Raşid Dostum'un girişimi

1999 yılı haziranında telefonda, bugün Afganistan'da önemli bir konumda bulunan Özbek general Raşid Dostum adına yapılan...

1999 yılı haziranında telefonda, bugün Afganistan'da önemli bir konumda bulunan Özbek general Raşid Dostum adına yapılan görüşme daveti almıştım. Taliban'a karşı mücadelesini kaybetmişti. Oran sitesinde devletin kendisine tahsis ettiği bir bağımsız
bölümde ailesi ve korumalarıyla oturuyordu. Gelip beni büromdan aldılar. Afgan usulüne göre düzenlenmiş apartmanında bir saatten fazla, tercümanın da yardımıyla konuştuk.
Afganistan'da 6 milyon Türkmen Özbek yaşadığını, şimdi yeniden canlandırdığı Milli İslami Partisi'ni nasıl kurduğunu, siyasi-askeri lider olarak Türklere sahip çıktığını anlattı. Ahmed Şah Mesud ve Rabbani ilişkilerinden söz etti. 1995'te en güçlü duruma geldiğini, ama grubunun Dışişleri Bakanı Abdülmelik ile komutanlıktaki yardımcısı Gaffar tarafından Taliban'a nasıl satıldığını ve Türkiye'ye sığınmak zorunda kaldığını anlatmış,
"Adamlarım hala orada dağlarda Taliban ile çarpışıyor. Türkiye bize biraz siyasi ve ekonomik destek verse yeniden duruma hakim olurum" demişti.
Afganistan'a geçen yılki ABD müdahalesinden ve kendisinin de kurulan geçici hükümette Savunma Bakan Yardımcısı olmasından sonra,
Raşid Dostum büyük gelişme sağladı.
Şimdi geçici hükümete destek veriyor.
Afganistan'da çağdaş ve demokratik bir devletin kurulması için gayret sarf ediyor. Haziran ortasında faaliyete geçecek olan meclisi oluşturacak delegelerin seçimi için kampanya yapıyor.
Raşid Dostum'u önceki dönemlerden tanıyanlar onun çok sert, hatta mücadelesinde insafsız, insan haklarına saygısız biri olduğunu söylerler. Şimdiki tutumu geçmişiyle çelişki oluşturuyor.
Bu değişiklikte artık Afganistan'a büyük önem verdiği görülen Türkiye'nin payı var.
Afgan meclisi Loya Jirga'nın kuruluşu öncesinde Dostum, kendisine merkez seçtiği Mezar-ı Şerif yakınındaki Şebergan'da toplanan partisinin 850 delegelik genel kurulunda ittifakla lider seçildi.
Oradaki konuşmasını ABD'li gazeteciler,
Kennedy'nin üslubuna benzetti. "Modern, özgür, birleşmiş, barış ve güvenlik içinde yaşayan bir devlet kurmalıyız. Geçmişin; zulüm, etnik ayrımcılık, aşırılık ve iktidar kapmacılık yüklü hatalarından arınmalıyız. Herkesin eşit hak ve sorumluluklara sahip olduğu gerçek demokrasiye yönelmeliyiz" diyordu.
Yeni tavrı sadece bu sözcüklerden ibaret değil. Eskisi gibi bölgede egemen olmak için acımasız mücadeleler içinde, silahlı çatışmalarda artık onu göremiyorsunuz. Kuzey Afganistan'daki egemenlik alanında karşıt güç gruplarıyla uyum içinde kalmaya gayret ediyor. Kendisi gibi mücadele ettikten sonra, Taliban iktidarı alınca İran'a kaçan Hikmetyar ise şimdi
El Kaide ve Taliban ile işbirliği yapıyor.
General Raşid Dostum'un sözleri, ılımlı ve uyumlu tutumu Avrupai yeni giyim şekli ve din ile ilgili yeni görüşleriyle tamamlanınca
ortaya bambaşka bir lider çıkıyor.
Köktendinciliğin Afganistan'ın geleceğinde yeri olmamasını, partinin kongresinde savunuyor.
"Kimsenin artık İslamiyet'i halka karşı bir kılıç gibi kullanılmasına izin verilmemelidir" diyor. Taliban'ın etnik azınlıklara uyguladığı kıyım politikasına karşı çıkıp Afganistan'ın farklılıklarının zenginlik oluşturduğunu söylüyor.
Raşid Dostum'un şimdi Afganistan'da sürdürdüğü faaliyetleri izlerken, bu değişikliklerin kaynağını ister istemez düşünüyor ve yeni yaklaşımlarıyla orada oluşturabileceği gücün önemli rol oynayabileceği neticesine varıyorsunuz.
"Taliban döneminde eğer Türkiye, Dostum'a beklediği siyasi ve ekonomik yardımı sağlayabilse, ne olurdu?" sorusuna yanıt arıyorsunuz.
* * *
KİTAP NOTU: Rahmi Turan, basının kendine özgü üslup ve yöntemleriyle dikkati çekmiş, 1968'de Haldun Simavi'nin Günaydın'ının yönetimini, basının çok başarılı yöneticilerinden Necati Zincirkıran'dan alıp sürdürdükten başka, içlerinde Sabah'ın da bulunduğu birçok başka gazetenin kuruluşunda ve yönetiminde bulunmuş bir meslektaş.
Şimdi tirajı 100 bini geçen GÖZCÜ gazetesini yönetiyor. Sokaktaki vatandaşın duygularına tercüman olan, dertlerini lafı uzatmadan vurucu üslupla yansıtan başyazılarını yazıyor. Bunlardan bir bölümünü 'Bir Demet Diken-Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık' başlığıyla yayımladı. (Toker Yayınları)