Sezer'den övgü ve uyarı

Ülke, 3 Ekim'de başlayacak olan Avrupa Birliği üyelik görüşmelerine doğru giderken, ortaya çıkan kimi görüntüden tedirgin.

Ülke, 3 Ekim'de başlayacak olan Avrupa Birliği üyelik görüşmelerine doğru giderken, ortaya çıkan kimi görüntüden tedirgin. Bir yandan ateş kestiğini söyleyen PKK'nın terörü şehitler verdiriyor, diğer yandan Avrupa Parlamentosu'nda sergilenen takdimlerle anayasal rejimin temellerine yönelik çabaların topraklarımıza yansımaları görülüyor.
Siyasi iktidar ve muhalefet bu ciddi gelişim karşısında bir araya gelip
sorunu enine boyuna tartışamıyorlar. Böylece gerginleşen hava hakkında ülkenin kilit kurumlarının değerlendirmeleri önem kazanıyor.
Önce Genelkurmay Başkanı, 'Gaziler Günü' dolayısıyla yayımladığı mesajında yaratılmak istenen tehlikelere dikkat çekip, herkesin çok iyi bilmesi gereken misyonuna Türk Silahlı Kuvvetleri'nin nasıl sahip çıkma kararlılığında olduğunu, yumuşak üslupla hatırlattı.
Ama genelde ülkenin yaşamsal değerlerini tehdit eden durum karşısında harekete geçmesi, sesini duyurması gereken anayasal kurumlar da var. Bunların başında Cumhurbaşkanı ve işlevsel boyutları birden fazla olan üniversiteler geliyor. Sezer üniversitenin dinamizmi ve öneminin bilincinde oluşu konusunda iyimser. Bunu her fırsatta vurguluyor.
Bu kuruma büyük önem veriyor.
Cumhurbaşkanı, üniversiteyi ülke ve rejim savunmasında oynadığı rolden dolayı övüyor. Gaziantep ve Maraş üniversitelerinin açılışlarına katıldı. Ayrıntılı konuşmalar yaptı. Çeşitli boyutları olan çalışmalarını vurguladı.
Gaziantep'te, "Bugün tüm üniversitelerimizin başta rektörleri olmak üzere öğretim elemanları ve öğrencileriyle Atatürkçü düşünce sistemini egemen kılarak çalışmalarını sürdürmeleri laik ve demokratik Cumhuriyet'e sahip çıkma, kazanımlarını koruma, Atatürk ilke ve devrimlerini ödünsüz yaşatma kararlılığı içinde olmaları, bizlere kıvanç vermekte, geleceğe güvenle bakmamızı sağlamaktadır. Olması gereken ve üniversitelere yaklaşan da budur" dedi. Bu sözlerle ifade edilen içerik sivil ve asker inanç ve kararlığının ifadesi.
Sezer, Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra siyasi iktidarın gündeme getirmede isteksiz göründüğü kimi Güneydoğu olaylarını da değerlendirip bunları 'etnik ve irticai temele dayalı gruplaşmalar' olarak takbih etmekle yetinmiyor. Bu konuda da üniversitelere dönüyor; "Ülkemize yönelebilecek tüm tehditler, devletimizin kararlılığı, yurttaşlarımızın bilinçli çabaları, ulusumuzun birlik ve beraberlik istenciyle engellenecektir... Bu konudaki görev, üniversite gençliğimize düşmektedir.
Her zaman olduğu gibi bugün de gençlerimizin sağduyulu davranacağına olan güvenimiz sonsuzdur" diyor.
Ülkenin yaşamsal önemdeki iki kurumunun, Genelkurmay ile Cumhurbaşkanı'nın vazgeçilmesi ve değiştirilmesi olanaksız temel konularda ve bunları ifade eden temel kavramlarda ne kadar birleşmiş oldukları Sezer ve Genelkurmay Başkanı'nın son konuşmalarında da görülüyor. Bunlar, Atatürk ilke ve devrimleri, laik ve demokratik Cumhuriyet, Atatürkçü düşünce sistemi.
Cumhurbaşkanı'nın üniversiteye bakışı hakkında yeterli bilgiye sahip olmak için, yukarıda sözünü ettiğim iki üniversitenin açılışında yaptığı konuşmaları dikkatle okumak gerekiyor.
***
SPOR NOTU: Büyük umutlarla beklediğimiz Avrupa Basketbol Şampiyonası, Türk takımı için düş kırıklığı yarattı. Dünyaca ünlü bir yabancı antrenörden, biraz da Türkçe bilip Türk sporcusunun psikolojisini anlayamadığından, beklediğimizi bulamadık. Ama şimdi tefrika halinde irdelenen teknik ayrıntıları onları yaşayanlara bıraksam da, oyuncularımızın hemen her maçta, genel şutlarda ve özellikle serbest atışlarda gösterdikleri beceriksizlikleri yinelemekten kendimi alamıyorum. Galiba öncelikle '12 Dev Adam' efsanesini bir süre unutarak, yapılan hatalardan ders almış olarak işe yeniden başlamak gerekecek. Yeniden umutlanabilmek için.