PKK'nın vazgeçemeyeceği yer

Zaman zaman elime yabancı kaynaklı 'istihbarat notları' sayılabilecek bilgiler gelir. Bunları önce ilgiyle okurum.

Zaman zaman elime yabancı kaynaklı 'istihbarat notları' sayılabilecek bilgiler gelir. Bunları önce ilgiyle okurum. Sonra bilgisine güvendiğim kimi kaynağın süzgecinden geçiririm. Güneydoğu olaylarından sonra bölgenin neden PKK için çok önemli olduğunu irdeleyen bu tür yabancı değerlendirmede, son 20 yıldır duyduğumuz hususlar vardı.
"Yüksekova, PKK'nın vazgeçemeyeceği bölgenin merkezidir. Afganistan'dan İran yolu ile gelen uyuşturucunun kilit noktası bu ilçedir. Oradaki lüksü Hakkâri, Çankırı, Kastamonu ve Yozgat'ta bile göremezsiniz. PKK uyuşturucu akımını yönetenlerle iç içedir. Malı onlar aracılığıyla Hamburg, Stockholm gibi merkezlere taşır. Sağlanan gelir, Danimarka'dan yayımlanan PKK organı Roj TV gibi Avrupa faaliyetlerinde kullanılır. Patlayıcı ve silah sağlanır. Uyuşturucu yanında Avrupa kadın ticaretinin görece kontrolü de PKK elindedir."
Şemdinli'nin önemi ise öncelikle fiziki konumundan gelir. Kandil Dağları'ndaki PKK militanlarının Türkiye'ye kolay giriş yolu üzerindedir.
Yüksekova'dan uyuşturucu girişi ile buna bağlı Şemdinli faaliyetlerinin, son dönemde, oldukça kontrol altına alındığı değerlendirmesini güvendiğim kaynaklar da doğruluyor.
İşte bu zemin üzerindeki son olayların sergileniş tarzı akılları karıştırıyor.
Yıllardan beri, iç güvenlikten sorumlu olan jandarmanın, şimdi adına 'asimetrik' denilen mücadele tarzı için eğitildiğini biliyorum. Kara Kuvvetleri Komutanı da, 1990'lı yılların başından beri uygulanan Kuzey Irak'a girişlerde bu unsurların ne kadar yardımcı ve başarılı olduklarını söylüyor.
O halde insanın aklı, şimdi tutuklu bulunan, asimetrik savaş uzmanı olan istihbarat görevlisi astsubayların iddia edilen duruma nasıl düştüklerini anlamakta güçlük çekiyor.
Deniliyor ki: görevliler bölgede şahsen ve içi silah, cephane ve harekât planı dolu araçlarıyla tanınırken, gündüz nasıl işyeri bombalamaya kalkıyorlar?..
Patlamadan birkaç dakika geçmeden olayı Roj TV canlı yayında veriyor.
Konu yargıya yansıyınca, gerçeğin orada ortaya çıkması bekleniyor.
Ama işin hukuki yönleri ne olursa olsun, asimetrik savaş için uzmanlaştığı söylenen istihbarat unsurlarının böyle bir görüntü vermelerini kim izah edecek?
Galiba, bir yandan Avrupa Birliği üyeliğinde kat edilmek istenen mesafe, diğer yandan iç siyasette yaratılan, şimdiye kadar alışık olmadığımız hava, Güneydoğu'da PKK için yaşamsal olan bölgedeki güvenlik güçleri faaliyetlerini sınırlıyor.
Olayları açık kaynaklardan izleyenler soruyorlar: Başkale'de askerler şehit ediliyor ses çıkmıyor. Panzerler devriliyor, bir tanesi yakılıyor, ses yok. Yüksekova'da Türk bayrağı yakılıyor, tepki gelmiyor. Polisin özel harekât timleri yok. Köy korucuları etkisiz hale getirildi. Sokakta uzman çavuş kaçırılıyor. Askeri lojmanlar tahrip ediliyor. Polis noktaları yakılıp ateş açılıyor. Güvenlik güçlerine moral vermesi gerekenlerden suçlamalar geliyor.
Genelkurmay Başkanı 'kısıtlanmış yetkiler'le yapılan mücadeleden bahsediyor.
Görünen o ki; PKK için vazgeçilmez olan bir bölgenin korunması için gerekli önlemlerin alınması, bu koşullarda mümkün olmuyor. Neyse ki bu günlerde orada, hangi zamanı ve hangi gelişmeleri beklediği bilinmeyen bir görece sessizlik var.
* * *
SPOR NOTU: Galatasaray liglerde iddiasını sürdürebilmesi için, önemli bir aşamayı bu gece Beşiktaş karşısında gerçekleştirmek zorunda. Savunmasındaki önemli Thomas boşluğunu nasıl dolduracağını da göreceğiz. Son maçındaki, penaltı sahnesinde kurtarışı yapan Mondragon'u savunma elemanları seyrederken, yenilen golün yarattığı kaygı, GS'nin sanıldığı kadar güçlü savunma yapısına zaten sahip olmadığını göstermedi mi?