Tecavüz

'Dünyada ilk tecavüz, taş devri erkeğinin, sevişmeyi aklından geçirmeyen bir kadını, uzun saçlarından tutarak, onu sürükleye sürükleye mağarasına götürmesi ve ona zorla sahip olmasıyla başlamıştır.'

'Dünyada ilk tecavüz, taş devri erkeğinin, sevişmeyi aklından geçirmeyen bir kadını, uzun saçlarından tutarak, onu sürükleye sürükleye mağarasına götürmesi ve ona zorla sahip olmasıyla başlamıştır.'
'Barışta ve savaşta, kapalı kapılar içinde ya da ardında, biyolojik konumları nedeniyle tecavüz vahşetine maruz kalma tehdidi altında olan kadınların yasal ve olgusal korunması devletin ve toplumun insan hakları konusundaki duyarlılığı sorunudur.'
Cinsel konular uzmanı, araştırmacı yazar Hikmet Saim; sarkıntılıktan her türlü tacize, şiddetten nikâhlı ırza geçmeye kadar bütün yönleriyle tecavüzü irdelediği son kitabında bu değerlendirmeleri yapıyor.
Medya hemen her gün bir cinsel tecavüz olayını, olabildiğince ayrıntılarıyla ve sadece yasa gereğinden,kurbanın yüzünü kapatarak fotoğraflayarak yansıtıyor.
Toplum da, yavaş yavaş tecavüzün evlilik içinde bile olabileceğini suçun sadece erkek tarafından işlenmeyebileceğini öğreniyor.
Tecavüzün türleri sergileniyor. Yasa yapıcı ceza yasasına tecavüzü önleyeceğini düşündüğü unsurları yerleştiriyor. Kadınlara karşı yapılan haksızlıkların bu alana da yayıldığını hatırlatanlar mücadelelerini çeşitli boyutta sürdürüyorlar.
Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı ve eski Adalet Bakanlarından Prof. Dr. Aysel Çelikel, Hikmet Saim'in 400 sayfalık 'Tecavüz' isimli yapıtına yazdığı önsözde "Çalışma, tecavüzün psikolojik ve sosyolojik nedenlerini, bu fiilin bir kadının yaşamı üzerindeki sonuçlarını bilimsel, aynı zamanda dramatik bir biçimde ele almaktadır" diyor.
Geçen yüzyılın Masters ve Johnson, Alfred Kinsey ve Shere Hite gibi cinsel konular araştırmacılarından hiçbiri 'cinsel tecavüz'ü konu olarak seçmedi.
Genelde kadın ve cinselliği konularına feminist bir yaklaşımla eğilen Hikmet Saim 'Tecavüz Türleri' bölümünde şu alanları ayrı ayrı sıralıyor:
İlk buluşma tecavüzleri, Kaçırma ve tecavüzler, Toplu tecavüzler, Tecavüze cinayet karışınca, Gözaltında tecavüzler, Savaş tecavüzleri ve Etnik tecavüzler.
'Erkek gene saldırgan, kadın gene kurban' deyip verdiği örnekler ve diğer araştırmacı kadın yazarlardan yaptığı alıntılarla konunun nasıl yayılarak dünyanın hemen her toplumunu tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
Ama kitabın başka bölümünde cinsel tacizcinin 'kurban' olarak sunduğu kadının kişiliğinde birleşebildiğini gösteren örnekler veriyor.
Kendisinden alıntılar yaptığı tanınmış bir sinema oyuncusu "... kadınların da erkeklere cinsel tacizde bulundukları bir gerçek.. ben de içim çektiyse, ona kadınlığımı dişiliğimi o an sunmak istiyorsam gerekirse cinsel tacizde bulunurum" diyor. Kadın tecavüz yaklaşımında erkeğin kullandığı yöntem ve silahları değil, kendine özgü olanları 'kadınca' kullanıyor.
"Kadın her türlü kadınca cinsel oyunu tecavüze dönüştürdüğü zaman, erkek kadar çılgın, erkek kadar acımasız, erkek kadar şiddet dolu olabiliyor."
Kitabın hemen her bölümünde cinsel tecavüz konusunda potansiyel suçlunun sadece erkeklerden ibaret olmadığını gösteren örnekler veriliyor.
Ama feminist kadın düşünürler aynı görüşte değiller.
Örneğin Marilyn French "Tüm erkekler ırz düşmanıdır, başka bir şey değil. Gözleriyle ırza geçiyor, yasalarıyla, töreleri ve kurallarıyla ırza geçiyorlar" diyor. Susan Brogger "Yalnız yaşıyorsan, evine kapan kadınım, kapına bir sürgü daha taktır. Göze görünme. Adımını denk at. Yalnız yaşayan kadın çağrıdır."
Hikmet Saim konuya ilgisini anlatırken, "Bu inceleme kitabını yazmaya, Julia Voznesenskaya'nın 'Çok merak ediyorum, acaba dünyada tecavüz edilmemiş bir kadın var mıdır?' cümlesiyle karşılaştığım zaman karar
verdim" diye yazıyor.
Ülkenin polis kaynaklarına geçmiş tecavüz olaylarını incelemiş.
Aile yapımızdaki çarpıklıkları ön plana çıkaran yaklaşımları sergiliyor. Bunları dış kaynaklı örnekleriyle karşılaştırmış.
Kitabın en ilginç bölümlerinden biri de 'Evlilik içi tecavüz.'
Bu eylemin varlığından son zamanlara kadar Türkiye'de söz edilmezdi. Ama Batı'da üzerine kitaplar yazılmış. Şimdi kitapta 80 sayfalık bir yer işgal ediyor. Yerli ve yabancı renkli örneklerle.
* * *
KİTAP NOTU: 'Kemalizm'in Yeni Yüzyıla Köprüsü', yazan Bedri Baykam; İleri Yayınları. Yazar daha önce, çeşitli tarihlerde yayımlanmış olan yazılarını bu 270 sayfalık kitapta toplamış. 'Kemalist Devrim'in ilericilik çizgisi' ile '28 Şubat ve Kemalizm'in yeni hamlesi' dönemin iç siyaset olaylarını irdeleyen bölümler.