Mutluluk ölçütleri

Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) geçenlerde Türkiye'nin genel mutluluk düzeyi hakkında yaptığı araştırmayı açıkladı. Türkiye'de, bir bütün olarak yaşamını düşündüğünde 'mutlu' olduğuna karar verenlerin oranı yüzde 48.7 idi.

Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) geçenlerde Türkiye'nin genel mutluluk düzeyi hakkında yaptığı araştırmayı açıkladı. Türkiye'de, bir bütün olarak yaşamını düşündüğünde 'mutlu' olduğuna karar verenlerin oranı yüzde 48.7 idi. Yüzde 29.8 mutluluk derecesini 'orta', yüzde 9.3 ise 'çok mutlu' buluyordu.
Hemen hemen aynı günlerde dünya çapında yapılan araştırmalar Türkiye'yi mutluluk değerlendirmesinde orta sıralara koydu. İran, Ürdün, Cezayir gibi bizim fert başına düşen milli gelir seviyesine yakın ülkelerden mutluluk yönünden gerideydik.
Dünyanın en ekonomik bakımdan geri köşelerinden en gelişmişlerine kadar yerlerde yapılan araştırmalarda, insanların yaşadıkları yer neresi olursa olsun ve nasıl yaşarlarsa yaşasınlar sanki mutlu olmaya koşullandırılmış oldukları görüldü.
Böylece değerlendirmenin özü sübjektif (kişiye özel) mutluluk oluyordu.
DİE "Mutluluk, demografik, ekonomik, fiziksel çevre, sosyal çevre, içinde yaşanılan ülkenin durumu gibi yaşam koşullarını belirleyen bileşenlerin sonucunda oluşur" diyor.
Dünya çapındaki araştırmayı yapan bilim adamları ise topluluklara bu duygunun kendilerine gelişimle geçmiş nesillerden yansıdığını düşünüyorlar.
Örneğin, araştırmaya göre: Güney Amerikalılar dünyanın en mutlu insanları arasındalar. 1990 ortalarında yapılan anketler Porto Riko, Kolombiya ve İspanya'yı en neşeli ülkeler olarak saptamış.
Bu ülkeler zengin değiller, ama uzmanlar özelliklerinin hep yaşamın güzel yüzüne bakmakta oluşlarına borçlu olduklarını belirtiyorlar.
Doğu Asya'da ise durum tersine. Japonya, Çin ve Güney Kore mutsuz toplulukların yaşadığı ülkeler olarak kabul ediliyor.
'World Happiness Database'in (Dünya Mutluluk Veri Merkezi) kimi üniversite araştırmacılarından topladığı verilere göre dünyanın neredeyse en mutlu toplulukları Danimarka, İsviçre ve Malta'da. Bunlara 10 üzerinden 8 notu veriliyor. Avrupa'nın geri kalan kısmı, Fransa dahil 6 civarında not alıyorlar. Bizim not ise DİE'nin saptamasına son derece uygun, 5 civarında. Bizden geride Arnavutluk, Belarus, Latviya, Romanya, Pakistan, Ukrayna, Zambiya, Moldova, Tanzanya, Rusya ve Bulgaristan var.
Bunlar bizim gelir seviyeleri altında olup da mutluluk konusunda bizden geride kalanlar.
Gelir düzeyleri bizden çok ileride olup bizden daha mutlu olan ülkeler ise, Finlandiya, İsveç, Singapur, İngiltere, Avustralya ve Almanya.
Aslında araştırmalar mutluluğun paraya, zenginliğe ve devletin vatandaşına
sağladığı avantajlara bağlı olmadığını tartışılmayacak şekilde ortaya çıkarıyor.
Buna örnek mutluluk dereceleri aynı olan İsveç ile Danimarka. Ama Danimarka milli gelirinin yüzde 30'unu toplumsal harcamalara ayırırken İsveç'te bu oran yüzde 10 oluyor.
Toplumların kendilerini mutlu hissetmelerinde dünyaya bakış gelenekleri olduğu kadar ülkelerindeki demokrasilerin de rolü olduğu düşünülüyor.
İsviçre mutlu ülkeler listesinin en üzerinde. Halkın hem geliri en yüksek hem de ülke sık yapılan halkoylamalarıyla yönetildiğinden, kişiler kendilerini aynı zamanda ülkelerinin özgür yöneticileri olarak görüyorlar.
Bu durumun istisnaları yok değil.
Sovyetler Birliği dağılıp komünizm yok olduktan sonra Rusya'ya gelen görece demokrasi kişilerin daha mutlu olmalarını sağlayamıyor. Çünkü, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in danışmanlarından David Halpern'in yaptığı bir araştırmaya göre, kapitalizm komünizmin sağladığı güvenceleri ortadan kaldırdığından, kişiler kendilerini çeşitli alanlarda güvensiz hissedebiliyorlar.
ABD'nin mutluluk kategorileri içindeki yeri ise 8. Norveç, Kanada, Danimarka, Avusturya ve Belçika yakınında.
DİE'nin şu değerlendirmesi de uluslararası araştırmalarda varılanlara uyuyor.
"Mutluluk, beklenti ve umutlarda, nesnel yaşam koşulları kadar öznel algıların da önemli olduğu kabul edilmektedir. Bireysel düzeyde memnuniyet ile mutluluk iç içe geçmiş durumdadır."
* * *
SPOR NOTU: Bu akşam oynanacak olan Galatasaray-Beşiktaş maçı Futbol Federasyonu için de sınav olacak, GS yönetimi için de. Tribün sıraları arasındaki sarı yolların açık olup olmadığını ve GS seyircisinin de iğrenç tezahürata başvurup vurmadığını göreceğiz.