Okurların gördükleri

Okur eleştirileri konusundaki görüşlerimi bir daha özetleyeyim; eleştirileri üçe ayırırım; küfürler, ders alınacaklar ve tartışmaya açık olanlar.

Okur eleştirileri konusundaki görüşlerimi bir daha özetleyeyim; eleştirileri üçe ayırırım; küfürler, ders alınacaklar ve tartışmaya açık olanlar. Birinci grubu dikkate almam. İkinciden yararlanırım. Üçüncü grubu ise tartışırım.
Güvenlik konularına ciddi ilgi gösteren bir Radikal okuru, Irak'taki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve ABD'nin iki hatalı davranışına Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün çelişkili yaklaşımı hakkında dikkatimi çekiyor.
1) ABD, Irak'ta uğradığı saldırılardaki kayıpları hakkında doğru rakam vermiyor. Güneydoğu'da PKK mücadelesini yakından izlediniz; kayıpların çoğu çatışmalardaki ilk ateş sırasında verilmedi mi?
2) Abdullah Gül, 8 Mayıs'ta Murat Yetkin'e yaptığı konuşmada, Wolfowitz'in TSK'yı eleştirileri hakkında "Konuşmanın tamamını okudum. Bunlar samimi geleceğe yönelik olumlu mesajlar... Sansasyona gerek yok" diyerek Wolfowitz'i onaylıyor. Ama 13 Ağustos'taki yazıda Murat Yetkin'e "Bu konulara girmeyi gereksiz görüyorum. Yani TSK ne yapacaktı? Politik iradeye baskı yaparak bir şey mi sağlayacaktı?.. TSK üstüne düşeni yaptı. Bir demokratik ülkede nasıl hareket ediliyorsa öyle hareket etti" diyerek TSK'yı savunup Wolfowitz'i eleştiriyor.
3) Süleymaniye olaylarıyla TSK'nın seçkin birimi Özel Kuvvetler A-Timi'ni çirkin bir yaklaşımla, başlarına torba geçirerek, tutukluyor. Sonra özür dilemeyi reddediyor. Bizim ilgili ve yetkililer de 'Büyük devlet özür dilemez' diyor. Ama geçenlerde bir camideki bayrağı indiren ABD askerlerine karşı yerli Irak halkı isyan edince özürlerin en büyüğü dileniyor.
Bu unsurları özetleyen okur, 'Ben mi yanlış düşünüyorum? Çelişkileri neden ortaya koymuyorsunuz?' diye soruyor.
ABD güçlerinin Irak'taki gerilla saldırıları karşısında pusuya düşenlerin ilk aşamada kayıp verdikleri gerçeğine bağlı olarak; PKK'ya karşı Güneydoğu'daki mücadeledeki durumu hatırlatıyor.
"İlk ateş sırasında verilen kayıplar Irak'ta acaba saklanıyor mu? TSK o zaman kayıpları çoğunlukla ilk ateş sırasında vermiş değil mi?" diyor.
Yazdığınız yazıları böylesine dikkatle okuyup izleyen okurlara pek sık rastlamıyorsunuz. Bunlar internetteki Radikal'in köşe yazılarını izleyip altına görüşlerini ekleyen okurlardan biraz farklı yaklaşıyorlar.
Örneğin, daha önce yazılmış ilgili yazıları dosyaladıkları ya da gazete arşivine giderek araştırdıkları oluyor.
Böylece güncel konularda yazılanlar arasında boşluklar saptıyorlar.
Tartışmaya içerikli ciddi yeni boyutlar getirebiliyorlar.
Sadece gazetede kendilerine sunulanla yetinmiyorlar.
Neticede ortaya şimdiye kadar pek alışılmamış bir okur kitlesi çıkıyor.
Günümüzde güvenlikle ilgili, askeri konular ilk plana çıkınca, emekli komutanlardan olayları inceleyenler oluyor. Bu TSK'da yenilik sayılacak yaklaşım. Eskiden emekli komutanların 'Son bilgilerden haberim yok. Yanlış değerlendirme yapmak istemeyiz' yanıtını alırdık. Bunun içinde görevdeki silah arkadaşlarının işine müdahale gibi sayılabileceğini düşünerek yapılan incelik de vardı herhalde.
Şimdi eski kaygıları da dikkate alarak yapılan emekli komutan değerlendirmelerini dikkatle izliyor ve yararlanıyorum.
Okurların dikkate değer katkılarını olduğu gibi.
* * *
KİTAP NOTU: 'Kanla Abdest Alanlar' Ergün Poyraz'ın Toplumsal Dönüşüm Yayınevi'den çıkardığı kitabının adı. Yazar kitabı için "Said-i Nursi'den Fethullah Gülen, Demirel ve Ecevit'e Nurculuğun tüm bilinmeyenleri" diyor. Cumhurbaşkanı Sezer'in bir vetosuyla gündeme yeniden oturan dinci eğitim konusuyla ilgilenenler için ilginç bir yeni kaynak bu kitap. (...) Uludağ Üniversitesi'nin 'Atatürkçü Bakış', Cumhuriyet ve Atatürk Haftası Özel Sayısı dikkate değer makaleler ve konferans metinleriyle yüklü... Sinan Onuş'un daha ziyade Milli Birlik Komitesi üyelerinden Suphi Karaman'ın süzgecinden geçirerek yayımladığı, 'Parola, İnkılap-27 Mayıs'ı Yapanlar Anlatıyor'-Kaynak Yayınları kitabı da aradan 43 yıl geçmiş olmasına rağmen
ilginç yeni unsurları gündeme getiriyor.