' projesinde önemli yeri olan Filistin-İsrail
çatışmasındaki rolünün başarılı olması için herhalde daha çok gayret gerekecek.
Daha şimdiden 'Atılan adımın mutlaka arkası gelmeli' dendiğine göre.
***
KİTAP NOTU: 'Mondros, Sevr, Lozan Andlaşmaları.' Bugünkü Türkçe ile. Hazırlayan İbrahim Sadi Öztürk. Ankara Ticaret Odası yayını. ATO Başkanı Sinan Aygün bu 300 sayfalık kitaba yazdığı önsözde "...Türküm diyen herkes ve özellikle aydın geçinenler, Sevr'e methiye, Lozan'a eleştiri getirenler, Türkiye'nin geleceğinin güvencesi olan genç kuşaklar Lozan'dan çok Sevr'i madde madde okumalı ve bundan dersler çıkarmalıdır" diyor.